şehirleri ile cümle

şehirleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Esasen dünyadaki şehirlerin hepsinde vardır, ki bu düşündüğümüz zaman biraz şaşırtıcıdır.ほぼ世界中どこの都市でも見られます 都市がどんなに多様か考えてみてください
Et ise farklı bir hikâye, çünkü, hayvanlar hâliyle şehirlerin içine kadar yürüyebiliyorlardı.A carne já é uma história diferente, porque os animais podiam movimentar-se para dentro da cidade.
Et ise farklı bir hikâye, çünkü, hayvanlar hâliyle şehirlerin içine kadar yürüyebiliyorlardı.A hússal egészen más a helyzet, mert az állatok természetesen be tudtak jönni a városba.
Et ise farklı bir hikâye, çünkü, hayvanlar hâliyle şehirlerin içine kadar yürüyebiliyorlardı.Bei Fleisch sieht es schon ganz anders aus, weil Tiere natürlich die Städte betreten konnten.
Et ise farklı bir hikâye, çünkü, hayvanlar hâliyle şehirlerin içine kadar yürüyebiliyorlardı.Cu carnea este o cu totul altă poveste pentru că, bineînţeles, animalele puteau intra mergând în oraş.
Et ise farklı bir hikâye, çünkü, hayvanlar hâliyle şehirlerin içine kadar yürüyebiliyorlardı.Daging adalah cerita lain karena, tentu saja, hewan bisa berjalan masuk ke kota.
Et ise farklı bir hikâye, çünkü, hayvanlar hâliyle şehirlerin içine kadar yürüyebiliyorlardı.육류의 경우는 이야기가 아주 다릅니다. 그 이유는 물론 동물이 걸어서 도시로 이동할 수 있기 때문이죠.
Et ise farklı bir hikâye, çünkü, hayvanlar hâliyle şehirlerin içine kadar yürüyebiliyorlardı.La carne es otra historia, porque los animales podían llegar andando.
Et ise farklı bir hikâye, çünkü, hayvanlar hâliyle şehirlerin içine kadar yürüyebiliyorlardı.Men med kød er det noget helt andet for dyr kunne, selvfølgelig, gå ind i byen.
Et ise farklı bir hikâye, çünkü, hayvanlar hâliyle şehirlerin içine kadar yürüyebiliyorlardı.Mięso to zupełnie inna historia, gdyż oczywiście zwierzęta mogły samodzielnie docierać do miasta.
Et ise farklı bir hikâye, çünkü, hayvanlar hâliyle şehirlerin içine kadar yürüyebiliyorlardı.Nhưng với thịt thì lại khác, bởi tất nhiên, động vật có thể đi lạc vào thành phố.
Et ise farklı bir hikâye, çünkü, hayvanlar hâliyle şehirlerin içine kadar yürüyebiliyorlardı.S masem je to úplně jinak, protože zvířata mohou dojít do města po svých.
Et ise farklı bir hikâye, çünkü, hayvanlar hâliyle şehirlerin içine kadar yürüyebiliyorlardı.Vlees is een ander verhaal omdat, natuurlijk, dieren de stad in konden lopen.
Et ise farklı bir hikâye, çünkü, hayvanlar hâliyle şehirlerin içine kadar yürüyebiliyorlardı.Το κρέας είναι μία διαφορετική ιστορία γιατί, φυσικά, τα ζώα μπορούσαν να έρθουν περπατώντας.
Et ise farklı bir hikâye, çünkü, hayvanlar hâliyle şehirlerin içine kadar yürüyebiliyorlardı.Другое дело мясо.
Et ise farklı bir hikâye, çünkü, hayvanlar hâliyle şehirlerin içine kadar yürüyebiliyorlardı.Месото е много различна история, защото, разбира се, животните могат да влизат пеш в града.
Et ise farklı bir hikâye, çünkü, hayvanlar hâliyle şehirlerin içine kadar yürüyebiliyorlardı.М'ясо - це зовсім інша справа, тому що, звичайно, тварини могли входити в місто.
Et ise farklı bir hikâye, çünkü, hayvanlar hâliyle şehirlerin içine kadar yürüyebiliyorlardı.כמובן שדגים הגיעו דרך הנהר גם כן. אותו הדבר.
Et ise farklı bir hikâye, çünkü, hayvanlar hâliyle şehirlerin içine kadar yürüyebiliyorlardı.اللحم قصة مختلفة تماماً لأن الحيوانات تستطيع السير إلى المدينة.
Et ise farklı bir hikâye, çünkü, hayvanlar hâliyle şehirlerin içine kadar yürüyebiliyorlardı.なぜなら 動物は自分で移動して都市に入ることができたからです この結果 ロンドンの食肉は
Fakat, bunun yanında, Amerikan şehirleri vardır.Aber auf der anderen Seite haben wir die amerikanischen Städte.
Fakat, bunun yanında, Amerikan şehirleri vardır.Ale na druhé straně máme americká města.
Fakat, bunun yanında, Amerikan şehirleri vardır.A na druhej strane sú americké mestá.
Fakat, bunun yanında, Amerikan şehirleri vardır.Dall'altra parte ci sono le città americane.
Fakat, bunun yanında, Amerikan şehirleri vardır.En er zijn Amerikaanse steden.
Fakat, bunun yanında, Amerikan şehirleri vardır.하지만 그 반대인 미국의 도시들도 있죠.
Fakat, bunun yanında, Amerikan şehirleri vardır.Másrészt vannak az amerikai nagyvárosok.
Fakat, bunun yanında, Amerikan şehirleri vardır.Men å andra sida har du Amerikanska städer.
Fakat, bunun yanında, Amerikan şehirleri vardır.Men på den anden side har vi de amerikanske byer.
Fakat, bunun yanında, Amerikan şehirleri vardır.Namun, di sisi lain, ada juga kota-kota di Amerika.
Fakat, bunun yanında, Amerikan şehirleri vardır.Nhưng bạn cũng có những thành phố kiểu Mỹ
Fakat, bunun yanında, Amerikan şehirleri vardır.Par contre, vous avez les villes américaines.
Fakat, bunun yanında, Amerikan şehirleri vardır.Pe de altă parte, există orașele americane.
Fakat, bunun yanında, Amerikan şehirleri vardır.Pero luego, por el contrario, están las ciudades estadounidenses.
Fakat, bunun yanında, Amerikan şehirleri vardır.Z drugiej strony są miasta amerykańskie.
Fakat, bunun yanında, Amerikan şehirleri vardır.Αλλά από την άλλη έχουμε τις αμερικανικές πόλεις.
Fakat, bunun yanında, Amerikan şehirleri vardır.З іншого боку, маємо американські міста.
Fakat, bunun yanında, Amerikan şehirleri vardır.Но от друга страна, има американски градове.
Fakat, bunun yanında, Amerikan şehirleri vardır.С другой стороны, есть американский город.
Fakat, bunun yanında, Amerikan şehirleri vardır.מצד שני, יש את הערים האמריקאיות.
Fakat, bunun yanında, Amerikan şehirleri vardır.من ناحية أخرى، تتميز المدن الأمريكية
Fakat, bunun yanında, Amerikan şehirleri vardır.スライドが進んでしまいましたが-
fakat gelecek gökdelenli New York şehirlerinin olmayacak, bu olacak.ale budúcnosť nebude vyzerať ako New York s jeho mrakodrapmi, ale takto.
fakat gelecek gökdelenli New York şehirlerinin olmayacak, bu olacak.Bowiem przyszłość nie leży w drapaczach chmur w Nowym Jorku, ale tutaj.
fakat gelecek gökdelenli New York şehirlerinin olmayacak, bu olacak.dar viitorul nu va fi reprezentat de orașele zgârie-nori ale New York-ului, ci de aceasta.
fakat gelecek gökdelenli New York şehirlerinin olmayacak, bu olacak.Jeder Siebte lebt in wilden Siedlungen.
fakat gelecek gökdelenli New York şehirlerinin olmayacak, bu olacak.하지만 미래는 마천루 도시인 뉴욕처럼 되지는 않을 것입니다.
fakat gelecek gökdelenli New York şehirlerinin olmayacak, bu olacak.maar de toekomst is niet wolkenkrabber steden als New York, maar dit.
fakat gelecek gökdelenli New York şehirlerinin olmayacak, bu olacak.ma il futuro non saranno le città dei grattacieli come New York, ma questo.
fakat gelecek gökdelenli New York şehirlerinin olmayacak, bu olacak.mais le futur ne sera pas les cités de gratte-ciel comme New York, mais voilà.
fakat gelecek gökdelenli New York şehirlerinin olmayacak, bu olacak.mas o futuro não serão cidades de arranha-céus como Nova Iorque, mas isto.
fakat gelecek gökdelenli New York şehirlerinin olmayacak, bu olacak.nhưng tương lai sẽ phông phải các thành phố chọc trời như NewYork mà là cái này .
fakat gelecek gökdelenli New York şehirlerinin olmayacak, bu olacak.será ésto.
fakat gelecek gökdelenli New York şehirlerinin olmayacak, bu olacak.tapi masa depan tidak akan melulu tentang pencakar langit kota New York, tapi akan tentang ini.
fakat gelecek gökdelenli New York şehirlerinin olmayacak, bu olacak.αλλά το μέλλον δεν πρόκειται να είναι οι πόλεις των ουρανοξυστών της Νέας Υόρκης, αλλά αυτό.
fakat gelecek gökdelenli New York şehirlerinin olmayacak, bu olacak.а вот за этим. Когда вы на это смотрите - вам видится кризис.
fakat gelecek gökdelenli New York şehirlerinin olmayacak, bu olacak.бъдещето няма да е небостъргачните градове на Ню Йорк, ами това.
fakat gelecek gökdelenli New York şehirlerinin olmayacak, bu olacak.אבל העתיד לא הולך להיות גורדי השחקים של ניו יורק
fakat gelecek gökdelenli New York şehirlerinin olmayacak, bu olacak.لكن المستقبل لن يكون لمدن ناطحات السحاب كنيويورك --
Gelecekte şehirleri nasıl inşa edeceğimizi öğrediğimizi düşünüyorum.Creo que esto es lo que estamos aprendiendo sobre la construcción de ciudades en el futuro.

İlgili Sayfalar