Henüz serin miyiz?Are we cool yet?
Onların meyve taşımak için kullandıkları sepetler kamış şeritlerinden yapılır.The baskets they use to transport fruit are made with strips of cane.
Şeritler yataydı.The stripes were horizontal.
Tom şerifti.Tom was the sheriff.
Dışarı çıkın ve serin esintinin tadını çıkarın.Come out and enjoy the cool breeze.
Gerçekten serin görünüyor.It looks really cool.
Tom serinkanlılığını kaybetti.Tom lost his cool.
Tom bir bölge şerifiydi.Tom was a county sheriff.
Lütfen doğrudan güneş ışığından uzakta, serin ve kuru bir yerde saklayın.Please store in a cool and dry place, out of direct sunlight.
Bir domuz serinlemek için çamurda yuvarlanır.A pig will wallow in the mud in order to cool down.
Kıyı bölgeleri nehirlerin kıyısı boyunca yer alan arazinin dar arazi şeritleridir.Riparian zones are narrow strips of land located along the banks of rivers.
Gazze Şeridi'nin sakinleri kirli su içer.The residents of the Gaza Strip drink polluted water.
Hala serinken bunu yapalım.Let's do this while it's still cool.
Kuzey rüzgarı serindir.The north wind is cool.
Denizden serin bir rüzgar esiyor.A cool wind is blowing from the sea.
Sıcaklıklar yükseldikçe, serin tutmak için bitkiler daha fazla suya ihtiyaç duyarlar.As temperatures rise, plants need more water to keep cool.
Biraz serinletici içki ister misin?Would you care for some refreshments?
Siz bayanlar biraz serinletici içki ister misiniz?Would you ladies care for some refreshments?
Siz centilmenler biraz serinletici içki ister misiniz?Would you gents care for some refreshments?
Hava biraz serin.It's kind of cool.
Bu gece serinleyecek.It'll cool down tonight.
Biz sadece serin olduğunu düşünmüyoruz.We just don't think it's cool.
Chicago Cubs 1908 yılından bu yana ilk kez World Series'i kazandı.The Chicago Cubs have won the World Series for the first time since 1908.
Tom galibiyet serisi yakaladı.Tom is on a winning streak.
Bu uzun bir serideki ilktir.It's the first in a long series!
Tom şerifin ofisini aradı.Tom called the sheriff's office.
Sunmadan önce biraz serinletin.Cool slightly before serving.
Tom bir seri katil olabilir.Tom might be a serial killer.
O serileri kaybettiler.They lost that series.
Biraz serin tatlı su iç.Drink some cool freshwater.
Sayın Türkçe bilen arkadaşlarımız, sabah şeriflerinizi hayrolsun.Dear Turkish-speaking friends, good morning to you all.
Fadıl kesinlikle pişman olmadan bir seri katil haline geldi.Fadil became a serial killer with absolutely no remorse.
Mary saçlarına kırmızı bir şerit takıyordu.Mary wore a red ribbon in her hair.
Sami, şerife alkol ve kadın teklif etti.Sami offered the sheriff alcohol and women.
Bu karayolunun bir güvenlik şeridi var.This highway has a shoulder.
Sami şerifin ofisinde çalıştı.Sami worked for the sheriff's office.
Sami dünyadaki en vahşi ve en zalim seri katillerden biridir.Sami is one of the meanest and most cruel serial killers in the world.
Birçok yer, kıyı şeridine yakın olmalarına rağmen oldukça ekstrem iklimlere sahiptir.Many locations, despite being situated near coastlines, have fairly extreme climates.
Durmuş bir araba sol şeritte trafiği engelliyor.A stalled car impedes traffic in the left lane.
Taslakları dışarıda tutmak için kapının etrafına tecrit şeridi koydu.He put weather stripping around the door to keep out drafts.
Yarın daha serin olacak.Tomorrow will be cooler.
Geçen hafta serindi.Last week was cool.
Tom bir ilçe şerifi.Tom is a county sheriff.
Sami seri bir cinsel katil.Sami is a serial sexual murderer.
Sami ve Leyla şerit tipi bir alışveriş merkezinde buluşma ayarladılar.Sami and Layla arranged to meet at a strip mall.
Sami, Ferit'in bir seri katil olduğuna ikna olmuştu.Sami was convinced that Farid was a serial killer.
Sami zenginliğini göz önüne seriyordu.Sami was flaunting his wealth.
Sami seri bir tacizciydi.Sami was a serial molester.
Sami şerif departmanına gitti.Sami went to the sheriff's department.
Gazze Şeridi yüksek güvenlikli bir hapishanedir.The Gaza Strip is a maximum security prison.
İzak her ramazan Batı Şeria'daki küçük bir köye Sami'yi ziyaret etmeye gidiyor.Every Ramadan, Yitzhak goes to visit his friend Sami in a small West Bank village.
İbadethanelerde türbe bulunması Tanrı'nın şeriatına aykırıdır.The presence of graves in the places of worship is a violation of God's Law.
Gündüzleri çok güzel oluyor ama akşamları serin oluyor.During the day it's very nice, but the nights are chilly.
Somali, Afrika anakarasındaki en uzun sahil şeridine sahiptir.Somalia has the longest coastline on mainland Africa.
Bu gece hava serin olacak.It'll be cool tonight.
Bu gece serin olacak.It'll be cool tonight.
Seri üretime geçildi.The mass production has started.
Serin bir rüzgâr esiyor.A chilly wind's blowing.
Yuvarlak masanın üstünde kareli bir masa örtüsü seriliydi.The round table was covered by a checkered tablecloth.
Direkt güneş ışığından uzakta, serin bir yerde saklayın.Store in a cool place, away from direct sunlight.