Ana içeriğe geç
Sözlük

şey ile cümle

şey kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bana okuyacak ilginç bir şeyler ödünç ver.Lend me something interesting to read.
Gitmeden bir şeyler atıştırmalısın.You should put something in your stomach before you go.
Atıştırabileceğim bir şeyimiz var mı?Do we have anything I can snack on?
Gözüme tuhaf bir şey takıldı.Something strange caught my eye.
Böyle gülmene sebep olan şey nedir?What makes you laugh like that?
Garip bir şey olursa kırmızı düğmeye bas.Press the red button if something strange happens.
Bir şeyin yanlış olduğunu hissediyorum.I feel that something is wrong.
Kötü bir şeyin olacağı içime doğmuştu.I had a hunch something pleasant was going to happen.
Yapabileceğin bir şey var mı?Is there anything you can do?
Sizin için yapabileceğim bir şey var mı?Is there anything that I can do for you?
Keşke sana bir şey verebilsem.I wish that I could give you something.
Gidişini hiçbir şey durdurmaz.Nothing will stop his going.
Bir şey olursa, çekinmeden beni ara.If something happens, feel free to call me.
Bir şey mi oldu?Is anything up?
Yeni bir şey var mı?Anything new?
Birkaç şey bize müzik kadar çok zevk verir.Few things give us as much pleasure as music.
Ben asla bir şey duymuyorum.I never hear anything.
Yapabileceğim bir şey yok.There's nothing I can do.
Ben bir şey hissediyorum.I feel something.
Uzak şeyler bulanık görünür.Distant things look blurred.
Uzakta hareket eden bir şey vardı.There was something moving in the distance.
Öyle bir şey söylemeyin.Don't say such a thing.
Bir maymun için ağaca tırmanmak kolay bir şeydir.It is easy for a monkey to climb a tree.
Daimi barış, illüzyondan başka bir şey değildir.Permanent peace is nothing but an illusion.
Şeytanı an, Kathy'i gör.Speak of the devil, here comes Kathy.
Uzayda seyahat etmenin nasıl bir şey olduğunu merak ediyorum.I wonder what it is like to travel through space.
Sağ gözümle hiçbir şey göremiyorum.I can't see anything with my right eye.
Sağ gözüme bir şey oldu.Something has happened to my right eye.
Herhangi bir şey saklama.Don't hold back anything.
Bazı insanlar Japonya'nın her şeyde 1 numara olduğuna inanıyor.Some people believe that Japan is No.1 in everything.
Yapılacak en iyi şey bir uzmanın onu onarmasını istemektir.The best thing to do is to ask an expert to repair it.
En pahalı şey arazidir.The most expensive thing is land.
En iyi şey ona telefon etmektir.The best thing is to telephone her.
En iyi şey işi senin yapman olurdu.The best thing would be for you to do the work yourself.
Bir tam günlük çalışmadan sonra bir bardak bira gibi bir şey yoktur.There is nothing like a glass of beer after a whole day's work.
Bir şey yapmaya karar verdikten sonra ona sadık kalın.Once you have decided to do something, stick to it.
Bir anda iki şey yapamam.I can't do two things at a time.
Bir seferde bir şey yapın.Do one thing at a time.
Bir seferde bir şey yapmaya çalış.Try to do one thing at a time.
Keşke bir kez bir şey olabilsem.I wish for once I could be something.
Her şeyi bir tekneye koyarak riske atmayın.Don't risk putting everything in one boat.
Sıkı çalıştıktan sonra hiçbir şey dinlenmekten daha hoş değildir.Nothing is more pleasant than taking a rest after hard work.
Ona bir kez söyledim ve her şeye rağmen onunla sinemaya gitmedim.She told him once and for all that she would not go to the movie with him.
Her şey hakkında söyleyecek bir şeyin var, değil mi?You have something to say about everything, don't you?
Dış görünüşe bakılırsa, hiçbir şey daha makul olamazdı.Nothing could be more reasonable, on the face of it.
Bir şey üzerine konsantre olmalısın ve onu iyi yapmayı öğrenmelisin?You should concentrate on one thing and learn to do it well.
Bir şey için onu yapmayı öze alamadım.For one thing, I couldn't afford to do that.
Bazı doktorlar hastalarını memnun etmek için bir şeyler söylerler.Some doctors say something to please their patients.
Doktorların yapması gereken şey hayatları kurtarmak ve ölüme karşı mücadele etmek.What doctors should do is to save lives and fight against death.
Her şey yolunda mı?Is everything all right?
Hiç kimse seni iradene karşı bir şey yapman için zorlayamaz.No one can force you to do anything against your will.
Bir şey biliyor musun?You know something?
Şimdi bereketli bir ovanın olduğu yerde çölden başka bir şey yok.Now there is nothing but desert, where there used to be a fertile plain.
"Karanlığın prensi" Şeytan anlamına gelir.The "prince of darkness" means Satan.
Karanlıkta bir şey kıpırdıyordu.Something was stirring in the dark.
Güvenlik en önemli şeydir.Safety is what matters most.
Onun kötü bir şey olduğunu düşünüyor musun?Do you think it a bad thing?
Onun kötü bir şey olduğunu düşünmüyor musun?Don't you think it a bad thing?
Hiçbir şey sevgi kadar değerli değildir.Nothing is as precious as love.
Bizim kaçışımız bir mucizeden başka bir şey değildi.Our escape was nothing short of a miracle.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod