Ana içeriğe geç
Sözlük

şeyi ile cümle

şeyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom'un düşünecek çok şeyi var.Tom has a lot to think about.
Canım sıkkın ve yapacak hiçbir şeyim yok.I'm bored and I have nothing to do.
Kendi isteğiyle her şeyi ona bıraktı.He left everything to her in his will.
Herkes her şeyi bilmez ama hiç kimse hiçbir şeyi bilir.Everybody knows everything but nobody knows anything.
Bana gelince, söyleyecek hiçbir şeyim yok.As for me, I have nothing to say.
Tom her zaman diğerlerinin beklediği şeyi yapmaz.Tom doesn't always do what others expect.
Sophie o kadar açtı ki ellerine alabileceği her şeyi yedi.Sophie was so hungry that she ate everything that she could get her hands on.
Bir şeyi sadece isteksizce yapmak yapabileceğin en kötü şeydir.Doing something only half-heartedly is the worst thing you can do.
Katılmak için acil bir şeyim var.I have something urgent to attend to.
Tom Mary'nin onun yapmasını istediği şeyin çok riskli olduğunu düşündü.Tom thought what Mary asked him to do was way too risky.
Bıçaklama: Bu her şeyi çözebilir.Stabbing: It can fix EVERYTHING.
Sana her şeyi söylemek istiyorum.I want to tell you everything.
Size her şeyi söylemek istiyorum.I want to tell you everything.
Oğlunu korumak için elinden gelen her şeyi yaptı.He did all he could to protect his son.
Neden her şeyi hayırseverliğe veriyorsun?Why do you give everything to charity?
O, çocuğu için yapabileceği her şeyi yaptı.He did everything he could for his child.
Sonunda her şeyin iyi olacağını umut ediyorum.I hope everything will be fine in the end.
Bana her şeyi anlat.Tell me everything.
Tom her şeyi ayırttı: harika bir parti olacak.Tom booked everything: it will be a wonderful party.
Sağduyu ile bir kişi, bu tür bir şeyi asla yapmaz.A person with common sense would never do this kind of thing.
Evliliğinde bir şeyin yanlış olduğunu ima etti.He implied that something was wrong with his marriage.
İstediğiniz bir şeyi yiyin.Eat anything you like.
Ben her şeyin iyi olacağına inanıyorum.I believe that everything will be fine.
Yaptığını düşündüğüm şeyi yapıyor musun?Are you doing what I think you're doing?
Çok şeyi feda ettik.We sacrificed a lot.
Tom Mary'ye doğru şeyi yapması için yardım etmek istedi.Tom wanted to help Mary do the right thing.
Tom Mary'nin yazdığı şeyin mantıklı olmadığını düşündü.Tom thought that what Mary wrote didn't make any sense.
Her şeyi kaybettim.I lost everything.
Şaşırtıcı bulabileceğin sana söyleyecek ilginç bir şeyim var.I've something interesting to tell you that you might find surprising.
Söyleyecek çok şeyimin olmadığı bir gündü.It was a day in which I have nothing much to say.
Aynı şeyi düşünüyordum.I was thinking of the same thing.
Her şeyin bir sonu vardır.Everything has an end.
Sizin için bir şeyimiz olacak.We'll have something for you.
Ben her şeyi ve herkesi unutmak, kaybolmak ve terk etmek istiyorum.I want to leave, disappear, forget everything and everyone.
O sonunda yapmaya başladığı şeyi başardı.He finally achieved what he set out to do.
Söyleyecek daha fazla şeyin yok mu?Don't you have more to say?
Aramızdaki her şeyin biteceğini söyledi.She said everything will be over between us.
Ben asla tekrar böyle bir şeyin meydana gelmesine izin vermeyeceğim.I'll never again let such a thing happen.
Para her şeyi satın alamaz.Money can't buy everything.
Hiçbir şeyim.I am nothing.
Yapmamanı söylediğim her şeyi yapıyorsun.You do everything I tell you not to.
Her şeyin bir anda olmasını engelleyen şey zamandır.Time is the thing that keeps everything from happening at once.
Bu her şeyi açıklar.This explains everything!
O söylemeye çalıştığım şeyi asla dinlemez.He never listens to what I am trying to say.
O gelecek hafta her şeyin sona ereceğini düşünüyor.She thinks everything will come to a head next week.
Ken sonunda yapmak için yola çıktığı şeyi başardı.Ken finally accomplished what he set out to do.
Ne kadar çabalarsam çabalayayım önemi yok, Ken ona yapmasını söylediğim şeyi yapmadı.No matter what I tried, Ken wouldn't do what I told him to do.
Bildiğim her şeyi ona borçluyum.I owe everything I know to her.
Bu şeyi biliyor musun?Do you know this thing?
Söylediğim her şeyin bir yalan olduğunu bilmek acı veriyor.It hurts to know that everything I say is a lie.
Aramızdaki her şeyin bittiğini bilmek acı veriyor.It hurts to know that everything between us is over.
Aşkta altın sözler her şeyi yapar.Golden words, in love, do everything.
Ben her şeyi geri alırım.I take everything back.
Cahilliğin en yüksek formu, hakkında hiçbir şey bilmediği bir şeyi reddetmektir.The highest form of ignorance is to reject something you know nothing about.
Ortak çok şeyimiz olduğuna eminim.I am sure we have a lot in common.
Benzer bir durumda, aynı şeyi yaparım.In a similar situation, I'd do the same.
Her şeyi bildiğini iddia eden insanlara inanma.Don't believe people who claim that they know everything.
Onun şimdi söylediği her şeyi kanıtlayabilirim.I can attest to everything she just said.
Lütfen buzdolabındaki bir şeyi yemeye çekinme.Please feel free to eat anything in the fridge.
Hiçbir şeyi yarım yamalak yapma.Don't do anything halfway.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod