Ana içeriğe geç
Sözlük

şeye ile cümle

şeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
İstediğin her şeye sahibim.I've got everything that you want.
Bazı insanlar tren diğerleri araba ile seyehat ederdi.Some people traveled by train, and others by road.
Yaşlı insanlar, uğruna yaşayacak bir şeye ihtiyaç duyar.Old people need something to live for.
Öğretmen burnunu her şeye sokar.The teacher pokes his nose into everything.
O, böyle bir şeye inanacak kadar aptal mı?Is she so stupid that she believes such a thing?
Tanrı olmasaydı, o zaman her şeye izin verileceğine karar verdi.He decided that if God didn't exist then everything was permitted.
Hiçbir şeye üzülmeye niyeti yok.He tends to get upset over nothing.
Kusmak için bir şeye ihtiyacım var.I need something for vomiting.
Bir şeye ihtiyacın olursa oda hizmetçisinden iste.If you need anything, ask the chambermaid.
Eğer yanımda olsan başka bir şeye ihtiyacım olmaz.If you are by my side, I don't need anything else.
Bir çocuk için bir şeye ihtiyacım var.I need something for a child.
Bir şeye ihtiyacın olursa, bana bildir.If you need anything, let me know.
Bir şeye odaklan ve onu iyi yap.Focus on one thing and do it well.
Onun doğum günü partim için getirdiği şeye bak.Look at what she brought for my birthday party!
Biri her şeye iyi bakmalı.One should take good care of every single thing.
Hiçbir şeye ihtiyacım yok. Sadece yeni bir pantolon.I don't need anything... just a new pair of pants.
Pekala çocuklar, gerçekten içecek bir şeye ihtiyacım var.OK guys, I really need something to drink.
Bu şeye ne denilir?What is this thing called?
Okuduğun her şeye inanma.Don't believe everything you read.
Hayatta başarılı olmak için iki şeye ihtiyacın var: bilgisizlik ve güven.To succeed in life, you need two things: ignorance and confidence.
Şimdi her şeye baştan başlamalıyım.Now I have to start all over again.
Eğer bir şeye ihtiyacın olursa.In case you will need anything.
O, ona, öğretmenin söylediği her şeye inanmamasını söyledi.She advised him not to believe everything the teacher says.
Şu adamın söylediği bir şeye inanamazsın.You can't believe anything that guy says.
Onun söylediği bir şeye güvenemezsin.You can't trust anything he says.
Ölümden sonra ruhum hiçbir şeye dönüşmüyor.After death my soul turns into nothing.
Bir kişinin bir şeye bakma tarzı onun durumuna bağlıdır.One's point of view depends on the point where one sits.
Bir kişinin bir şeye bakış şekli onun durumuna bağlıdır.A person's way of looking at something depends on his situation.
Birinin bir şeye nasıl baktığı onun durumuna bağlıdır.How one views something depends on one's situation.
Bir şeye bakış şeklin senin durumuna bağlıdır.Your way of looking at something depends on your situation.
Doğum günüm için bana getirdiği şeye bak.Look what she brought me for my birthday!
Tom'un sana söylediği her şeye inanmamalısın.You shouldn't believe everything Tom tells you.
Tom olabilecek her şeye hazır.Tom is prepared for whatever may happen.
Tom'un el becerisi iyi. Birçok ilginç şeye imza attı.Tom is good with his hands and has built many interesting things.
Tom Mary'ye parasını böyle bir şeye harcamamasını söyledi.Tom told Mary not to waste her money on such a thing.
Tom Mary'nin söylediği her şeye inanıyor gibi görünüyor.Tom seems to believe everything Mary says.
Tom Mary'nin söylediği herhangi bir şeye inanamayacağını söylüyor.Tom says that he can't believe anything Mary says.
Tom Mary'nin olduğunu söylediği şeye inanamadı.Tom couldn't believe what Mary said had happened.
Tom, Mary'ye John'un söylediği her şeye inanmamasını tavsiye etti.Tom advised Mary not to believe everything John says.
Tom başka bir şeye yapamayacak kadar çok yorgun olduğunu söyledi.Tom said that he was too tired to do anything else.
Tom neredeyse yediği her şeye tuz atar.Tom puts salt on just about everything he eats.
Herkes farklı bir şeye inanıyor ama sadece bir gerçek vardır.Everyone believes something different, but there is only one truth.
Tom her şeye kendi yoluyla sahip olmak zorunda.Tom has to have everything his own way.
Tom Mary'nin söylediği bir şeye güvenmiyor.Tom doesn't trust a thing Mary says.
Tom Mary'nin söylediği her şeye inanmaması gerektiğini bilmiyordu.Tom didn't know that he shouldn't believe everything Mary said.
Tom ihtiyacı olan her şeye ellerini dokunduramıyordu.Tom couldn't get his hands on everything he needed.
Tom Mary'ye Web'te okuduğu her şeye inanmamasını tavsiye etti.Tom advised Mary not to believe everything she reads on the Web.
Bir şeye ihtiyacın olduğunda beni nerede bulacağını biliyorsun.You know where to find me if you need anything.
Uzun bir süre, ben senin yaptığın aynı şeye inandım.For a long time, I used to believe the same thing you do.
Şimdilik, hiçbir şeye ihtiyacımız yok.For the time being, we need nothing.
Bir defa bir şeye başladıktan sonra ondan pes etme.Once you've started something, don't give it up.
Kötü bir şeye karıştın, ha?You got involved in something bad, huh?
Korku dokunduğu her şeye bulaşır ve bozar.Fear infects and corrupts everything it touches.
Sadece Tanrı güvenle her şeye gücü yeter olabilir.Only God can safely be omnipotent.
Onun için güvenilir bir kanıt olmadıkça, hiçbir şeye inanmamalıyız.Unless there is reliable evidence for it, we should not believe anything.
Tom'un söylediği her şeye yürekten katılıyorum.I wholeheartedly agree with everything Tom said.
İhtiyacım olan her şeye sahibim.I have everything I need.
Her şeye sahip olan biri her şeyi kaybedebilir.One who has everything can lose everything.
Aza kanaat etmeyen hiçbir şeye kanaat etmez.He who is not satisfied with a little, is satisfied with nothing.
Ayartılmaktan başka her şeye dayanabilirim.I can resist everything but temptation.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod