Ama şimdi bir çocuğun çizdiği Micky Mouse'u şeker tabakasına basmak tamamen illegal.Men det viste sig at være ulovligt at printe et barns tegning af Mickey Mouse på en sukkerplade.
Ama şimdi bir çocuğun çizdiği Micky Mouse'u şeker tabakasına basmak tamamen illegal.Okazuje się, że to nielegalne, by przerysować rysunek Myszki Miki, wykonany przez dziecko, na torcie.
Ama şimdi bir çocuğun çizdiği Micky Mouse'u şeker tabakasına basmak tamamen illegal.Pero resulta que era ilegal imprimir los dibujos del ratón Mickey en la placa de azúcar.
Ama şimdi bir çocuğun çizdiği Micky Mouse'u şeker tabakasına basmak tamamen illegal.Tapi ternyata menjadi ilegal untuk mencetak gambar Mickey Mouse dari si anak di atas sepiring gula.
Ama şimdi bir çocuğun çizdiği Micky Mouse'u şeker tabakasına basmak tamamen illegal.Ukázalo sa, že je nelegálne tlačiť detské kresby Mickyho Mousa do plátov cukru.
Ama şimdi bir çocuğun çizdiği Micky Mouse'u şeker tabakasına basmak tamamen illegal.Αλλά τελικά είναι παράνομο να τυπώσεις μία παιδική ζωγραφιά με τον Μίκυ Μάους σε μία πλάκα ζάχαρης.
Ama şimdi bir çocuğun çizdiği Micky Mouse'u şeker tabakasına basmak tamamen illegal.Але, виявляється, що друкувати дитячі малюнки Мікі Мауса на глазурі - протизаконно.
Ama şimdi bir çocuğun çizdiği Micky Mouse'u şeker tabakasına basmak tamamen illegal.Но оказывается, что печатать детский рисунок Микки Мауса на глазури незаконно.
Ama şimdi bir çocuğun çizdiği Micky Mouse'u şeker tabakasına basmak tamamen illegal.Но се оказа че е незаконно, да изрисувате детска рисунка на Мики Маус, върху захарна отливка.
Ama Tanrım, bu şey çok şeker.Aber Gott, das Ding ist süß.
Ama Tanrım, bu şey çok şeker.Dar pentru Dumnezeu, acest lucru este foarte dragut.
Ama Tanrım, bu şey çok şeker.오, 하느님. 이건 너무 귀엽고 예쁘잖습니까
Ama Tanrım, bu şey çok şeker.Maar God, dit ding is prachtig.
Ama Tanrım, bu şey çok şeker.Ma Dio, questa cosa è dolce.
Ama Tanrım, bu şey çok şeker.Mais bon sang, il est tellement génial.
Ama Tanrım, bu şey çok şeker.Nhưng Chúa ơi, điều này tuyệt đây
Ama Tanrım, bu şey çok şeker.Pero Dios, esta cosa es un encanto.
Ama Tanrım, bu şey çok şeker.Но Боже, эта штучка прекрасна.
Ama Tanrım, bu şey çok şeker.אך אלוהים, הדבר הזה מתוק.
Ama Tanrım, bu şey çok şeker.لكن يا الهي,هذ الشيء جميل.
Ama Tanrım, bu şey çok şeker.マルチタッチ、iPod、Wi-Fi付き電話だ
Amatör roket klübüne yolladım ve dedim ki potasyum perklorit ile şekeri asla karıştırmayın.그 책은 아마추어 로켓 연구자들에게 보내졌고 그리고 거기에는 절대로
Amatör roket klübüne yolladım ve dedim ki potasyum perklorit ile şekeri asla karıştırmayın.הם הפיצו אותו עבור חובבי בניית טילים, ו-- היה כתוב שם
Amatör roket klübüne yolladım ve dedim ki potasyum perklorit ile şekeri asla karıştırmayın.يخصصونها لمطلقي الصواريخ الهواة، و وكان مكتوبا هناك
Amatör roket klübüne yolladım ve dedim ki potasyum perklorit ile şekeri asla karıştırmayın.そして そこに 過塩素酸カリウムと砂糖の混合物は 絶対に加熱するべからず とあって
Ancak laktoz gibi tatlı olmayan şekerler de vardır. -Ale ne všechny cukry musí být sladké.
Ancak laktoz gibi tatlı olmayan şekerler de vardır. -Ale niektóre cukry nie są słodkie. Na przykład laktoza.
Ancak laktoz gibi tatlı olmayan şekerler de vardır. -Er zijn echter suikers die niet zoet zijn.
Ancak laktoz gibi tatlı olmayan şekerler de vardır. -그러나 설탕 중에는 달지 않은 것들도 있습니다. 예를 들어, 젖당이나 우유같은 것들은
Ancak laktoz gibi tatlı olmayan şekerler de vardır. -Pero hay algunos azúcares que no son dulces.
Ancak laktoz gibi tatlı olmayan şekerler de vardır. -Αλλά κάποια σάκχαρα δεν είναι γλυκά.
Ancak laktoz gibi tatlı olmayan şekerler de vardır. -Але є і не солодкі цукри.
Ancak laktoz gibi tatlı olmayan şekerler de vardır. -אבל יש סוכרים שאינם מתוקים כלל. למשל סוכר החלב - הלקטוז.
Ancak laktoz gibi tatlı olmayan şekerler de vardır. -ولكن هناك بعض السكريات ليست حلوة على سبيل المثال ، اللاكتوز ، الحليب ،
" Anlıyorum, " dedim, " Japonlar yeşil çaylarına şeker atmıyor olabilirler.Chápu, že Japonci nesladí SVŮJ zelený čaj.
" Anlıyorum, " dedim, " Japonlar yeşil çaylarına şeker atmıyor olabilirler.J'ai dit "Je comprends, que les japonais ne mettent pas de sucre dans leur thé vert.
" Anlıyorum, " dedim, " Japonlar yeşil çaylarına şeker atmıyor olabilirler."Vihreään teehen ei laiteta sokeria."
" Anlıyorum, " dedim, " Japonlar yeşil çaylarına şeker atmıyor olabilirler."Zdaję sobie sprawę" - powiedziałam - "z tego, że Japończycy nie słodzą zielonej herbaty.
" Anlıyorum, " dedim, " Japonlar yeşil çaylarına şeker atmıyor olabilirler."Я розумію, - відповіла я, - що японці п"ють зелений чай без цукру.
Annem şeker hastasıdır, amcam da şeker hastasıdır ayrıca.제 어머니는 당뇨병 환자이시고 제 삼촌도 당뇨를 앓고 계십니다.
Annem şeker hastasıdır, amcam da şeker hastasıdır ayrıca.Mi madre es diabética y mi tío también.
Annem şeker hastasıdır, amcam da şeker hastasıdır ayrıca.אימי חולת סוכרת, דודי גם כן חולה סוכרת.
Artı 4 çarpı y de meyveli şekerlerin fiyatı oldu.+ 4y, 프룻롤업의 가격.
Artı 4 çarpı y de meyveli şekerlerin fiyatı oldu.Además 4 veces y, el costo de una fruta acumulados.
Artı 4 çarpı y de meyveli şekerlerin fiyatı oldu.Mais 4 vezes y, o custo de um Roll-Up de frutas.
Artı 4 çarpı y de meyveli şekerlerin fiyatı oldu.Plus 4 krát y, cena kyselého pásku.
Artı 4 çarpı y de meyveli şekerlerin fiyatı oldu.Vi har alts plus 4y, fordi y er prisen på et frugtbånd.
Artı 4 çarpı y de meyveli şekerlerin fiyatı oldu.Плюс 4 по y, цената на плодово руло.
Artı 4 çarpı y de meyveli şekerlerin fiyatı oldu.Плюс 4у, ціна фруктового рулету.
Aslında bunlardan ikisi de herhangi bir ilaç özelliği taşımıyor, ikisi de şeker hapı.Aj napriek tomu, že farmaceutický účinok nemá ani jedna -- je to len cukor.
Aslında bunlardan ikisi de herhangi bir ilaç özelliği taşımıyor, ikisi de şeker hapı.Anche se nessuna delle due ha alcun farmaco -- sono pillole di zucchero.
Aslında bunlardan ikisi de herhangi bir ilaç özelliği taşımıyor, ikisi de şeker hapı.Annak ellenére, hogy egyiknek sincs semmilyen gyógyszerészeti hatása -- csak cukortabletták.
Aslında bunlardan ikisi de herhangi bir ilaç özelliği taşımıyor, ikisi de şeker hapı.Deşi nici una din aceste pastile nu au substanţe farmaceutice -- sunt pastile cu zahăr.
Aslında bunlardan ikisi de herhangi bir ilaç özelliği taşımıyor, ikisi de şeker hapı.I když žádná z těchto věcí nemá farmaceutický efekt -- jsou to cukrové prášky.
Aslında bunlardan ikisi de herhangi bir ilaç özelliği taşımıyor, ikisi de şeker hapı.비록 두개 중 어느 것도 약의 성질은 없지만 -- 모두 설탕 알약이죠.
Aslında bunlardan ikisi de herhangi bir ilaç özelliği taşımıyor, ikisi de şeker hapı.Mặc dù không viên nào có tác dụng dược tính gì -- chúng chỉ là viên đường.
Aslında bunlardan ikisi de herhangi bir ilaç özelliği taşımıyor, ikisi de şeker hapı.Mimo tego, że w żaden sposób nie zmieniono składu farmaceutycznego placebo - to nadal tylko cukrowa tabletka.
Aslında bunlardan ikisi de herhangi bir ilaç özelliği taşımıyor, ikisi de şeker hapı.No entanto, nenhuma destas coisas tem qualquer fármaco. São comprimidos de açúcar.
Aslında bunlardan ikisi de herhangi bir ilaç özelliği taşımıyor, ikisi de şeker hapı.Ondanks dat geen van beide aanpassingen medicinale betekenis heeft-- het zijn suikerpillen.
Aslında bunlardan ikisi de herhangi bir ilaç özelliği taşımıyor, ikisi de şeker hapı.Selv om ingen af disse ting har nogen farmaceutisk -- det er sukkerpiller.