şehirler ile cümle
şehirler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Gauldal'da Sør-Trøndelag eyaletine bağlı Midtre Gauldal ve Rennebu şehirleri bulunmaktadır.Reno slėnyje įsikūręs Bolonijos ir Kazalekjo di Reno miestai.
Bahş içindeki önemli şehirler: MehrSvarbesnės gyvenvietės prie kelio:
Fuat Bey'in gezeceği şehirleri kararlaştırdık.Apatanių kaimai gatvinio plano.
Şu anda nüfusun % 85'i şehirlerde yaşamaktadır.Maždaug 85 % populiacijos gyvena miestų teritorijose.
Komşu şehirler Floransalılara yardıma geldiler.Miestiečiai dalyvavo įkuriant Veneciją.
Fetih haberi alan şehirlerde, kalelerde fetih şenlikleri yapılırdı.Vilniuje buvo surengti vieši ginčai apie paveikslų garbinimą bažnyčioje.
Bulgaristan'ın en zengin şehirlerindendir.Vienas iš skurdžiausių Kosovo miestų.
Biletler, tüm şehirlerde çabuk satılıyor.Bilietai yra greitai parduodami visuose miestuose.
Mühlhausen, Duisburg ve Offenburg gibi bazı şehirlerse İmparator tarafından satıldı.Mõned müüdi keisri poolt, nagu Duisburg ja Offenburg.
Güney Adası'nın en büyük şehirleri Christchurch ve Dunedin'dir.Seal on ka Lõunasaare suurimad asulad Christchurch ja Dunedin.
Diğer tüm şehirlerle Helsinki'nin arasındaki mesafe buradan başlanarak ölçülmektedir.Seda loetakse Helsingi keskpunktiks, millest alates mõõdetakse teiste linnade kaugusi Helsingist.
Bu liste Ekvador'daki şehirleri içermektedir.Siin on loetletud Ecuadori linnad.
Bazı şehirlerse, Hohenstaufen gibi egemen hanedanların sona ermesiyle özgür hale geldi.Mõned linnad said vabaks tähtsate perekondade, nagu Hohenstaufenid, hääbumise tõttu.
Akiruno, 1995 yılında Akigawa ve Itsukaichi şehirlerinin birleşmesiyle kurulmuştur.Linn loodi 1995. aastal Akigawa ja Itsukaichi linna liitmisel.
Günümüzde de Afrika'nın en hızlı büyüyen şehirlerinden biri olarak kabul edilmektedir.Tänapäeval on see üks kiiremini kasvavaid Aafrika linnu.
Bu liste El Salvador'daki şehirleri içermektedir.Siin loetletakse El Salvadoris asuvaid lennujaamu ja lennuväljasid.
Hristiyanlık İspanya'ya ilk yüzyılda geldi ve ikinci yüzyılda şehirlerde oldukça yaygınlaştı.1. sajandil tutvustati Hispaaniale kristlust ning linnades sai see populaarseks juba 2. sajandil.
Büyük şehirlere çok sayıda göç vermiştir.Suurtesse korteritesse mahutati mitu perekonda.
Şehirlerde doğal düşmanları alıcı kuşlar bulunmaz.Looduses nahkhiirtel vaenlasi ei ole.
Almanya'nın muhafazakâr şehirlerinden biridir.See on üks Saksamaa rikkamaid külasid.
Hemen hemen tüm büyük şehirlerde buna rastlanır.Üldjoontes on neid võimalik leida peaaegu kõigist Eesti linnadest.
1972 yılında Villingen ve Schwenningen şehirlerinin birleştirilmesiyle oluşmuştur.Villingen-Schwenningen loodi 1972. aastal Villingeni ja Schwenningeni linna liitmise teel.
Diğer önemli şehirler Gouda, Dordrecht, Leiden, Delft ve Zoetermeer'dir.Teised tähtsamad ajaloolised linnad on Leiden, Dordrecht ja Delft.
Dünyanın en tehlikeli şehirlerinden biridir.Need on ühed kõige ohtlikumad kogu Euroopas.
Bölgede dünyaca ünlü şehirler bulunur: Portofino, Bordighera, Lerici, ve Cinque Terre.Mitmed piirkonna külad ja linnad on tuntud üle maailma: näiteks Portofino, Bordighera, Lerici ja Cinque Terre.
16 ve 17. yüzyıllarda, bazı Serbest Şehirler İmparatorluktan ayrıldı.16. ja 17. sajandil eraldati mitu riigilinna keisririigist väliste territoriaalsete muudatuste tõttu.
Şehirlerarası Festival Kupası finaline (Inter-Cities Fairs Cup) 1969 yılında ev sahipliği yaptı.Turniiri eelkäija on 1971. aastani peetud Messilinnade karikas (Inter-Cities Fairs Cup).
Sicilyalı Araplar kaybettikleri şehirler ve arazileri tekrar geri aldılar.Egiptus ja Süüria soovisid mõlemad kaotatud alasid tagasi vallutada.
Higashiōsaka 1 Şubat 1967 tarihinde Fuse, Kawachi ve Hiraoka şehirlerinin birleşmesiyle kurulmuştur.Linn loodi 1967 Fuse, Hiraoka ja Kawachi linna liitmise teel.
Şehirlerde yaşayan halk, ticaretle uğraşmaktaydı.Külas elavad juudid tegelesid kaubandusega.
Yeni Dünya’daki en eski şehirlerden birisi olup, koloni Brezilya’sının ilk başkenti unvanını da taşımaktadır.Kõigi Pühakute lahe kõrgele kaldale rajati Brasiilia esimene pealinn.
Şehirlerden biri bölgenin başkenti olarak tespit edilmiştir.Nähtavasti vaadeldakse kogu provintsi ühe linnalise asulana.
Bunlardan 18'i Jakarta'da bulunmakta, diğerleri Endonezya büyük şehirlerine yayılmış bulunmaktadır.Meeleavaldusi korraldati kokku 83 linnas, neist suurim toimus São Paulos.
Bu nüfusun %58,3'ü şehirlerde yaşamaktadır.Linnades elas 58,7% rahvastikust.
Gelderland ilinde önemli şehirler il baskenti Arnhem, Nijmegen ve Apeldoorn'dur.Suuremad linnad on Nijmegen, Arnhem ja Apeldoorn. koduleht
Ayrıca şehirlerdeki kamusal görevlendirmeler de değiştirilmelidir.Isegi kinokuulutused tuleb linnast maha korjata.
Nüfusun büyük bir kısmı büyük şehirlerde yaşamaktadır.Valdav osa inimesi elab suurlinnastutes.
Mahallede son yıllarda büyük şehirlere önemli miktarda göç yaşanmıştır.Peamiselt puudutab see maapiirkonnast suurtesse linnadesse viimase kümne aasta jooksul elama asunuid.
Bu bölgedeki başlıca şehirler Haseke, Kamışlı'dır.Tähtsad perekonnad linnas on Borzagad ja Zinid.
Ekonomik olarak çok gelişmiş bir bölgede yer alan şehir, Brezilya'nın en zengin şehirlerinden birisidir.Kõrgelt arenenud tööstusega osariik kuulub Mehhiko jõukamate piirkondade hulka.
Çok az kişi de şehirlerde yaşıyordu.Vähesel määral on neid linna elama tulnud.
Ayrıca Almanya'nın ve Fransa'nın diğer şehirleri ile bölgesel tren demiryolu bağlantıları da bulunmaktadır.Linnal on ka raudteeühendus suuremate Prantsusmaa linnadega.
Şehirlerin ileri karakolu vazifesindedir.Variku on linnaosa Tartu edelaosas.
Bu şehirler, orta çağ siyasetinin dengesizliğiyle bazen özgürlüklerini kazanırken bazen de kaybettiler.Linnad saavutasid (ja mõnikord kaotasid) oma vabaduse jõupoliitika muutuste kaudu.
Şehirlerinde gösterişli kaleler inşa etti.Linnade südametesse ehitati kõrghoonestatud rajoonid .
Köylerde ve şehirlerde sistematik olarak örgütlü komiteler kuruldu.Linnades ja alevikkude ehituspiirkondades asuvate rendimaade korraldamise seadus.
10,000 yıl önce avcı-toplayıcıyken sadece bir kaç bin yılda böylesine devasa şehirler üretmeye nasıl başladık?1만년 전 사냥꾼-채집자 무리에서 불과 몇 천년만에, 이 거대한 도시들을 구축해 냈나요?
10,000 yıl önce avcı-toplayıcıyken sadece bir kaç bin yılda böylesine devasa şehirler üretmeye nasıl başladık?Jak przeszliśmy od grup zbieracko-łowieckich 10 tys. lat temu do budowania tych gigantycznych miast?
10,000 yıl önce avcı-toplayıcıyken sadece bir kaç bin yılda böylesine devasa şehirler üretmeye nasıl başladık?la construirea acestor orașe gigant doar în câteva mii de ani?
10,000 yıl önce avcı-toplayıcıyken sadece bir kaç bin yılda böylesine devasa şehirler üretmeye nasıl başladık?זהו שחזור של בבל העתיקה, וזה טנוצ'טיטלאן. איך עשינו זאת? איך עברנו
10,000 yıl önce avcı-toplayıcıyken sadece bir kaç bin yılda böylesine devasa şehirler üretmeye nasıl başladık?كيف انتقلنا من صيادين من قبل عشر الف سنة الى بناء مدن ضخمة كهذه في بضع الف سنة؟
10,000 yıl önce avcı-toplayıcıyken sadece bir kaç bin yılda böylesine devasa şehirler üretmeye nasıl başladık?この数千年で巨大な都市を 数多く建てるまでになりました 実に奇跡的です そしてそのひとつの要因として
1850'lerde şehirler o kadar hızlı şekilde büyüyor ki, doğa çok özel bir anlam kazanıyor.V roce 1850 už existovalo mnoho velkých měst a příroda měla velice specifický význam.
1850'lerde şehirler o kadar hızlı şekilde büyüyor ki, doğa çok özel bir anlam kazanıyor.В 1850-х швидко розбудовувались міста, і природа була чимось особливим.
5,000 yılda şehirlerde geçmişe doğru gidiyoruz.5000년이 지나서, 우리는
5,000 yılda şehirlerde geçmişe doğru gidiyoruz.Dar în ultimii 5000 de ani nu am progresat în ceea ce privește deplasarea în orașe.
5,000 yılda şehirlerde geçmişe doğru gidiyoruz.En 5.000 años hemos ido hacia atrás en la manera de recorrer las ciudades.
5,000 yılda şehirlerde geçmişe doğru gidiyoruz.En 5000 ans, nous avons régressé pour les déplacements en ville.
5,000 yılda şehirlerde geçmişe doğru gidiyoruz.In 5.000 anni, siamo andati indietro nel raggiungere le città.
5,000 yılda şehirlerde geçmişe doğru gidiyoruz.In 5000 Jahren, habe wir uns innerhalb der Städte nicht weiterbewegt.