şehirlerde ile cümle

şehirlerde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Sahilleri genellikle rüzgarlı ve şehirlerden daha ılıktır.Nearby beaches are often windy and usually cooler than the urban areas.
Kentleşme, kasaba ve şehirlerdeki büyüme ile birlikte 1700-1922 arasında hızla arttı.Urbanization increased from 1700 to 1922, with towns and cities growing.
Şehirlerden biri bölgenin başkenti olarak tespit edilmiştir.One of the cities of the county is appointed as the capital of the county.
Diğer şehirlerde de benzer müzik festivalleri düzenlenir.Similar cultural festivals are simultaneously held in some nearby cities.
Olimpiyatlara ev sahipliği yapan şehirlerde geçici mahkemeler kurulmaktadır.Temporary courts are established in current Olympic host cities.
Ülke nüfusunun %73'ü şehirlerde yaşarken, %27'si kırsal alanlarda yaşamaktadır.73% of the population lives in urban areas while 27% in rural ones.
Bu nüfusun %81,0'i şehirlerde yaşamaktadır (2016).Life expectancy for women in Croatia is 80.1 years (2012).
Elektrik şarj altyapısı büyük şehirlerde kurulmaya başlanmıştır.Color television broadcasts have been introduced in major cities.
Ayrıca şehirlerdeki kamusal görevlendirmeler de değiştirilmelidir.However, now they must become the city's protectors as well.
Türkiye'de barlar daha çok büyük şehirlerde yaygındır.Internet cafés are common in the larger cities of the country.
Miller, belirli şehirlerde Demi Lovato için Demi Lovato Tour'unda açılış sanatçısı olarak çıktı.Miller opened up for Demi Lovato on select cities for her Demi World Tour.
Onu kuzeyde kıtalararası şehirlerden birisi yapar.It is a crossroads between cities in the north of the country.
KPRF, Sibirya ve Urallar'daki bazı büyük şehirlerde de güçlü durumdadır.The CPRF is also strong in the far east of Russia, in Siberia and the Urals.
Bazı şehirlerde camiler inşa ettirmiştir.Other towns have had such cameras installed.
2001 verilerine göre Litvanya nüfusunun %66.7'lik kısmı şehirlerde yaşamaktadır.At the 2001 census 66.7% of the population lived in cities and the percentage is growing.
Çok az kişi de şehirlerde yaşıyordu.Only a small percentage lived in towns.
Dünya nüfusundaki artış çoğunlukla büyük şehirlerde gerçekleşmektedir.The violence continued to grow largely in the major cities.
Bu nüfusun %58,3'ü şehirlerde yaşamaktadır.53.8% of the population lives in the urban areas.
Şehir, Osaka ili içindeki diğer bütün şehirlerden daha fazla yer kaplar.Cidade Nova is larger than all the cities inside the Amazonas state.
Aynı anda diğer şehirlerde yağmalamalar baş gösterdi.There was also looting in many other cities at around the same time.
Sadece ülkede değil, aynı zamanda şehirlerde de belediyeler kurulmuştur.Rallies were organized not only in villages and towns, but also in cities.
Bence niçin şehirlerde yaşadığımız tartışmasına giriş yapmak bir fırsat olacaktır.I think there's a real opportunity to engage in a discussion of why we live in cities.
Şehirlerde yaşıyorlar.They live in towns.
Şehirlerde yaratıcı gruplar inşa et; daha çok ARGE parkları yarat, vesaire.Build creative clusters in cities; create more R&D parks, so on and so forth.
Bunları, bilgilendirerek yapacağız. Şehirlerde kiliseler olacak. Sorunlar böyle çözülmez.You can't .. anything. otherwise it goes underground , it doesn't work
Ben, birçoğunuz gibi Dünya üzerinde şehirlerde yaşayan iki milyar kişiden biriyim.I, like many of you, am one of the two billion people on Earth who live in cities.
Ve Rusya'da olduğu gibi, şehirlerde ve kasabalarda birlikte yaşarlar.And, as in Russia, they are drawn together into towns and cities.
Küresel nufusun %50 si bugün şehirlerde yaşıyor.50 percent of the global population now lives in cities.
Durum şudur ki, Son adım bir sorun,... ... dünyanın yarısı kalabalık şehirlerde yaşıyor.The fact is, the last mile is the problem, and half the world now lives in dense cities.
5,000 yılda şehirlerde geçmişe doğru gidiyoruz.In 5,000 years, we've gone backwards in getting around cities.
Eğitim şehirlerde yapılabilecek temel olaydır.Education is the main event that can happen in cities.
Bu sonuç, kesinlikle neden her hafta 1 milyon insanın daha şehirlerde toplandığının nedenidir.This, no doubt, is the reason why a million people a week are gathering in cities.
San Francisco gibi şehirlerde sürdük.We've driven in cities, like in San Francisco here.
İkincisi, nüfus artışı ve şehirlerdeki insan yoğunluğu.Secondly, population growth and density into cities.
Önümüzdeki 50 yıl, nüfus artışının büyük kısmı şehirlerde olacak.Most of the population growth of the next 50 years will be in cities.
Sehirlerde yuz defa sergi actik bile.We have done already 100 exhibitions in the cities.
Tahminlere göre 2050'de bizim iki katımız kadar insan şehirlerde yaşayacaktır.By 2050, it's estimated that twice the number of us are going to be living in cities.
Bu da şehirlerdeki yiyeceklerle ilgili diğer bir mevzu:This is another thing about food in cities:
Biz gruplar halinde büyük şehirlerde — (Kahkaha) — ve küçük köylerde çalışırız.We work in groups, in big cities — (Laughter) — and in small villages.
İşte dünyadaki tüm kasabalarda ve şehirlerde tam olarak olan şey de bu ve kazanıyorlar.This is exactly what's happening in towns and cities all across the world and they're winning.
Şimdi, bugün şehirlerde yaşayan her üç insandan biri aslında bir gecekonduda yaşıyor.Now, one in three people living in cities today actually live in a slum.
Bu şehirlerdeki bu bölgeler aslında yasadışı bölgelerden daha canlı.These communities in these cities are actually more vital than the illegal communities.
Ülkenin dört bir yanındaki şehirlerde --In urban communities across this country --
Ama ne yazık ki, gezegendeki insanların çoğu bizimle aynı şehirlerde yaşamıyor.But unfortunately, most of the people on the planet don't live in the cites we live in.
Şehirlerde yaşayan 3.5 milyar insanınız olduğunda 2050'ye kadar 6 milyar olacak.When you have 3.5 billion people living in cities -- by 2050, it's going to be 6 billion people.
Bu Wushan, yeniden yerlestirilen en buyuk sehirlerden biri.This is Wushan, one of the largest cities that was relocated.
Bütün bu şehirlerde, yerel halk, ama yüzlercesi, resifler yaptılar.In each of these cities, the local citizens, hundreds and hundreds of them, have made a reef.
Günümüzde nüfusun yarısı kirli, tehlikeli... ...ve enerji israfı olan şehirlerde yaşamaktadır.Today, more than half our population lives in cities that are polluted dangerous and waste energy.
Lima harika bir şehir, ama dünyada yaşaması en güç olan şehirlerden biri.Lima is an incredible city, but it's one of the hardest cities to live in in the world.
Ve şehirlerde yaşayın ya da yaşamayın hepimiz bunu önemsemeliyiz.And we should all care about this whether you live in cities or not.
Kısaca şehirlerde sıkışıklık, kirlilik, hastalık ve tüm bu olumsuz unsurlar mevcut.So with cities, you also have congestion and pollution and disease and all these negative things.
Ancak beyin şehirlerden çok daha muhafazakardır.But the brain is still more conservative than the city.
Şehirlerde, çocukların %80'i üniversiteye gidiyor.In cities, 80 percent of kids go to college.
Ve bunun yanında, nüfus artışının yüzde doksanı şehirlerde gerçekleşiyor.And out of those, nine-tenths of the human growth population is occurring in cities.
Eğer diğer şehirlerdeki insanlarda sokaklara inerse belki ayrıcalıklar için herşey çok geç olacakIf the people take to the streets in other towns, maybe the concessions are too late.
Şehirlerde; rüzgar, su ya da kuş seslerini pek duymazsınız.In cities, you don't hear much of wind, water, birds. And that's a shame!
Şehirlerde üç milyar insanın beslenmesi gerekiyor.We must feed three billion people in cities.
İnkar edenlerin, öyle şehirlerde gezip dolaşması seni aldatmasın.Be not deceived by the comings and goings of unbelievers in the land.
Ve Biz, halkı zulmeden şehirlerden başkasını da yıkıma uğratıcı değiliz.We would never have destroyed cities if their inhabitants were not given to wickedness.
Öyleyse onların şehirlerde dönüp dolaşması seni aldatmasın.So do not let their activities in the land deceive you.
İlgili Sayfalar