şehirleri ile cümle

şehirleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Demek istediğim, gerçekten şehirlerin biririnden ne kadar farklı olduğunu düşünsenize.Насправді ж усі міста різні.
Demek istediğim, gerçekten şehirlerin biririnden ne kadar farklı olduğunu düşünsenize.Я имею в виду то, что города весьма отличаются.
Demek istediğim, gerçekten şehirlerin biririnden ne kadar farklı olduğunu düşünsenize.אני מתכוון, תחשבו על כמה שונות ערים אחת מהשניה.
Demek istediğim, gerçekten şehirlerin biririnden ne kadar farklı olduğunu düşünsenize.وأعني ان تفكر في حقيقة اختلاف هذه المدن بطبيعة الحال.
Demek istediğim, gerçekten şehirlerin biririnden ne kadar farklı olduğunu düşünsenize.ヨーロッパの典型的な都市は
Deniz seviyesinin yükselmesi kıyı ekosistemlerini, tarımı, hatta büyük şehirleri tehdit ediyor.Această creştere ameninţă ecosistemele de coastă, agricultura, chiar şi unele oraşe mari.
Deniz seviyesinin yükselmesi kıyı ekosistemlerini, tarımı, hatta büyük şehirleri tehdit ediyor.A subida do nível do mar ameaça os ecossistemas costeiros, a agricultura e até as grandes cidades.
Deniz seviyesinin yükselmesi kıyı ekosistemlerini, tarımı, hatta büyük şehirleri tehdit ediyor.Kenaikan permukaan air laut mengancam ekosistem pertanian pantai dan bahkan kota-kota besar.
Deniz seviyesinin yükselmesi kıyı ekosistemlerini, tarımı, hatta büyük şehirleri tehdit ediyor.해수면의 상승은 해변 주위의 생태계와 농업, 심지어 몇몇 주요 도시들을 위협합니다. 이것은 메콩 삼각주 주변에
Deniz seviyesinin yükselmesi kıyı ekosistemlerini, tarımı, hatta büyük şehirleri tehdit ediyor.L'aumento del livello del mare minaccia gli ecosistemi costieri, l'agricoltura, persino le grandi città.
Deniz seviyesinin yükselmesi kıyı ekosistemlerini, tarımı, hatta büyük şehirleri tehdit ediyor.L'élévation du niveau de la mer menace les écosystèmes côtiers, l'agriculture, et même les grandes villes.
Deniz seviyesinin yükselmesi kıyı ekosistemlerini, tarımı, hatta büyük şehirleri tehdit ediyor.Mực nước biển dâng lên đe dọa hệ sinh thái ven viển, ngành nông nghiệp, và thậm chí cả những thành phố lớn.
Deniz seviyesinin yükselmesi kıyı ekosistemlerini, tarımı, hatta büyük şehirleri tehdit ediyor.Zeespiegelstijging bedreigt kustecosystemen, landbouw, zelfs grote steden.
Deniz seviyesinin yükselmesi kıyı ekosistemlerini, tarımı, hatta büyük şehirleri tehdit ediyor.Zvyšovanie hladiny mora ohrozuje pobrežné ekosystémy, poľnohospodárstvo, dokonca významné mestá.
Deniz seviyesinin yükselmesi kıyı ekosistemlerini, tarımı, hatta büyük şehirleri tehdit ediyor.Η αύξηση της στάθμης της θάλασσας απειλεί τα παραλιακά οικοσυστήματα, τη γεωργία, ακόμα και μεγάλες πόλεις.
Deniz seviyesinin yükselmesi kıyı ekosistemlerini, tarımı, hatta büyük şehirleri tehdit ediyor.Морското равнище заплашва бреговите екосистеми, земеделието, дори големи градове.
Deniz seviyesinin yükselmesi kıyı ekosistemlerini, tarımı, hatta büyük şehirleri tehdit ediyor.Підвищення рівня моря загрожує береговим екосистемам, сільському господарству, навіть головним містам.
Deniz seviyesinin yükselmesi kıyı ekosistemlerini, tarımı, hatta büyük şehirleri tehdit ediyor.Повышение уровня моря угрожает прибрежным экосистемам, сельскому хозяйству и даже крупным городам.
Deniz seviyesinin yükselmesi kıyı ekosistemlerini, tarımı, hatta büyük şehirleri tehdit ediyor.עליית פני הים מאיימת על מערכות אקולוגיות החוף, חקלאות, אפילו ערים עיקריות. כך נראית מטר עד שני מטרים
Deniz seviyesinin yükselmesi kıyı ekosistemlerini, tarımı, hatta büyük şehirleri tehdit ediyor.これは1、2メートルの 海面上昇により影響を受ける メコン川の三角州を表しています
Depremleri, volkanları, havayı kontrol ederler, Okyanusların üzerinde şehirleri var.Ei controlează cutremurele, vremea, vulcanii, au orașe în ocean.
Depremleri, volkanları, havayı kontrol ederler, Okyanusların üzerinde şehirleri var.Földrengéseket, időjárást, és vulkánokat irányítanak, városaik vannak az óceánon.
Depremleri, volkanları, havayı kontrol ederler, Okyanusların üzerinde şehirleri var.Ils contrôlent les tremblements de terre, la météo, les volcans, ils ont des villes sur l'océan.
Depremleri, volkanları, havayı kontrol ederler, Okyanusların üzerinde şehirleri var.Ovládají zemětřesení, počasí, sopky, mají celá města na oceánech.
Depremleri, volkanları, havayı kontrol ederler, Okyanusların üzerinde şehirleri var.Ovládajú zemetrasenia, počasie, sopky, majú celé mestá na oceánoch.
Depremleri, volkanları, havayı kontrol ederler, Okyanusların üzerinde şehirleri var.Sie kontrollieren Erdbeben, das Wetter, Vulkane, sie haben Städte im Meer.
Depremleri, volkanları, havayı kontrol ederler, Okyanusların üzerinde şehirleri var.Ze beheersen aardbevingen, het weer, vulkanen, ze hebben steden in de oceaan.
Depremleri, volkanları, havayı kontrol ederler, Okyanusların üzerinde şehirleri var.Ελέγχουν τους σεισμούς, το καιρό, τα ηφαίστεια, έχουν πόλεις στον ωκεανό.
Depremleri, volkanları, havayı kontrol ederler, Okyanusların üzerinde şehirleri var.Те контролират земетресенията, климата, вулканите, имат градове в океаните.
Enerjisiz ve yiyeceksiz şehirleri olur.Avranno città senza energia e senza cibo.
Enerjisiz ve yiyeceksiz şehirleri olur.Będą mieć miasta bez energii i jedzenia.
Enerjisiz ve yiyeceksiz şehirleri olur.Budou mít města bez energie a bez jídla.
Enerjisiz ve yiyeceksiz şehirleri olur.De ville have byer uden energi eller mad.
Enerjisiz ve yiyeceksiz şehirleri olur.Ils auront des villes sans énergie et sans nourriture.
Enerjisiz ve yiyeceksiz şehirleri olur.그렇게 되면 도시들이 에너지도 식량도 없게 되겠죠.
Enerjisiz ve yiyeceksiz şehirleri olur.Sie werden Städte haben ohne Energie und Nahrung.
Enerjisiz ve yiyeceksiz şehirleri olur.Tendrán ciudades sin energía ni comida.
Enerjisiz ve yiyeceksiz şehirleri olur.Vor avea orașe fără energie și fără mâncare.
Enerjisiz ve yiyeceksiz şehirleri olur.Ze zullen steden zonder energie of voedsel hebben.
Enerjisiz ve yiyeceksiz şehirleri olur.Θα έχουν πόλεις χωρίς ενέργεια και χωρίς φαγητό.
Enerjisiz ve yiyeceksiz şehirleri olur.Они останутся с городами без энергии и без пищи.
Enerjisiz ve yiyeceksiz şehirleri olur.Ще имат градове без никаква енергия и храна.
Enerjisiz ve yiyeceksiz şehirleri olur.יהיו להם ערים בלי אנרגיה ובלי מזון.
Enerjisiz ve yiyeceksiz şehirleri olur.سوف يكون لديهم مدن بدون طاقة وبدون غذاء.
Enerjisiz ve yiyeceksiz şehirleri olur.中国で「ゆりかごからゆりかごへ」を 実現するため
Esasen dünyadaki şehirlerin hepsinde vardır, ki bu düşündüğümüz zaman biraz şaşırtıcıdır.Apar practic în toate orașele lumii, ceea ce e surprinzător dacă vă gândiți.
Esasen dünyadaki şehirlerin hepsinde vardır, ki bu düşündüğümüz zaman biraz şaşırtıcıdır.Det findes i alle byer over hele verden, hvilket er lidt overraskende når man tænker over det.
Esasen dünyadaki şehirlerin hepsinde vardır, ki bu düşündüğümüz zaman biraz şaşırtıcıdır.Existe, básicamente, en todas las ciudades del mundo, lo que es un poco sorprendente si se piensa en ello.
Esasen dünyadaki şehirlerin hepsinde vardır, ki bu düşündüğümüz zaman biraz şaşırtıcıdır.Het bestaat in alle steden op de wereld. Verrassend, als je erover nadenkt.
Esasen dünyadaki şehirlerin hepsinde vardır, ki bu düşündüğümüz zaman biraz şaşırtıcıdır.In sostanza esiste in tutte le città del mondo, il che sorprende un po' se ci pensate.
Esasen dünyadaki şehirlerin hepsinde vardır, ki bu düşündüğümüz zaman biraz şaşırtıcıdır.전 세계의 모든 도시에 존재합니다. 생각해 보면, 약간 놀라운 일이죠.
Esasen dünyadaki şehirlerin hepsinde vardır, ki bu düşündüğümüz zaman biraz şaşırtıcıdır.Sie existieren praktisch in allen Städten der Welt, was etwas überraschend ist, wenn man darüber nachdenkt.
Esasen dünyadaki şehirlerin hepsinde vardır, ki bu düşündüğümüz zaman biraz şaşırtıcıdır.V podstatě se vyskytuje v každém městě po celém světě, což je trochu překvapující, když se nad tím zamyslíte.
Esasen dünyadaki şehirlerin hepsinde vardır, ki bu düşündüğümüz zaman biraz şaşırtıcıdır.Vznikajú v skoro všetkých mestách na celom svete a keď sa nad tým zamyslíte, je to prekvapivé.
Esasen dünyadaki şehirlerin hepsinde vardır, ki bu düşündüğümüz zaman biraz şaşırtıcıdır.Συμβαίνει σε όλες τις πόλεις ανά τον κόσμο, γεγονός εκπληκτικό αν το συλλογιστούμε.
Esasen dünyadaki şehirlerin hepsinde vardır, ki bu düşündüğümüz zaman biraz şaşırtıcıdır.Воно існує в усіх містах по всьому світу, що, в принципі, трохи дивно, якщо задуматися.
Esasen dünyadaki şehirlerin hepsinde vardır, ki bu düşündüğümüz zaman biraz şaşırtıcıdır.Она существует почти во всех городах мира, что слегка удивительно, когда начинаешь думать об этом.
Esasen dünyadaki şehirlerin hepsinde vardır, ki bu düşündüğümüz zaman biraz şaşırtıcıdır.То съществува във всички градове по света, което е малко изненадващо.
Esasen dünyadaki şehirlerin hepsinde vardır, ki bu düşündüğümüz zaman biraz şaşırtıcıdır.היא מתקיימת פחות או יותר בכל הערים בכל רחבי העולם. זה דיי מפתיע כשחושבים על זה.
Esasen dünyadaki şehirlerin hepsinde vardır, ki bu düşündüğümüz zaman biraz şaşırtıcıdır.وهي موجودة بشكل أساسي في جميع المدن حول العالم الأمر الذي يصبح مفاجئا عندما تبدأ التفكير به

İlgili Sayfalar