Yarı Meksikalı olup İspanyolcayı akıcı bir şekilde konuşmaktadır.She is half Japanese and fluent in Spanish.
Eser ölmek üzere olan bir aslanı çok başarılı bir şekilde betimlemektedir.An Ariaal person killing a lion is highly respected.
Bu tür balıklar, suda geriye doğru kayabilir ayrıca kıvrımlı şekilde yüzerler.People can camp there as well as swim with reservations.
Quo vadis deyişi tarihte ve modern kültürde birçok farklı şekilde ve yerde kullanılmaktadır.Salvia divinorum is becoming more widely known and used in modern culture.
Babasından inanılmaz bir şekilde etkilenmiştir.He was very much influenced by his father.
Küçük fişek güçlü bir şekilde yüzünde patlar.At that point, the tiny firework explodes in his face.
Sağdaki şekilde bu durum gösterilmiştir.It is displayed at right.
Sürekli ve sık bir şekilde güncellenmektedir.Negotiations are taking place daily and constantly.
Sersemlemiş şekilde odasına geri giren Barton, Charlie'nin bıraktığı kutuyu inceler.Stunned, Barton returns to his room and examines the box.
Aynı şekilde, pençe tırnaklarının kupa olarak kullanılabileceği söylenir.The hair also looks like it could have been powdered.
Aynı şekilde karakterlerde de değişiklik yapılmıştır.The characters change, too.
Eğer cezâlar uygun şekilde taktîr edilmezse insanlar nasıl hareket edeceklerini bilmezler.When punishments are not properly awarded, the people do not know how to move hand or foot.
1943 ve 1944 yıllarında savaş açık bir şekilde Almanya'nın aleyhine döndü.By mid-1943, the tide of war was turning decisively against Germany.
Stirling yaklaşımı, bu şekilde büyümeyi asimtotiktik şekilde ifade ederek bir ipucu verir.Stirling's formula gives a precise asymptotic expression for this rate of growth.
Zaten Norman ve Sam ciddi bir şekilde birbirlerine benzemektedirler.John and Mary are quite serious with each other now.
Bu da ağırlığın azaltılmasını şiddetli bir şekilde aşağı indirecektir.This would drastically help to reduce the weight as well.
Algoritmanın işleyiş sırası şu şekilde olacaktır.This is what the algorithm will do.
Aynı şekilde Gunther ve Brunehild de oğullarının adını Siegfried koyarlar.It is mentioned that Brunhild and Gunther have a son, whom they name Siegfried.
Prensa Latina da bu şekilde yayın yapacaktır.Latin America portal La Prensa.
Tonlar yazılı bir şekilde belirtilmez.Tone is not generally indicated in writing.
Bu şekilde çerçeve boyutu değiştirilebilir.To some extent, it is possible to change testicular size.
Bu, şu şekilde kanıtlanabilir.It can be detected in this way.
Bu işlem XOR işlemi ile olacak şekilde desteklenir.To do this, we work with plaintext.
Posta oyunları tur bazlı bir şekilde oynanır.Missions are played out in a turn-based manner.
Bu yıllarda stat terk edilmiş bir şekilde bakımsız olarak kaldı.In those years, it remained in a squalid state of neglect.
Beş yıl çalışacak şekilde tasarlanmıştı.It was designed to operate for five years.
Nemesis epik eser Cypria’da daha somut bir şekilde yer alır.Nemesis appears in a still more concrete form in a fragment of the epic Cypria.
Kristal öyle şekilde kesilmiştir ki o- ve e-ışınları dik doğrusal polarize durumdadırlar.The crystal is cut such that the o- and e-rays are in orthogonal linear polarization states.
Bekçilik görevini mükemmel bir şekilde yerine getirir.Mission Control will be perfect.
Bu şekilde isyan çok ciddi bir tehdit aldı.Thus, rejection is a significant threat.
Başlangıç koşulları da aynı şekilde tanımlanmıştır.The same initial conditions were used.
Binaların dış yüzeylerindeki çoğu cam yapı bu şekildedir.Most of glass in construction is on the exterior surface of buildings.
Benzer şekilde açısal ivme çoğu zaman saniye kare başına radyan (rad/s2) cinsinden ifade edilir.Similarly, angular acceleration is often measured in radians per second per second (rad/s2).
Kanada'da ise küresel olarak eş zamanlı şekilde izlenebildi.In Canada, it airs simultaneously on Global.
Tarihi kayıtlarda da bu şekilde sabittir.Presidential proclamations are also dated in this way.
Kendisinin ve eşinin yaşlı olduğu bir zamanda mucizevi bir şekilde oğlu olur.He and others are imprisoned until he miraculously names the murderer.
Belediye burayı betonarme bir şekilde yeniden düzenledi.The city council renovated the building drastically.
Seçim çevreleri de usulsüzlüğü açık şekilde muğlak olarak tanımlanmıştı.Voter turnout was considered to be very light.
Bu şekilde Viet Minh önemli bir savaş gücüne dönüştü.The struggle with the Viet Minh became a fanatical religious war.
Bu şekildeki yardımların geçmişi 1570'li yıllara dayanmaktadır.A form of this oath dates back to at least 1570.
Toprak sahipliği bundan sonra tazminsiz şekilde sona erdirilmiştir.Thus, the move of his remains was postponed indefinitely.
Albümler bu şekilde ün kazanırlarken, Varney ismini "Anna Varney Cantodea" olarak değiştirmiştir.It was around this time that Varney changed her name to Anna-Varney Cantodea.
Mağarada yaşamaya mükemmel bir şekilde adapte oldular.They've adapted perfectly to thrive in the cave.
Bu şekilde aynı anda 100 hedefi izleyebilir ve 50 hedefe kilitlenebilir.It can track 100 targets and designate 50 for engagements.
Bu dönemde olan olaylar ilerki dönemlerde kuvvetli şekilde İrlanda milliyetçiliğini besleyecektir.The story relies on Irish stereotypes common at the time.
Hiçbir şekilde haksız kazanç sağlamadım.Of course, it brings me no income at all.
Bu şekilde soruşturma yöntemi sonuçsuz kalmıştır.Thus this line of inquiry went nowhere.
Bu modeldeki standart donanım seçeneği, diğer modellerden gözle görülebilir şekilde daha yüksekti.The standard trim level on this model is noticeably higher than previous models.
Sonuçta, Friedrich'in ordusu 28 Eylül 1322 tarihinde Mühldorf Savaşı'nda kesin bir şekilde yenildi.Finally, Frederick was decisively defeated in the Battle of Mühldorf in 1322.
Yerleşimler dağınık şekildedir.Leaves are in fragmentary condition.
Zira böyle bir durum Dünya'da hiçbir şekilde gerçekleşemez."There's no way in the world something like that should happen."
12, "En basit şekilde ifâde etmek gerekirse, tarihsel İsa hiç var olmadı.Ehrman writes: ""In simpler terms, the historical Jesus did not exist.
Kapama ünitesi kalıbın iki tarafı ayrılacak şekilde açılır.The container could be opened by pulling the two halves of it apart.
Paraguaylılar oldukça başarılı bir şekilde ilerlediler.The Peruvians were in better shape.
Kitap tarihçiler tarafından olağanüstü bir şekilde kabul gördü.The book was poorly received by mainstream historians.
Bu konuda ilk sistematik şekilde fikir belirten kişi ise John Dewey olmuştur.The keynote speaker at its first convention was John Dewey.
Bunu da en iyi şekilde kendi halkı yapabilirdi.Women can even do it better.
Şovun ne şekilde kaydedildiğine dair bir fikir edinemiyorsunuz."I had no idea the recording had been submitted."
O'nu hiçbir şekilde yönlendirmeme bile gerek kalmamıştı." dedi.I wish to state that I did not force her at all."
Haksız bir şekilde hapsedilmiş çocuklar, genç erkek ve kadınlar var.These are injustices against children and the young men and women who are being incarcerated.