Ana içeriğe geç
Sözlük

şeyi ile cümle

şeyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Her şeyi açıklamam sonsuza kadar sürer.It would take forever for me to explain everything.
Olabilecek en kötü şeyi düşünelim.Let's consider the worst that could happen.
Biri okullardan her şeyi bekleyemez.One can't expect everything from schools.
Yapacak daha iyi hiçbir şeyim yok.I have nothing better to do.
Her zaman her şeyi düşünmemi bekleyemezsin.You can't expect me to always think of everything!
Sanırım yapmak zorunda olduğumuz her şeyin arkasında yapmak istediğimiz bir şey vardır.I suppose that behind each thing we have to do, there's something we want to do...
Sanırım yapmak zorunda olduğumuz her şeyin arkasında yapmak istediğimiz bir şey var.I suppose that behind each thing we have to do, there's something we want to do...
Her şeyi devletten beklemeyin!Don't expect others to think for you!
Siz bir şeyi kanıtlamaya çalışırken, bu onun doğru olduğunu bilmenize yardım eder.When you're trying to prove something, it helps to know it's true.
Eğer bir şeyi anlamıyorsanız, onun içeriğinin farkında olmamanızdandır.If you don't understand something, it's because you aren't aware of its context.
Söyleyecek başka bir şeyin yoksa bana "Merhaba, nasılsın?" demenin hiçbir faydası yok.There's no point saying "Hi, how are you?" to me if you have nothing else to say.
Sahip olduğum her şeyi sana vermek için bana zaman ver!Give me time to give you everything I have!
İstediğini yapamadığında, yapabileceğin şeyi yap.When you can't do what you want, you do what you can.
Özgürlük her şeyi mümkün olduğu kadar zararsız yapabilmekten oluşur.Liberty consists of being able to make everything as harmless as possible.
Yapacak bir şeyiniz yoksa, odanızın tavanına bakın.If you don't have anything to do, look at the ceiling of your room.
Ben hayatımda öğrenmem gereken her şeyi bir kardan adamdan öğrendim.All I need to know about life, I learned from a snowman.
Bir şeyi kendisi yapmak zorunda olmayan biri için hiçbir şey imkansız değildir.Nothing is impossible for the man who doesn't have to do it himself.
Böyle bir şeyi ne cüretle bana söylersin?How dare you say such a thing to me?
Yazacak bir şeyin olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if you have something to write with.
Her şeyi itiraf etsen iyi olur.You had better make a clean breast of everything.
Doğru olduğunu düşündüğün şeyi yapıyor musun?Are you doing what you think is right?
Sizin durumunuzda olsam, aynı şeyi yaparım.If I were in your situation, I would do the same thing.
Sana istediğin bir şeyi vereceğim.I'll give you anything that you want.
Senin için yapabileceğim her şeyi yapacağım.I will do all I can for you.
Ben senin için herhangi bir şeyi yapmaya hazırım.I am ready to do anything for you.
Senin için her şeyi yapacağım.I will do anything for you.
Ben sizin için herhangi bir lanet şeyi yapardım.I'd do any damn thing for you.
Sana söyleyecek bir şeyim var.I have something to tell you.
Şikâyet etmekten başka yapacak bir şeyin yok.You've got nothing to complain of.
Ben sizin bu konuda her şeyi bildiğinizi umuyorum.I expect you know all about it.
Tam aradığın şeyi buldum.I found the very thing you had been looking for.
Doğru olduğunu düşündüğün şeyi yap.Do what you think is right.
Şikâyet edecek bir şeyin olmamalı.You should have nothing to complain about.
Böyle bir şeyi yapmaman için hiçbir sebep yok.There is no reason why you shouldn't do such a thing.
Yapmamı söylediğin her şeyi yapacağım.I'll do everything you tell me to do.
O para kazanmak için her şeyi yapacak.He will do anything to make money.
Para birçok şeyi mahveder.Money ruins many.
Altın her şeyi satın alamaz.Gold will not buy everything.
Profesör böyle bir şeyi söylemenin kabalık olduğunu düşündü.The professor thought it rude to say such a thing.
Muhabir söylenilen her şeyi kaydetti.The reporter took down everything that was said.
Sakin olun. Ben her şeyin güzel olacağına sizi temin edebilirim.Take it easy. I can assure you that everything will turn out fine.
Bir kural olarak, ikizlerin ortak çok şeyi var.As a rule, twins have a lot in common.
Bir konuşmaya girdiğinde söyleyecek bir şeyin olmalı.When you enter a conversation, you should have something to say.
Birleşme her şeyi bozduğundan beri ofis altüst oldu.The office has been topsy-turvy since the merger upset everything.
Hiçbir şeyi kesin olarak öngöremeyiz.We cannot really predict anything.
Yanlış yaptığımız şeyi düzeltmek zorundayız.We have to put right what we have done wrong.
Bildirecek bir şeyiniz var mı?Do you have anything to declare?
Salı sabahından önce her şeyi bitirmelisin.We must finish everything before Tuesday morning.
Yapacak daha iyi bir şeyin yok mu?Don't you have anything better to do?
Her şeyin bir sonu olması gerekir.All things must have an end.
Her şeyin bir sonu olmalı.All things must have an end.
Her şeyin ötesinde arkadaşlarına sadık olmalısın.You must, above all, be faithful to your friends.
O hiçbir şeyi değiştirmeyecek.That won't change anything.
Korkacak bir şeyin yok.You have nothing to fear.
Her şeyi unutanlar mutludur.Those who forget everything are happy.
Onun hayatta kalması için her şeyi denedim.I tried everything to keep him alive.
İnsanlar bir şeyi geri alırsa, mutlu olacaktır.The men will be happy if they get anything back.
Sıra dışı bir şeyin kokusunu alıyor musun?Don't you smell something unusual?
Çürük bir şeyin kokusunu alıyorum.I smell something rotten.
Ona öyle bir şeyi yaptıran nedir?What made her do such a thing?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod