Tom Mary'nin söylemek zorunda olduğu hiçbir şeyi duymak istemiyor.Tom doesn't want to hear anything Mary has to say.
Tom neden onun gibi aptalca bir şeyi yapmak istiyor?Why would Tom want to do a stupid thing like that?
Tom'un satın aldığı her şeyin tam bir listesini istiyorum.I want a complete list of everything Tom purchased.
Tom'un yaptığı şeyi yapmasına devam etmesini istiyorum.I want Tom to keep doing just what he's been doing.
Gerçekten yapmak istemediğim bir şeyi yapmak zorundayım.I've got to do something I really don't want to do.
Yapmak istemediğiniz bir şeyi yapmak zorunda değilsiniz.You don't have to do anything you don't want to do.
Tom hakkında bildiğin her şeyi bana söylemeni istiyorum.I want you to tell me everything you know about Tom.
Yapmak istemediğim bir şeyi yapmamı istiyorsun.You're asking me to do something I don't want to do.
Boston'a yolculuğun hakkında her şeyi duymak istiyorum.I want to hear all about your trip to Boston.
Olan her şeyi bana söylemeni istiyorum.I want you to tell me everything that happened.
Onu senden korumak için elimden gelen her şeyi yaptım.I did everything in my power to protect her from you.
Öyle bir şeyin tekrar olmasını asla istemedim.We don't want anything like that to ever happen again.
Yapmak isteyeceğin son şeyin bana yardım etmek olduğunu biliyorum.I know that the last thing you want to do is help me.
Yapmak istediğin son şeyin beni incitmek olduğunu biliyorum.I know that the last thing you want to do is hurt me.
Onun hakkında bildiğin her şeyi bana söylemeni istiyorum.I want you to tell me everything you know about that.
Bana her şeyi söyledin mi?Have you told me everything?
Ceza evine gitmeden önce yaptığım şeyi yapmak istiyorum.I want to do what I used to do before I went to prison.
Yapmak istediğim her şeyi yapmak için beklemekten usandım.I'm tired of waiting to do all the things I want to do.
Tom ve Mary onların yapmasını istediğin şeyi anlamıyor.Tom and Mary don't understand what you want them to do.
Yaptığımı söylediğin şeyi yapmadığımı onlara söylemeni istiyorum.I want you to tell them I didn't do what you said I did.
Sadece bana istediğin şeyin o olduğunu söyle ve onu sana vereceğim.Just tell me what it is you want and I'll give it to you.
Sözleşmeye yazdığını söylediğin her şeyi istiyorum.I want everything you just said written into the contract.
Bazen yapmak zorunda olduğumuz şeyi yaparız, yapmak istediğimiz şeyi değil.Sometimes we do what we have to do, not what we want to do.
Yapmak istediğim her şeyi yapmak uzun zamanımı alacak.It'll take me a long time to do all the things I want to do.
Umarım yapmak istediğim son şeyin sana zarar vermek olduğunu biliyorsun.I hope you know that the last thing I want to do is hurt you.
Böyle bir şeyi yapmak isteyecek birini düşünebiliyor musun?Can you think of anyone who would want to do this kind of thing?
Yapmayı planladığım şeyi yapmak istemiyorum ama başka seçeneğim yok.I don't want to do what I'm planning to do, but I have no choice.
Ne olduğu hakkında bildiğin her şeyi bana söylemeni istiyorum.I want you to tell me everything you know about what's happening.
İstediğimiz her şeyi yapmak için yeterli vaktimiz olduğunu sanmıyorum.I don't think I'll have enough time to do everything I want to do.
Açık ki, yapmak istemediğin bir şeyi yapmaya zorlayamam seni.Obviously, I can't force you to do something you don't want to do.
Sen sözümü kesmeden önce yaptığım şeyi yapmaya geri dönmek istiyorum.I want to go back to doing what I was doing before you interrupted me.
Yapmak istediğim son şeyin senin iznin olmadan oraya gitmek olduğunu bildiğini umuyorum.I hope you know that the last thing I want to do is go there without your permission.
Boston'a vardığınızda yapmak istediğiniz ilk şeyin evi aramak olduğundan oldukça eminim.I'm pretty sure the first thing you'll want to do when you get to Boston is call home.
Tom'un yaptığı şeyi neden yaptığını sana söylemesini istiyorum.I'd like for Tom to tell you why he did what he did.
Gelecek haftaya kadar erteleyebileceğin bir şeyi asla yarına kadar erteleme.Never put off until tomorrow what you can put off until next week.
Ben yapabileceğim herhangi bir şeyi yapmaktan mutlu olacağım.I'll be happy to do anything I can.
Seni mutlu etmek için her şeyi yapacağım.I'll do anything to make you happy.
Seni mutlu eden şeyi yapmalısın.You should do whatever makes you happy.
Tom'u mutlu etmek için elimizden gelen her şeyi yapmalıyız.We must do all we can to make Tom happy.
Onlar sahip olduğumuz her şeyi alıncaya kadar mutlu olmayacaklar.They won't be happy until they've taken everything we own.
Dikkatlice dinle ve yapmanı söylediğim şeyi yap.Listen carefully and do what I tell you to do.
Tom Mary'nin söylediği her şeyi dikkatlice dinledi.Tom listened carefully to everything Mary said.
Bir şeyin yanlış olduğunu hemen hissettim.I sensed immediately that something was wrong.
O, onun için her şeyi yaptı.He did everything for her.
"Anladın mı?" "Evet, her şeyi.""Did you understand?" "Yes, everything."
Öğrenecek çok şeyim var.I have a lot to learn.
Öğrenecek çok fazla şeyimiz var.We've got a lot to learn.
Daha öğrenecek çok şeyim var.I still have a lot to learn.
Öğrenecek çok şeyim olduğunu biliyorum.I know I have a lot to learn.
Yerinde olsam aynı şeyi yaparım.I'd do the same thing in your shoes.
İş hakkında öğrenecek çok şeyin var.You have a lot to learn about business.
Hâlâ ilişkiler hakkında öğrenecek çok şeyin var.You still have a lot to learn about relationships.
Ne olduğu hakkında elimizden gelen her şeyi öğrenmemiz gerekiyor.We need to learn all we can about what happened.
Sen iyi bir öğrencisin ama hala öğrenecek çok şeyin var.You're a good student, but you still have a lot to learn.
Bir şeyi unutuyorsun.You're forgetting something.
Bir şeyin ortasındayım. Daha sonra gelir misin?I'm in the middle of something. Could you come back later?
Tom için bir şeyim var.I have something for Tom.
Benim de senin için bir şeyim var.I have something for you, too.
Yapman için bir şeyim var.I have something for you to do.
Bir şeyin yanlış olduğunu biliyorum.I know something's wrong.