şehirler ile cümle

şehirler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Japonya güzel şehirlerle doludur. Örneğin, Kyoto ve Nara.Japan is full of beautiful cities. Kyoto and Nara, for instance.
Yokohama, Japonya'daki en büyük şehirlerden biridir.Yokohama is one of the largest cities in Japan.
Şehirlerimiz ciddi kirlenme sorunları yaratıyor.Our cities create serious pollution problems.
Suç, büyük şehirlerimizin çoğunda kesinlikle artmaktadır.Crime is certainly on the increase in many of our big cities.
Londra dünyandaki en büyük şehirlerden biridir.London is one of the largest cities in the world.
Londra'nın nüfusu, diğer tüm İngiliz şehirlerinden çok daha büyüktür.The population of London is much greater than that of any other British city.
Bayan Richards'la şehirler arası ihbarlı konuşma yapmak istiyorum.I'd like to make a person-to-person call to Mrs. Richards.
Paris dünyanın en büyük şehirlerinden biri.Paris is one of the largest cities in the world.
Şehirler-arası nasıl konuşabilirim?How can I make a long-distance call?
Şirketin büyük şehirlerde şubeleri var.The company has branches in all large cities.
Bu santral, tek başına çeşitli şehirlere elektrik sağlar.This power station alone provides several cities with electricity.
Şehirlerde hız sınırı 50 km / h dir.In towns, speed is limited to 50 km/h.
Şehirlerde, hız saatte 50 km ile sınırlıdır.In towns, speed is limited to 50 km/h.
Büyük şehirleri ziyaret etmekten hoşlanmam.I don't like visiting big cities.
Ticaret şehirlerin gelişmesine neden oldu.Commerce led to the development of cities.
Nehir şehirlere ve köylere su sağlar.The river supplies cities and villages with water.
Bütün büyük şehirlerin trafik sorunu var.All big cities have traffic problems.
Birçok ülkede, insanların büyük şehirlere gelmesinin asıl nedeni iş yüzündendir.In many countries, the main reason that people come to big cities is because of work.
Büyük şehirlerde, örneğin Londra'da, ağır dumanlı sis var.In large cities, in London for instance, there is heavy smog.
Cinayetler büyük şehirlerde çok yaygındır.Murders are very common in big cities.
Ben büyük şehirleri sevmem.I dislike big cities.
Şehirler köylerden büyüktür.Towns are larger than villages.
Hava şehirlerde kirlidir.Air is polluted in cities.
Tokyo en büyük şehirlerden biridir.Tokyo is one of the biggest cities.
Tokyo Japonya'daki bütün şehirlerden daha büyüktür.Tokyo is larger than any other city in Japan.
Japonya güzel şehirlerle doludur. Kyoto ve Nara, örneğin.Japan is full of beautiful cities. Kyoto and Nara, for example.
Japonya ile şehirler arası ihbarlı konuşma yapmak istiyorum.I'd like to make a person-to-person call to Japan.
O, gümüş ağaçları olan altın şehirler hakkında harika hikayeler duymuştu.He had heard wonderful stories about cities of gold with silver trees.
Onlar bir demiryolu ile şehirleri birbirine bağlamayı planlıyorlar.They are planning to connect the cities with a railroad.
Habarovsk, Rus Uzak Doğusu'nun en büyük şehirleri arasındadır.Khabarovsk is among the largest cities of the Russian Far East.
Bu şehirlerin trafik kuralları aynıdır.These cities have similar traffic rules.
Kiev Rus şehirlerinin anasıdır.Kiev is the mother of Russian cities.
Biz bütün büyük şehirleri gezdik.We toured all the major cities.
Londra, dünyanın en büyük şehirleri arasındadır.London is among the world's largest cities.
Paris, geçen sene gezdiğim şehirlerden bir tanesi.Paris is one of the cities I visited last year.
Şehirler heyecan verici yerlerdir, aynı zamanda stresli.Cities are exciting places, but also stressful.
Küresel ısınmadan dolayı, şehirler tamamen batırılmış olabilir.Due to global warming, cities could be completely submerged.
Teksas'ta küçük şehirlerde büyüdü.He grew up in small towns in Texas.
Müttefikler bütün önemli Irak şehirlerini kontrol altına aldı.The allies controlled all major Iraqi cities.
Büyük şehirlerde gece yarısından sonra hep olay olur.There is always trouble after midnight in big cities.
Güvercinler şehirlerde çok rahatsız edici kuşlardır.Pigeons are very bothersome birds in cities.
Tom gürültülü şehirleri sevmiyor.Tom dislikes noisy cities.
Şehirlerarası -Express alalım.Let's take the Intercity-Express.
Tom Mary'den telefonunda hiç şehirlerarası konuşma yapmamasını rica etti.Tom asked Mary not to make any long-distance calls on his phone.
Japonya'da Kyoto ve Nara gibi güzel şehirler vardır.In Japan there are beautiful cities, for example Kyoto and Nara.
Butan'ın milli sporu okçuluktur ve yarışmalar düzenli olarak çoğu şehirlerde düzenlenir.Bhutan's national sport is archery, and contests are regularly organized in most towns.
Büyük şehirlerde hava kirlidir.The air is polluted in the big cities.
Büyük şehirlerde çok miktarda suç var.There is a lot of crime in big cities.
İnsan şehirleri kalıntıları Dünyayı benekler.The remains of human cities dot the Earth.
Hindistan'da büyük şehirlerin etrafında birçok kırsal alan vardır.In India, there are lots of rural areas around big towns.
Biletler, tüm şehirlerde çabuk satılıyor.Tickets are selling fast in every city.
New York dünyadaki en büyük şehirlerden biridir.New York is one of the largest cities in the world.
Şehirlerden beyaz göçü önlemek kolay değildir.It's not easy to prevent white flight from cities.
Çünkü şehirlerde çevre kirliliği var.Because there's pollution in the cities.
Şehirleri seviyorum.I like cities.
Şehirleri sever misin?Do you like cities?
Dünyadaki en yeşil şehirlerden biri.It's one of the greenest cities in the world.
O, dünyanın en güzel şehirlerinden biri.It's one of the most beautiful cities in the world.
Bu, dünyadaki en büyük şehirlerden biri.It's one of the largest cities in the world.
O, dünyadaki en kirli şehirlerden biridir.It's one of the most polluted cities in the world.
İlgili Sayfalar