şekerli ile cümle
şekerli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Guarana, aynı zamanda, bitkinin tanelerinden üretilen, tatlandırılmış, sodalı şekerli bir içeceğin adıdır.On appelle également Guarana une boisson sucrée gazeuse, ambrée, produite à partir des graines de la plante.
Krem şanti (Fransızca: Crème chantilly), şekerli bir kremadır.Le Cream soda (crème soda, ou soda mousse en français) est une boisson gazeuse sucrée.
Besin ne kadar şekerli ise o kadar çok emilir.Plus il buvait, pis c'était.
Şekerli karakoluna bağlıdır.Emplacement de la station Guignes-Sucrerie.
Tom şekerli kahve sevmez.A Tom no le gusta el café con azúcar.
Kahve çok şekerli.El café tiene demasiado azúcar.
Çoğu vakada hipoglisemi şekerli yiyecek ya da içeceklerle tedavi edilir.En la mayoría de los casos, la hipoglucemia es tratada con bebidas o comidas azucaradas.
Şekerli veya şekersiz olabilmektedir.El café se sirve con o sin azúcar.
Şekerli hamur işleri genellikle fırıncıların şekerlemesi olarak tanımlanır.Es frecuente ver este tipo de dulce en las pastelerías.
Üstüne sürülmüş şekerli kondense süt bazen "kar örtüsü" olarak adlandırılır.Cuando se abre la lata, el contenido será "una especie" de dulce de leche.
Tom mutfak masasındaki tabaktan bir şekerli kurabiye aldı.Tom ha preso un biscotto zuccherato dal piatto che era sul tavolo di cucina.
Pekmez yerine şekerli su da kullanılabilir.Вместо сахара может быть использован сорбитол.
Kitaba ismini veren Az Şekerli de yazarın küçük adamlarının hayatlarından bir kesit sunar.Заканчивается небольшим плачем, который автор написал на смерть одного из своих сыновей.
Örnek: Saf su ve şekerli su yalıtkanken, tuzlu su iletkendir.Например, кипяток, в котором растворяют сахар, сильно охлаждается.
Şekerli tatlara sahiptir.У Керли есть татуировки.
2011'de sunuculuğunu Emel Müftüoğlu ile üstlendiği "Şekerli Kahve" isimli televizyon programında yer aldı.قامت بعام 2011 بتقديم برنامج تلفزيوني حمل عنوان «مطبخ إلهام».
Şekerli veya şekersiz olabilmektedir.Com ou sem açúcar.
Pekmez yerine şekerli su da kullanılabilir.Pode ser utilizado também, ao invés de água, suco de limão.
Bazı dükkanlar dondurma ve şekerli kırmızı fasulye ezmesi veya tapyoka incilerle servis yapıyor.Algumas lojas o servem com sorvete e doce de feijão azuki ou pérolas de tapioca.
Şekerlik hemen hemen boş. Bugün sabah doluydu. Tuhaf."O açucareiro está quase vazio." "Hoje de manhã estava cheio." "Estranho".
Şekerli karakoluna bağlıdır.Het ligt aan het Laukkujärvi.
Böceğin bu şekerli artığı arılar tarafından toplanır.Deze geurvlag wordt opgepikt door de andere bijen.
Tatlı olarak biz şekerli frenküzümü yeriz.We eten aalbessen met suiker als dessert.
Tom kahvesini çok şekerli içer.Tom drinkt zijn koffie met veel suiker.
Bilinci yerindeyse şekerli su verilir.Stanie, kiedy wykrystalizuje się cukier.
Dört şarkının yer aldığı albümde, albüme adını veren "Orta Şekerli Kahve" şarkısına klip çekilmiştir.W Polsce zbiór ośmiu opowiadań ukazał się pod tytułem Pijąc kawę gdzie indziej.
Şekerli veya şekersiz olabilmektedir.Але обов'язково без цукру.
Şekerli tatlara sahiptir.Kapitola Mám cukrovku.
Pekmez yerine şekerli su da kullanılabilir.A tetraéder helyett kuboktaéder is használható.
Pekmez yerine şekerli su da kullanılabilir.Sokerin sijaan voidaan myös käyttää melassia.
Bilinci yerindeyse şekerli su verilir.Ved å tilsette vann, får man karamellsaus.
Evlerde genelde misafirlere teh manis (şekerli çay) veya kopi tubruk (bir tür Endonez kahvesi) ikram edilir.Rumah tangga Indonesia biasanya menyajikan teh manis, dan kopi tubruk untuk tamu.
Pekmez yerine şekerli su da kullanılabilir.みりんの代わりに甘みとして砂糖を用いることもある。
Şekerli karakoluna bağlıdır.大蔵省に入省する。
N-bağlı oligosakkaritlerde, hedef proteindeki asparajine önce 14 şekerli bir öncül (prekürsör) eklenir.N-結合型タンパク質糖鎖において、14糖鎖の前駆体は標的タンパク質のポリペプチド鎖のアスパラギンへ付加される。
Bilinci açıksa sıcak, şekerli içecekler verilir.ご主人のために冷たい・暖かい飲み物を用意しましょう。
Kurutulmuş Longanlar Çin mutfağında ve Çin'in şekerli tatlı çorbalarında sıkça kullanılır.帽多用氈,如中國笠帽然。
Şekerli veya şekersiz olabilmektedir.אל תבואו לבקש סוכר.
Krem şanti (Fransızca: Crème chantilly), şekerli bir kremadır.Крем брюле (на френски: crème brûlée) означава „горéн крем“.
Şekerli tatlara sahiptir.Притежава сладкарски цех.
Diğer tarafta hazırlanan şekerli su unun üzerine dökülerek yoğrulur.Готовите колаци се обръщат да се изпекат и от другата страна.
O bana kahve yerine şekerli çay verdi fakat kremasız.Вместо кафе, той ми даде чай, но без сметана.
Şekerli veya şekersiz olabilmektedir.Must kohv võib olla suhkruga või ilma.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.Een kom stond daar, gevuld met gezoete melk, waarin zwom kleine stukjes van de witte brood.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.Egy tál állt ott, tele édes tejjel, amelyben úszott apró darab fehér kenyeret.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.Eine Schüssel stand da, gefüllt mit süßer Milch, in dem schwammen winzige weiße Brot.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.En skål stod där, fylld med sötad mjölk, som simmade små bitar av vitt bröd.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.En skål stod der, fyldt med sødet mælk, som svømmede små stykker af hvid brød.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.그릇 흰색의 작은 조각을 수영하는, 가당 우유 가득, 거기에 서서 빵.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.Kulho seisoi siellä, täynnä sokeroitu maito, jossa ui pieniä vaaleaa leipää.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.Mangkuk berdiri di sana, penuh dengan susu manis, di mana potongan-potongan kecil berenang putih roti.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.Misy stál, plnené sladené mlieko, v ktorom plával malé kúsky bieleho chlieb.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.Mísy stál, plněné slazené mléko, ve kterém plaval malé kousky bílého chléb.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.Một bát đứng đó, chứa đầy sữa ngọt, trong đó bơi miếng nhỏ màu trắng bánh mì.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.Puchar stał tam, wypełnione mleko słodzone, w którym pływały małe kawałki białego chleba.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.Skleda je stal tam, napolnjena z sladkano mleko, v katerem je preplaval drobne koščke belega kruh.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.Uma tigela estava ali, cheia de leite adoçado, em que nadou pequenos pedaços de branco pão.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.Una ciotola stava lì, pieno di latte zuccherato, in cui nuotavano piccoli pezzi di bianco pane.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.Un bol se tenait là, rempli de lait sucré, dans lequel nageaient des morceaux minuscules de blanc pain.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.Un castron stat acolo, umplut cu lapte îndulcit, în care inotat bucăţi mici de culoare albă pâine.
İlgili Sayfalar