şehre ile cümle

şehre kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Helsinki’de şehre ait okullar dışında, özel okullar ve devlet okulları da vardır.Kaupungin omien koulujen lisäksi Helsingissä on yksityisiä kouluja ja valtion kouluja.
Helsinki’de şehre ait okullar dışında, özel okullar ve devlet okulları da vardır.Utöver stadens egna skolor finns det privata skolor och statliga skolor i Helsingfors.
Helsinki’de şehre ait okullar dışında, özel okullar ve devlet okulları da vardır.Кроме муниципальных школ в городе имеются частные и государственные школы.
Helsinki’de şehre ait okullar dışında, özel okullar ve devlet okulları da vardır.بالإضافة إلى المدارس الخاصة بالبلدية، توجد في هلسنكي مدارس خاصة ومدارس تابعة للدولة.
"Her çocuğun potansiyelini farkedip çocukları şehre ne zaman dahil edeceksiniz?"e reconhecer o potencial que todas as crianças possuem? "Quando é que vão incluir as crianças na cidade?
"Her çocuğun potansiyelini farkedip çocukları şehre ne zaman dahil edeceksiniz?"Kdy už se probudíte a rozeznáte potenciál, který je v každém dítěti? Kdy zahrnete dítě do města?
"Her çocuğun potansiyelini farkedip çocukları şehre ne zaman dahil edeceksiniz?내재된 잠재력을 깨닫기 시작할 거죠? 언제 아이들에게 신경을 쓸 건가요??
"Her çocuğun potansiyelini farkedip çocukları şehre ne zaman dahil edeceksiniz?"Obudźcie się i zobaczcie potencjał drzemiący w każdym dziecku. Kiedy weźmiecie dzieci pod uwagę?
"Her çocuğun potansiyelini farkedip çocukları şehre ne zaman dahil edeceksiniz?"Кога ще се събудите и ще осъзнаете потенциала във всяко дете? Кога ще включите детето в града?
"Her çocuğun potansiyelini farkedip çocukları şehre ne zaman dahil edeceksiniz?ותכירו בפוטנציאל הטמון בכל ילד וילד? מתי הילדים יהוו חלק מהעיר?
"Her çocuğun potansiyelini farkedip çocukları şehre ne zaman dahil edeceksiniz?وتدركون الإمكانية التي تسكن كل طفل. متى سوف تضمون الطفل الى المدينة؟
"Her çocuğun potansiyelini farkedip çocukları şehre ne zaman dahil edeceksiniz?子どもが市民の一員になるのはいつでしょう? どうか 子どものことに気持と意識を向けて下さい」
Hukuk fakültesini bıraktın, nişanlından ayrıldın ve şehre taşındın.Em bỏ trường Luật, em phá vỡ cuộc đính hôn. và em chuyển vào thành phố.
Hukuk fakültesini bıraktın, nişanlından ayrıldın ve şehre taşındın.Je bent gestopt met rechten studeren, je brak je verloving en je verhuisde naar de stad.
Hukuk fakültesini bıraktın, nişanlından ayrıldın ve şehre taşındın.To všechno byly tvé volby předtím, než jsi poznala mě.
İnsanların yaklaşık yüzde 10-12'si yukarıdaki şehre taşındı.약 10~12%의 사람들이 위쪽 도시로 옮겨갔어요.
İnsanların yaklaşık yüzde 10-12'si yukarıdaki şehre taşındı.10~12%ぐらいの人々です 上層都市と下層都市には由来があります
İnsanların yaklaşık yüzde 10-12'si yukarıdaki şehre taşındı.Ongeveer 10 tot 12 procent van de mensen verhuisden naar de bovenste stad.
İnsanların yaklaşık yüzde 10-12'si yukarıdaki şehre taşındı.Ungefähr zehn bis zwölf Prozent der Menschen ziehen in die "obere" Stadt.
İnsanların yaklaşık yüzde 10-12'si yukarıdaki şehre taşındı.Близько 10-12 відсотків людей перебралися у верхнє місто.
İnsanların yaklaşık yüzde 10-12'si yukarıdaki şehre taşındı.כ-10 או 12 אחוז מהאנשים עברו לעיר העלית.
İnsanların yaklaşık yüzde 10-12'si yukarıdaki şehre taşındı.حوالي 10 إلى 12 بالمائة من الناس انتقلوا للعيش في المدينة العلوية.
İnzibat Komutanlığı'ndan bütün şehre duyurulur.Det här är ett meddelande från militärpolisen.
İnzibat Komutanlığı'ndan bütün şehre duyurulur.Dette er en besked fra militærpolitiet.
İnzibat Komutanlığı'ndan bütün şehre duyurulur.Esto es un comunicado del jefe de policía para toda la ciudad.
İnzibat Komutanlığı'ndan bütün şehre duyurulur.É um anúncio geral do gabinete do Chefe da Polícia Militar.
İnzibat Komutanlığı'ndan bütün şehre duyurulur.Komunikat komendanta żandarmerii polowej.
İnzibat Komutanlığı'ndan bütün şehre duyurulur.Questo è un comunicato dal maresciallo soprintendente.
İnzibat Komutanlığı'ndan bütün şehre duyurulur.Sotapoliisin päällikkö ilmoittaa-
İnzibat Komutanlığı'ndan bütün şehre duyurulur.Είναι ανακοίνωση του Διοικητή της Στρατονομίας.
İnzibat Komutanlığı'ndan bütün şehre duyurulur.Это сообщение начальника военной полиции.
İrlanda ve İtalya’da eğitim başlamış olup, İtalya’da kapsamın birkaç şehre yayılması öngörülmektedir.In Irlanda e Italia è in corso una formazione; in Italia si prevede di realizzare il programma in più città.
İrlanda ve İtalya’da eğitim başlamış olup, İtalya’da kapsamın birkaç şehre yayılması öngörülmektedir.Probíhá vzdělávání v Irsku a Itálii a předpokládá se, že v Itálii bude rozšířeno do několika měst.
İrlanda ve İtalya’da eğitim başlamış olup, İtalya’da kapsamın birkaç şehre yayılması öngörülmektedir.Utbildning pågår i Irland och Italien och i Italien planerar man att utsträcka programmet till flera städer.
İşte gelecekteki şehre dair kafamdaki görüntü bu. (Gülüşme)Así me imagino yo, la ciudad del futuro (Risas)
İşte gelecekteki şehre dair kafamdaki görüntü bu.Iată imaginea pe care o am despre orașele viitorului.
İşte gelecekteki şehre dair kafamdaki görüntü bu.Ik geef jullie daarom mijn idee van de stad van de toekomst.
İşte gelecekteki şehre dair kafamdaki görüntü bu.이건 제가 생각하는 미래 도시의 모습인데요.
İşte gelecekteki şehre dair kafamdaki görüntü bu.Nên, đây là tưởng tượng của tôi về thành phố trong tương lai.
İşte gelecekteki şehre dair kafamdaki görüntü bu.Questa è come immagino la città del futuro.
İşte gelecekteki şehre dair kafamdaki görüntü bu.So stelle ich mir die Stadt der Zukunft vor.
İşte gelecekteki şehre dair kafamdaki görüntü bu.Takže ja si mesto budúcnosti predstavujem takto.
İşte gelecekteki şehre dair kafamdaki görüntü bu.Voilà mon image de la ville de l'avenir.
İşte gelecekteki şehre dair kafamdaki görüntü bu.Αυτή λοιπόν είναι η εικόνα που έχω για την πόλη του μέλλοντος.
İşte gelecekteki şehre dair kafamdaki görüntü bu.Вот как я вижу город будущего.
İşte gelecekteki şehre dair kafamdaki görüntü bu.Ось як я уявляю місто майбутнього.
İşte gelecekteki şehre dair kafamdaki görüntü bu.לכן כך אני רואה בדימיוני את עיר העתיד.
İşte gelecekteki şehre dair kafamdaki görüntü bu.هذا هو تصوري عن مدينة المستقبل.
İşte gelecekteki şehre dair kafamdaki görüntü bu.(笑)
İşte ocak gibi hayallerimin tüttüğü şehre buraya geldim용광로처럼 꿈이 타오르는 도시에 가려고
İşte ocak gibi hayallerimin tüttüğü şehre buraya geldim♫ אז באתי לפה ♫ ♫ לעיר ♫ ♫ בה החלום בוער ♫
İşte ocak gibi hayallerimin tüttüğü şehre buraya geldim♫لذا قد جئت هنا ♫ ♫إلى هذه المدينة ♫ ♫حيث حرقت أحلامي ♫
İşte ocak gibi hayallerimin tüttüğü şehre buraya geldimこの町に 炉のように 夢が燃える場所
İşte o zaman Ed ve Al bu şehre gelip Koruyucu'nun sahtekralığını ortaya çıkardı.Ed ja Al tulivat tänne ja paljastivat valvojan temput.
İşte o zaman Ed ve Al bu şehre gelip Koruyucu'nun sahtekralığını ortaya çıkardı.Foi quando o Ed e o Al chegaram a esta cidade e expuseram o embuste do guardião.
İşte o zaman Ed ve Al bu şehre gelip Koruyucu'nun sahtekralığını ortaya çıkardı.Fue entonces cuando Ad y El vinieron a esta ciudad y desenmascararon al maestro.
İşte o zaman Ed ve Al bu şehre gelip Koruyucu'nun sahtekralığını ortaya çıkardı.Så kom Ed og Al her til byen og afslørede Cornellos tricks.
İşte o zaman Ed ve Al bu şehre gelip Koruyucu'nun sahtekralığını ortaya çıkardı.Sen kom Ed och Al hit till staden och avslöjade Cornellos trick.
İşte o zaman Ed ve Al bu şehre gelip Koruyucu'nun sahtekralığını ortaya çıkardı.Un giorno Ed e Al sono venuti in questa città, rivelando l'inganno del guardiano.
İşte o zaman Ed ve Al bu şehre gelip Koruyucu'nun sahtekralığını ortaya çıkardı.Wtedy Ed i Al zjawili się w mieście i zdemaskowali Strażnika.
İlgili Sayfalar