Ana içeriğe geç
Sözlük

şeye ile cümle

şeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Hiçbir şeye dokunmamalıydım.I shouldn't have touched anything.
Bu şeye gerçekten inanıyor musun?Do you really believe that stuff?
Başka bir şeye ihtiyacınız var mı?Do you guys need anything else?
Herhangi bir şeye ihtiyacınız var mı?Do you guys need anything?
Bu şimdiye kadar gördüğüm hiç bir şeye benzemiyor.That doesn't look like anything I've ever seen.
O her şeye açık bir kişi izlenimi bıraktı.She left the impression of a person open to everything.
Senin dostluğun her şeye değer.Your friendship is worth everything.
Her şeye rağmen onları yenmenin mümkün ve gerekli olduğunu düşünüyorum.Despite everything I think it's possible and necessary to beat them.
Eğer bir şeye ihtiyacın olursa, sadece beni ara.If you need something, just call me.
Yolculuğun için ihtiyacın olacak her şeye sahip misin?Do you have everything you'll need for your trip?
Ben pazara gidiyorum, bir şeye ihtiyacın var mı?I'm going to the market; do you need anything?
O her şeye meraklıdır.He is curious about everything.
Ben önerdiğin şeye çok karşıyım.I'm very much against what you're suggesting.
Yasaklanmamış şeye izin verilir.What isn't forbidden is allowed.
Seni tanıdığım için her şeye hazırım.Knowing you, I'm ready for anything.
Bir şeye alerjiniz var mı?Are you allergic to anything?
Tom'un herhangi bir şeye alerjisi var mı?Is Tom allergic to anything?
Bir şeye ihtiyacın olursa lütfen bana bildir.Please let me know if you need anything.
Her şeye rağmen, dünya hâlâ güzel.Despite everything, the world is still beautiful.
Son zamanlarda birçok şeye bakışımı değiştiren kitabı okuyorum.Lately I read the book that changed my insight into many things.
İstediğin şeye tam olarak sahibim.I have exactly what you need.
Üst raftaki şeye ulaşabilir misin?Can you reach what's on the top shelf?
Siz arkadaşların bir şeye ihtiyacı var mı?Do you folks need anything?
Bu odadaki her şeye sahip olabilirsin.You can have anything in this room.
İstediğin her şeye sahip olabilirsin.You can have anything you want.
Daha uygun bir şeye dönüştürmeye gitmelisin.You need to go change into something more appropriate.
Muhtemelen ihtiyacın olan her şeye sahipsin.You probably have everything you need.
Bu şeye inanmaya başlamıyorsun, değil mi?You're not starting to believe this stuff, are you?
Tom seyeahatını iptal etti.Tom called off his trip.
Her şeye rağmen onu almadım.Tom didn't buy it after all.
Tom zaten bir sürü şeye sahipti.Tom has had plenty already.
Tom bir şeye bakıyor.Tom is staring at something.
Tom Mary'nin bir şeye keyifli olduğunu fark etti.Tom realized Mary was up to something.
Tom söylediğim her şeye inandığını söylüyor.Tom says that he believes everything I say.
Tom odanın köşesindeki bir şeye bakıyor gibi görünüyordu.Tom seemed to be staring at something in the corner of the room.
O, her şeye kusur bulan biri gibi görünüyor.He seems like a nitpicker.
Tom her şeye çok fazla burnunu sokar.Tom is too nosey.
Bir şeye ihtiyacın olursa beni ara.Call me if you need anything.
Tom Mary'ye yapacağı herhangi bir şeye yardım etmekle ilgilenmediğini söyledi.Tom told Mary he wasn't interested in helping her do anything.
Tom'un söylediği her şeye inanma.Don't believe everything Tom says.
İhtiyacım olan her şeye sahip değilim.I don't have everything I need.
"Bir şeye ihtiyacın var mı?" "Evet, seninle konuşmaya ihtiyacım var.""Do you need something?" "Yes, I need to talk to you."
Müze görevlisi bir şeye dokunmamamızı söyledi.The museum guard told us not to touch anything.
Her şeye rağmen Tom dinlenmeye başladı.Despite everything, Tom started to relax.
Böyle bir şeye nasıl gücün yetebiliyor?How can you afford something like this?
Tom çok şeye sahip gibi görünmüyor.Tom doesn't seem to have much of anything.
Tom her şeye kontrol altında sahip olduğunu söyledi.Tom said that he had everything under control.
Gerçekten ihtiyacın olan her şeye sahipsin, değil mi?You have everything you really need, right?
Bitiremeyeceğin bir şeye başlama.Don't start something you can't finish.
Tom neredeyse her şeye ketçap koyar.Tom puts ketchup on just about everything.
Bir şeye ihtiyacınız olursa benden isteyin.If you need anything, ask for me.
Tom en ufak bir şeye gücenir.Tom takes offence at the slightest thing.
Tom en ufak bir şeye küser.Tom takes offence at the slightest thing.
Tom içecek bir şeye ihtiyacı olduğunu söyledi.Tom said he needed something to drink.
Tom, Mary'nin onun hakkında söylediği şeye kulak misafiri oldu.Tom overheard what Mary said about him.
Çocuklara ne söyleyeceğine dikkat et. Onlar her şeye inanırlar.Be careful what you tell children. They'll believe anything.
İstediğim her şeyi satın alsaydım, gerçekten ihtiyacım olan şeye hiç param kalmazdı.If I bought everything that I wanted, I'd have no money left for what I really need.
Tom'un söylediği her şeye dikkat edin!Pay attention to everything Tom says.
Tom'un sana söylediği her şeye inanıyor musun?Do you believe everything Tom tells you?
Tom'un bana söylediği her şeye inanmamalıyım.I should not believe everything Tom tells me.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod