şehirlere ile cümle
şehirlere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Otomobilden sonra gelişen şehirlere bakarsanız, böyle bir modelde olmadıklarını görürsünüz.E poi guardate le città che si sono evolute dopo le automobili, non è lo stesso tipo di schema.
Otomobilden sonra gelişen şehirlere bakarsanız, böyle bir modelde olmadıklarını görürsünüz.Et puis on regarde les villes qui ont évolué après l'automobile et ce n'est pas ce genre de modèle.
Otomobilden sonra gelişen şehirlere bakarsanız, böyle bir modelde olmadıklarını görürsünüz.In steden die zich ontwikkelden na de auto zie je een ander patroon.
Otomobilden sonra gelişen şehirlere bakarsanız, böyle bir modelde olmadıklarını görürsünüz.Keď sa potom pozrieme na mestá, ktoré sa rozvinuli po automobile, nenájdeme v nich takýto vzorec.
Otomobilden sonra gelişen şehirlere bakarsanız, böyle bir modelde olmadıklarını görürsünüz.반면에, 자동차 발명 이후에 생겨난 도시들은 파리의 구조와는 확연한 차이를 띕니다.
Otomobilden sonra gelişen şehirlere bakarsanız, böyle bir modelde olmadıklarını görürsünüz.Pero si nos fijamos en las ciudades que se desarrollaron después del automóvil, ese no es el tipo de patrón.
Otomobilden sonra gelişen şehirlere bakarsanız, böyle bir modelde olmadıklarını görürsünüz.Privind orașele care au evoluat după apariția automobilului, tiparul nu-i același.
Otomobilden sonra gelişen şehirlere bakarsanız, böyle bir modelde olmadıklarını görürsünüz.Städte, die nach der Entwicklung des Autos entstanden, zeigen ein anderes Muster.
Otomobilden sonra gelişen şehirlere bakarsanız, böyle bir modelde olmadıklarını görürsünüz.Và giờ bạn xem xét vào các thành phố phát triển sau xe ô tô, và chúng không phải là kiểu mô hình như vậy.
Otomobilden sonra gelişen şehirlere bakarsanız, böyle bir modelde olmadıklarını görürsünüz.Έπειτα βλέπετε πόλεις που αναπτύχθηκαν μετά τ' αμάξι, κι όπου δεν υπάρχει αυτού του τύπου η διάταξη.
Otomobilden sonra gelişen şehirlere bakarsanız, böyle bir modelde olmadıklarını görürsünüz.Тепер подивимось на міста, які виникли після того, як з'явились машини, картина зовсім інша.
Otomobilden sonra gelişen şehirlere bakarsanız, böyle bir modelde olmadıklarını görürsünüz.Теперь посмотрим на города времён автомобиля. Здесь совсем другая модель.
Otomobilden sonra gelişen şehirlere bakarsanız, böyle bir modelde olmadıklarını görürsünüz.אבל אם מסתכלים על הערים שהתפתחו לאחר הופעת המכונית, זו לא אותה צורה.
Otomobilden sonra gelişen şehirlere bakarsanız, böyle bir modelde olmadıklarını görürsünüz.ومن ثم انظروا إلى المدن التي نشأت بعد ظهور السيارات، وهي ليست ذلك النوع من النمط.
Otomobilden sonra gelişen şehirlere bakarsanız, böyle bir modelde olmadıklarını görürsünüz.そのような構造ではありません 例えばピッツバーグは
Öyleyse, burada konuşma yaptığım 18 dakika içinde iki ila üç bin insan şehirlere göç etmiş olacak.그럼 지금 제가 18분 동안 강연하는 중에도 2~3천명이 도시로 향하고 있을 것입니다.
Öyleyse, burada konuşma yaptığım 18 dakika içinde iki ila üç bin insan şehirlere göç etmiş olacak.2千から3千の人が 都市部へ移動することになります それでは別の統計を見てみましょう
Öyleyse, burada konuşma yaptığım 18 dakika içinde iki ila üç bin insan şehirlere göç etmiş olacak.Deci, în aceste 18 minute cât voi vorbi aici, între 2.000 și 3.000 de oameni vor fi călătorit spre orașe.
Öyleyse, burada konuşma yaptığım 18 dakika içinde iki ila üç bin insan şehirlere göç etmiş olacak.Portanto, durante os 18 minutos da minha palestra, terão ido para as cidades entre duas a três mil pessoas.
Öyleyse, burada konuşma yaptığım 18 dakika içinde iki ila üç bin insan şehirlere göç etmiş olacak.Szóval ez -- a 18 perc alatt, amíg itt beszélhetek, két-háromezer ember vándorolt a városokba.
Öyleyse, burada konuşma yaptığım 18 dakika içinde iki ila üç bin insan şehirlere göç etmiş olacak.Vậy thì, nó sẽ là -- trong 18 phút tôi nói ở đây, khoảng 2, 3 ngàn người sẽ di chuyển đến các thành phố.
Öyleyse, burada konuşma yaptığım 18 dakika içinde iki ila üç bin insan şehirlere göç etmiş olacak.За те 18 минут моего выступления от двух до трёх тысяч человек отправится в город.
Öyleyse, burada konuşma yaptığım 18 dakika içinde iki ila üç bin insan şehirlere göç etmiş olacak.אז, זה יהיה -- ב- 18 הדקות שאני אתן את ההרצאה כאן, בין אלפיים ל- 3,000 אנשים יעברו לעיר.
Öyleyse, burada konuşma yaptığım 18 dakika içinde iki ila üç bin insan şehirlere göç etmiş olacak.وهكذا ، فسوف يكون ذلك -- في ال ١٨دقيقة التي أعطيت للتحدث هنا ما بين ألفين و ثلاثة آلاف شخص يرحلون للمدن.
Rusları durum ne olursa olsun doğuya gulaglara, çalışma kamplarına, nükleer şehirlere gitmeye zorladılar.러시아인을 극동으로 강제이주시켜 강제노동수용소와 핵개발지에 머물도록 했습니다.
Rusları durum ne olursa olsun doğuya gulaglara, çalışma kamplarına, nükleer şehirlere gitmeye zorladılar.אילצו תושבים לעבור לאזורים מרוחקים במזרח כדי לחיות בגולאגים, מחנות עבודה, ערים של כורים גרעיניים, מה שלא יהיה.
Rusları durum ne olursa olsun doğuya gulaglara, çalışma kamplarına, nükleer şehirlere gitmeye zorladılar.そこには 強制労働等の収容所や 原子力発電所の現場がありました しかし 原油の価格が上がるにつれ
Sadece Çin'de, önümüzdeki 15 yıl içinde 300 milyon, kimine göre 400 milyon insan şehirlere taşınacak.중국만 해도 벌써 3억에서 혹은 4억명 가량의 사람들이 향후 15년간 도시로 이주할 것이라고 합니다.
Sadece Çin'de, önümüzdeki 15 yıl içinde 300 milyon, kimine göre 400 milyon insan şehirlere taşınacak.3億人から4億人が 都市に移動します つまり15年間で 今の米国と
Sadece Çin'de, önümüzdeki 15 yıl içinde 300 milyon, kimine göre 400 milyon insan şehirlere taşınacak.Numai în China, 300 - 400 de milioane de oameni se vor muta la oraș în următorii 15 ani.
Sadece Çin'de, önümüzdeki 15 yıl içinde 300 milyon, kimine göre 400 milyon insan şehirlere taşınacak.По некоторым оценкам в Китае 300 или даже 400 млн человек через 15 лет переедет в города.
Sadece Çin'de, önümüzdeki 15 yıl içinde 300 milyon, kimine göre 400 milyon insan şehirlere taşınacak.רק בסין לבדה, 300 מיליון אנשים, יש האומרים 400 מיליון, יעברו לערים ב-15 השנים הבאות.
Sadece Çin'de, önümüzdeki 15 yıl içinde 300 milyon, kimine göre 400 milyon insan şehirlere taşınacak.في الصين وحدها ، هناك 300 مليون نسمة البعض يقول 400 مليون نسمة سينتقلون إلى المدينة خلال الـ 15 عاماً القادمة.
Sanayileşme ile birlikte kırsal alandan şehirlere göç başladı.Au gré de l'industrialisation, la population a migré des campagnes vers les villes.
Sanayileşme ile birlikte kırsal alandan şehirlere göç başladı.Debido a la industrialización, comenzó un movimiento migratorio del campo a la ciudad.
Sanayileşme ile birlikte kırsal alandan şehirlere göç başladı.I takt med industrialiseringen började flyttrörelsen från landsbygden till städerna.
Sanayileşme ile birlikte kırsal alandan şehirlere göç başladı.Teollistumisen myötä alkoi muuttoliike maaseudulta kaupunkeihin.
Sanayileşme ile birlikte kırsal alandan şehirlere göç başladı.Индустриализация сопровождалась миграцией населения из сельской местности в города.
Sanayileşme ile birlikte kırsal alandan şehirlere göç başladı.بدأت الهجرة نتيجة للتصنيع من المناطق الريفية إلى المدن.
Sanayileşme ile birlikte kırsal alandan şehirlere göç başladı.战后重建、工业化和冷战时期 1945–1991
Şehirlere akın etmelerinin nedeni de bu.C'est pourquoi ils migrent vers les villes.
Şehirlere akın etmelerinin nedeni de bu.Dat is waarom ze naar de steden migreren.
Şehirlere akın etmelerinin nedeni de bu.De aceea ei migrează spre oraşe.
Şehirlere akın etmelerinin nedeni de bu.Deshalb übersiedeln sie in Städte.
Şehirlere akın etmelerinin nedeni de bu.Dlatego przeprowadzają się do miast.
Şehirlere akın etmelerinin nedeni de bu.Es por eso que ellos migran a las ciudades.
Şehirlere akın etmelerinin nedeni de bu.이런 이유로 이들은 도시로 이주합니다.
Şehirlere akın etmelerinin nedeni de bu.Proto ta migrace do měst.
Şehirlere akın etmelerinin nedeni de bu.Затова те мигрират към градовете.
Şehirlere akın etmelerinin nedeni de bu.Поэтому они переезжают в города.
Şehirlere akın etmelerinin nedeni de bu.זו הסיבה שהם מהגרים לערים.
Şehirlere akın etmelerinin nedeni de bu.لهذا فهم يهاجروا الى المدن
Şehirlere akın etmelerinin nedeni de bu.このために 今年の6月 私たちは種族として 51%以上の住む場所が 都市や-
Şehirlere göç ediyoruz.Ci stiamo spostando nelle città.
Şehirlere göç ediyoruz. Dünya'da sınıf atlıyoruz.도시로 이사를 하구요. 성공을 향해 나아갑니다.
Şehirlere göç ediyoruz. Dünya'da sınıf atlıyoruz.אנו עוברים לגור בערים. אנו מתקדמים.
Şehirlere göç ediyoruz. Dünya'da sınıf atlıyoruz.نحن ننتقل المدن, وننتقل إلى اعلى العالم
Şehirlere göç ediyoruz. Dünya'da sınıf atlıyoruz.子供たちを教育し
Şehirlere göç ediyoruz.Kita pindah ke kota - kota.
Şehirlere göç ediyoruz.Ne mutăm la oraşe.