şey ile cümle

şey kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
O zengin, bu yüzden bir şey yapabilir.He's rich, so he can do anything.
Bence fakir olmak utanılacak bir şey değildir.I think being poor is nothing to be ashamed of.
Bu kitabı okuduğumda her zaman yeni bir şey bulurum.When I read this book, I always find something new in it.
Dün hiçbir şey yemedi.He didn't eat anything yesterday.
En tuhaf şey onun en büyük düşmanını kaçılmaz bir ölümden kurtarmış olmasıdır.The strangest thing is that he saved his arch enemy from an unavoidable death.
Demir taşıdım ama borçtan daha ağır bir şey bulmadım.I carried iron, but didn't find anything heavier than debt.
Bu şeye ne denilir?What is this thing called?
Ben, her şeyi hatırlıyorum.I remember everything.
Güzel gözlerin için her şeyi yapacağımı bilirsin.You know I'd do anything for your beautiful eyes.
Canımın istediği her şeyi yaparım.I do anything I feel like.
Alışılmış olandan farklı bir bağlamda bir şey görmek şaşırtıcı olabilir.Seeing something in a different context than the accustomed one can be surprising.
Bermuda Şeytan Üçgeninde bir paralel evren var.In the Bermuda Triangle there is a parallel universe.
O şey nedir?What is that thing?
Kesinlikle korkacak hiçbir şeyin yok.You have absolutely nothing to fear.
O, bir şey değildi.That was nothing.
Hiçbir şey kımıldamadı.Nothing had moved.
Onlar bir şey izliyor gibi görünüyordu.They seemed to be watching something.
Her şey çok çabuk olmuştu.Everything had happened so quickly.
Aptalca bir şey söyledim mi?Had I said something stupid?
Her zaman her şeyi mahvediyorsun.You always destroy everything.
Evren dev bir atom ve her şey ondan etkilenir.The universe is a gigantic atom and everything is affected by it.
Duyduğum şey çok harikaydı.What I was hearing was so fantastic!
Tamam, bu oldukça çevrilemez bir şey, değil mi?Well, that's pretty untranslatable, isn't it?
Okuduğun her şeye inanma.Don't believe everything you read.
Öğrenim yapmak gerçekten kolay bir şey değildir.Studying really isn't something easy.
Onun böyle bir şey yapması inanılmaz.It is unbelievable that he did something like that.
O her zaman bir şey tartışmak için hazır görünüyordu ve çok hoşgörülüydü.He always appeared to be ready to discuss anything and was very tolerant.
O işi almak her şeyi yapmaya istekli olurdum.I'd be willing to do anything to get that job.
Bu sabahtan beri hiçbir şey yemediğini fark ettin mi?Did you realize that you haven't eaten anything since this morning?
Anlamadığım bir şey var.There is something I don't understand.
Gördüğüm şey karşısında tam anlamıyla afallamıştım.I was literally stunned by what I saw.
Ben sana her şeyi anlatacağım.I'm going to tell you everything.
Aşağı baktım ve kesinlikle söyleyecek hiçbir şeyim yoktu.I looked down and had absolutely nothing to say.
Ben bir şey beğenmiyorum.I don't like anything.
Son zamanlarda yaptığın en çılgınca şey nedir?What's the craziest thing you've done lately?
Bu, bugüne kadar duyduğum en aptalca şey.That's the craziest fucking thing I've ever heard!
İnsan mutlu olma sanatı hariç herhangi bir şeyi icat edebilir.Man may invent anything, save for the art of being happy.
Nasıl çalıştığını anlamak için ayrı şeyler almayı isterim.I like to take things apart to see what makes them tick.
Her şeyden şüphe duyarım, kendi şüphelerimden bile.I doubt everything, even my own doubts.
Dünyada ihtiyacım olmayan bir sürü güzel şeyler var.There are many beautiful things on earth that I don't need.
Çok açım; nerede yiyecek bir şey bulabilirim?I'm very hungry; where can I find something to eat?
Bir cetvelle on iki inç uzunluğa kadar bir şeyi ölçebilirsiniz.A ruler can measure something up to twelve inches in length.
Her şeyi olan biri her şeyi kaybedebilir.The one who has everything can lose everything.
Bildiğimizi düşündüğümüz şeyi sorgulamaya başlıyoruz.We're starting to question what we thought we knew.
O daha önce hiç yapılmamış bir şeyi yapmak için yola çıktı.He set out to do something that had never been done before.
İyi şeyler küçük paketlerde gelir.Good things come in small packages.
O her şeyi bildiğini düşünüyor.He thinks he knows everything.
O her şeyi bildiğini sanıyor.He thinks he knows everything.
Hava soğuk olduğunda genç insanlar içmekten başka bir şey yapmazlar.When it's cold, young people do nothing but drink.
O yapmayı bile hiç düşünmediğim şeyleri yapabileceğime inanıyor.He believes that I can do things that I've never even thought of doing.
Yaptığım her şeyde hata bulur.He finds fault with everything I do.
Her şey tartışılabilir.Everything is arguable.
Sorun o çocuğun yapması söylenilen şeyi asla yapmamasıdır.The problem is that that boy never does what he is told to do.
Gazete için bir şey yazacağını düşündü.He thought that he would write something for the newspaper.
Sana bir şey söylememeliydim.I shouldn't have told you anything.
Şu anda sahip olduğum tek şey anılar.The only thing I have now are memories.
Son zamanlarda herhangi bir yere seyahat ettin mi?Have you travelled anywhere recently?
Son zamanlarda bir yere seyahat ettin mi?Have you recently taken a trip anywhere?
Ücretsiz öğle yemeği olarak böyle bir şey yok.There ain't no such thing as a free lunch.
Bugün yaptığımız hiçbir şey plana göre gitmedi.Nothing we have done today has gone according to plan.

İlgili Sayfalar