Tom'un bana bakış şeklini beğenmiyorum.I don't like the way Tom looks at me.
Akupunktur Doğu Asya'da popüler olan alternatif bir tıp şeklidir.Acupuncture is a form of alternative medicine that's popular in East Asia.
Ben filmin bitme şeklini sevmedim.I didn't like the way that movie ended.
Tom filmin sona erme şeklini sevmiyor.Tom doesn't like the way the movie ended.
Bu sadece bir konuşma şekli.It's just a figure of speech.
O sadece bir konuşma şekli idi.That was only a figure of speech.
Görünme şeklini beğeniyor musun?Do you like the way you look?
Bu odayı dekore etme şeklini sevmiyorum.I don't like the way you decorated this room.
Hissetme şeklini anlıyorum.I understand the way you feel.
Tom'un Mary'nin dans etme şeklini sevmeyeceğini biliyordum.I knew Tom wouldn't like the way Mary danced.
Tom Mary'nin giysilerini ütüleme şeklini beğenmedi.Tom didn't like the way Mary ironed his clothes.
Afrika'da yüzyıllarca deniz kabukları bir para şekli olarak kullanılıyordu.Cowry shells were used for centuries as a form of money in Africa.
Uranus'un kara, kaya parçaları şeklinde nesneleri içeren, onbir bilinen halkası vardır.Uranus has eleven known rings, which contain dark, boulder-sized particles.
Üç tip güneş tutulması vardır: toplam, kısmi ve halka şeklinde.There are three types of a solar eclipse: total, partial, and annular.
Dikkat et! Trafik şekli değişti. Daha yavaş sür.Watch out! Traffic pattern changed. Drive slower.
Mary içinde Tom'un bir fotoğrafı olan kalp şeklindeki bir madalyon takıyor.Mary wears a heart-shaped locket with a photo of Tom in it.
Tom Mary'nin kapıyı çarparak kapatma şeklinden onun üzgün olduğunu söyleyebilir.Tom could tell by the way Mary slammed the door that she was upset.
Onun saçı ve kafasını tutma şekli bana Maria'yı hatırlatıyor.Her hair and the way she holds her head remind me of Maria.
Tom davranış şekli beni öfkelendiriyor.The way Tom behaves infuriates me.
Onların Tom'u cezalandırmak için planlama şekli biraz ciddi görünüyor.The way they plan to punish Tom seems kind of severe.
Onun ses çıkarma şeklini seviyorum.I like how it sounds.
O düşünce şekli birçok insanı etkiledi.That way of thinking influenced a lot of people.
Bir kafatası şeklinde bir asteroid, Cadılar Bayramı'nda Dünya'nın yanından geçip gitti.A skull shaped asteroid flew by the Earth on Halloween.
Bizim kare şeklinde bir masamız var.We have a square table.
Onun yüzünün korkudan şekli değişmişti.His face was disfigured by horror.
Tom'un böbreklerinin ve karaciğerinin şekli kötü.Tom's kidneys and liver are in bad shape.
Sen o yazma şekliyle tanıdık mısın?Are you familiar with that writing style?
Mutfağımın şeklini değiştirmek istiyorum.I want to remodel my kitchen.
Tom ve Mary mutfaklarının şeklini değiştirdi.Tom and Mary had their kitchen remodeled.
Buz hokeyi diski top şeklinde değil.An ice hockey puck isn't ball-shaped.
Bir buz hokeyi diski top şeklinde değildir.An ice hockey puck isn't ball-shaped.
Mary kalp şeklinde bir gümüş madalyon taktı.Mary wore a silver locket in the shape of a heart.
Mary kalp şeklinde bir madalyon taktı.Mary wore a heart-shaped locket.
Bu fiilin zarf şekli nedir?What is the adverbial form of this verb?
Neden gezegenler yuvarlaktır? Neden küp, piramit veya disk şeklinde değildirler?Why are planets round? Why aren't they shaped like cubes, pyramids, or discs?
Hamuru top şeklinde biçimlendir.Form the dough into a ball.
Tom'un karısının ona oy vermediği şeklinde söylentiler var.There are rumors that Tom's wife didn't vote for him.
Tom, Mary'ye kalp şeklinde bir balon verdi.Tom gave Mary a heart-shaped balloon.
Senin gülme şeklini seviyorum.I love the way you laugh.
Onun bana bakma şeklini gördün mü?Did you see the way he looked at me?
Tom'un sana bakma şeklini gördüm.I saw the way Tom was looking at you.
Tom'un garip bir konuşma şekli var.Tom has a strange way of speaking.
Tom'un şarkı söyleme şeklini seviyorum.I like the way Tom sings.
Oyun şeklimden mutluyum.I'm happy with the way I played.
Yazım şeklin hoşuma gidiyor.I like your writing style.
Tom'un şarkı söyleme şeklini seviyor musun?Do you like the way Tom sings?
O sadece bir konuşma şekliydi.It was just a figure of speech.
Dün geceki davranış şeklimden dolayı özür dilerim.I'm sorry about the way I acted last night.
Tom bazı kalp şeklinde kurabiyeler pişirdi.Tom baked some heart-shaped cookies.
Tom'un yemek pişirme şeklini beğenmeyeceğini biliyordum.I knew you wouldn't like the way Tom cooks.
Her şeyi son dakikaya bırakma şeklinde kötü bir alışkanlığım var.I have the bad habit of leaving everything to the last minute.
Tom'un şarkı söyleme şeklini beğenmedim.I didn't like the way Tom sang.
Tom'un gülme şeklini sevmiyorum.I don't like the way Tom laughs.
Tom'un beni öpme şeklini seviyorum.I love the way Tom kisses me.
Tom'un dans etme şeklini seviyorumI love the way Tom dances.
Bisikletler daha sağlıklı bir ulaşım şeklidir.Bicycles are a healthier form of transportation.
Bisikletler egzersiz sağlayan ve kirliliği yaymayan bir ulaştırma şeklidir.Bicycles are a form of transportation that provides exercise and does not emit pollution.
Bunun iyi bitmeyeceği şeklinde bir hissim var.I have a feeling this won't end well.
Mary kalp şeklinde küpeler takıyordu.Mary was wearing heart-shaped earrings.
Bence Tom'un onu yapmayacağı şeklinde bir ihtimal var.I think there's a possibility that Tom won't do that.