Ana içeriğe geç
Sözlük

şekilde ile cümle

şekilde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
O, tavsiyemi nazik bir şekilde almadı.She did not take kindly to my advice.
O bana tuhaf bir şekilde baktı.She gave me a strange look.
O güzel şekilde şarkı söyleyebilir ve dans edebilir.She can sing and dance beautifully.
Nazik şekilde ev ödevimde bana yardım etti.She kindly helped me with my homework.
O haberi sakin bir şekilde aldı.She took the news calmly.
Onun ekmeği özel bir şekilde yapma tarzı var.She has a special way of making bread.
O bana ayartıcı şekilde baktı.She looked at me seductively.
O, bana üzüntülü şekilde baktı.She looked sadly at me.
Gözleri açık şekilde yatağa uzandı.She lay on the bed with her eyes open.
Gözleri kapalı şekilde bir kanepeye yattı.She lay on a sofa with her eyes closed.
O cesur bir şekilde başını dik tuttu.She held her head up bravely.
Uçak parçalanmadan az önce, keskin bir şekilde sağa döndü.The plane turned sharply to the right just before it crashed.
Uçak gürültüyle yere çakılmadan hemen önce, keskin bir şekilde sağa döndü.The plane turned sharply to the right just before it crashed.
Hastalara uygun şekilde bakıldığından emin ol.Make sure that the sick are properly cared for.
Korkunç bir şekilde korktum.I was terribly frightened.
Babası tarafından ona bırakılan servet onun rahat bir şekilde yaşamasını sağlar.The property left him by his father enables him to live in comfort.
Baba, anneye utangaç bir şekilde baktı.Dad looked at Mom shyly.
Bunu başka şekilde ifade edeyim.Let me put it in another way.
Verimli bir şekilde çalışman gerekir.You should study in an efficient manner.
Avukat müvekkili adına ikna edici bir şekilde konuştu.The lawyer spoke convincingly on behalf of his client.
Tanıdığım herkes ondan iyi şekilde bahseder.Everyone I know speaks well of her.
Hızlı şekilde çalıştırabilirim.I can run as fast.
Çeviri hiç bir şekilde kolay değil.Translation is by no means easy.
Arkadaşım ciddi şekilde yaralandı.My friend is seriously injured.
Lütfen açık ve doğru bir şekilde posta adresi yazın.Please address your mail clearly and correctly.
Ürünler fırtınadan kötü şekilde zarar gördü.The crops were badly damaged by the storm.
İngilizceyi akıcı şekilde konuşmak istiyorum.I would like to speak English fluently.
Saray sıkı şekilde korunuyordu.The palace was heavily guarded.
Bu tornavida herhangi bir şekilde kullanılması için çok küçük.This screwdriver is too small to be any use.
Bunları bu şekilde birleştirirsen; 14 girişli bir USB çoklayıcı elde edersin.If you combine them in this way, you get a 14 port USB hub.
O, başarılı şekilde ona gerçeği söyletti.She successfully got him to tell the truth.
Ne kadar çok çabalarsam çabalayayım, onu, onun yapabildiğinden daha iyi şekilde yapamam.No matter how hard I try, I can't do it any better than she can.
O kızgın şekilde "beni yalnız bırak" dedi."Leave me alone," she said angrily.
Onu başarılı bir şekilde ikna ettim ve flört ettik.I successfully persuaded her and we went on a date.
O elbise ona mükemmel şekilde uyuyor.That dress fits her perfectly.
O güzel şekilde yazar.She writes beautifully.
Aşırı şekilde cömert olması onun en büyük hatası.Being overly generous is his greatest fault.
Sırp trenleri korkunç bir şekilde yavaş...Serbian trains are terribly slow.
Ailesinin güvenli bir şekilde geldiğini duyduğuna sevindi.His family was glad to hear that he had arrived safely.
Kaybedecek bir şöhretin yoksa,özgür bir şekilde yaşarsın.You live freely if you haven't a reputation to lose.
Bir sabah, o, caddede beklenmedik şekilde onunla karşılaştı.One morning, she unexpectedly met him on the street.
Bu cümle açık bir şekilde yazılmadı.This sentence isn't written clearly.
O elbiseyi bir şekilde alacağım.I will buy that dress somehow.
Uçak güvenli bir şekilde indi.The aeroplane landed safely.
Başkalarına güzel bir şekilde davranmak benim için çok zordu.It was hard for me to act pleasantly to others.
Benim yavru köpeğim öldü ve ben berbat bir şekilde üzgünüm.My puppy died, and I'm terribly upset.
Onu, onun senin yapmanı istediği şekilde yap.Do it the way he tells you to.
Çok iyi şekilde tenis oynayamam.I can't play tennis very well.
Doyumsuz bir şekilde açgözlü.Insatiably greedy.
Daha önce ağrıyordu, ama asla şu andaki kadar kötü bir şekilde değil.It's ached before, but never as badly as right now.
Yukarıda bahsedilen posta öğesi usulüne uygun şekilde teslim edilmiştir.The above-mentioned mail item has been duly delivered.
O beni benim onu sevdiğim aynı şekilde sevdi.She loved me in the same way that I loved her.
Nefes alışı kadar doğal şekilde yalan söyler.He lies as naturally as he breathes.
O farklı bir şekilde beni görmeye geldi.He came to see me in a different way.
Onlar bizi sıcak bir şekilde karşıladı.They greeted us warmly.
Sonuçta istasyona koştum ve bir şekilde tam vaktinde oraya ulaştım.In the end I ran to the station, and somehow got there on time.
Farkı çok kolay bir şekilde görebileceksin.You'll be able to see the difference very easily.
Farkları çok kolay bir şekilde görebileceksin.You'll be able to see the differences very easily.
Meslektaşlarım sıcak bir şekilde karşıladılar beni.My colleagues warmly welcomed me.
Cümleyi bu şekilde ifade edebilirsin.You can express the sentence this way.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
şekilde ile cümle - Sayfa 6 - şekilde kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App