şehir ile cümle
şehir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Gence, Azerbaycan'daki en büyük şehirlerden biridir.Ganja is one of the biggest cities in Azerbaijan.
Orası Amerika'daki en belalı şehir.It's the deadliest city in America.
Hangi şehirdesin?In which city are you?
Hangi şehirdesiniz?In which city are you?
Gazete standları şehir boyunca oraya buraya dağılmıştır.Newspaper stands are scattered here and there throughout the city.
Tom hafta sonu için şehirde.Tom is in town for the weekend.
Bu şehirden gidecek olman beni üzüyor.That you will leave this town, saddens me.
Biz bu şehirde sizin gibi insanları istemiyoruz.We don't want people like you in this town.
Şehirde bir sürü insan var.There are a lot of people in the city.
Boston'un dünyadaki en iyi şehir olduğunu düşünüyorum.I think Boston is the best city in the world.
Büyüdüğüm şehir çok güzeldir.The city I grew up is very beautiful.
Şehir oldukça yakın, bisikletle gidilebilir.The city is quite near, one can go by bicycle.
Şehir bir düzlükte inşa edilmiştir.The city is built on lowland.
Büyük şehirler kapkaççılarla doludur.A big city is full of snatchers.
Sabang, Endonezya'nın en batısındaki şehirdir.Sabang is the westernmost city in Indonesia.
Merauke, Endonezya'nın en doğusundaki şehirdir.Merauke is the easternmost city in Indonesia.
Kiyiv Ruthenian şehirlerinin anasıdır.Kiyiv is the mother of Ruthenian cities.
Napoli Güney İtalya'daki en büyük şehirdir.Naples is the largest city in southern Italy.
Napoli İtalya'nın güneyindeki en büyük şehirdir.Naples is the largest city in southern Italy.
Kitapları şehir kütüphanesinden ödünç alırım.I borrow books from the city library.
Şehirde birçok güzel parklar vardır.The city has many beautiful parks.
Eski şehir popüler bir turistik yerdir.The old city is a popular tourist destination.
Şehirdeki en güzel kızsın.You're the prettiest girl in town.
Şehir ışıkları yüzünden yıldızlar sönük görünüyor.The stars seem dim because of the city lights.
Şehirden çık.Get out of town.
Kimsenin yaşamadığı, şehirden uzakta bir yerdeyiz.We're in the middle of nowhere.
Bu şehirde bazı güzel parklar vardır.There are some beautiful parks in this city.
Ben o şehirde yaşamıyorum.I don't live in that city.
Bu güzel şehirde doğduğun için şanslısın.You're lucky you were born in this beautiful city.
Şehir problemlerini çözmeye çalışıyorlar.They try to resolve the problems of the city.
Şehirin dinlenmek için harika bir yeri vardır.The city has a wonderful place to take a rest.
Şehirdeki herkes Tom'u sevmiyor.Not everyone in town likes Tom.
Tom birkaç gündür sadece şehirde.Tom is only in town for a few days.
Şehir merkezindeki şu yeni restoranı denemeliyiz.We should try that new restaurant downtown.
Tahran çok güzel bir şehir.Tehran is a very beautiful town.
Tahran en sevdiğim şehirdir.Tehran is my favorite town.
Benim doğduğum şehir çok güzeldir.The city in which I was born is very beautiful.
Listemdeki son şehir Boston'du.The last city on my list was Boston.
Bazı insanlar Boston'un tehlikeli bir şehir olduğunu söylüyorlar.Some people say Boston is a dangerous city.
Bence Boston dünyadaki en güzel şehir.I think Boston is the most beautiful city in the world.
Boston geçen yıl ziyaret ettiğim şehirlerden sadece biri.Boston is just one of the cities I visited last year.
629,313 nüfusu olan Oslo Norveç'teki en büyük şehirdir.Oslo is the largest city in Norway with a population of 629,313.
Oslo Norveçte en kalabalık şehirdir.Oslo is the most populous city in Norway.
Yaşadığımız şehir deniz kenarındadır.The town we live in is beside the sea.
Şehir bir kafestir.The city is a cage.
Tom sadece büyük bir şehirde yaşayan bir çiftlik çocuğu.Tom is just a farm boy living in a big city.
Tom gibi bir şehirli züppenin bir çiftlikte yaşamaktan mutlu olacağını düşünüyor musun?Do you think a city-slicker like Tom would be happy living on a farm?
Tom şehirde yaşamayı sevmiyordu ve büyüdüğü çiftliğe geri taşındı.Tom didn't like living in the city and moved back to the farm where he grew up.
Tom şehirde otopark ücreti tasarrufu yapmak için arkadaşlarıyla birlikte yolculuk yapar.Tom car-pools with friends to save on parking fees in the city.
Boston şehir merkezinde kurulmuş bir ofisimiz var.We have an office located in downtown Boston.
Tom Boston gibi büyük bir şehirde yaşamak istedi.Tom wanted to live in a big city like Boston.
Boston gerçekten ziyaret etmek istediğim şehirlerden biri.Boston is one of the cities that I really want to visit.
Boston büyük bir şehir.Boston is a great town.
Boston şehir merkezinde bir ev satın almak istedim ama göze alamadım.I wanted to buy a house in downtown Boston, but I couldn't afford it.
Tom'un dairesi şehir merkezine yürüme mesafesinde bulunmaktadır.Tom's apartment is located within walking distance of the city center.
Şehir harabeye dönmüştü.The city was in ruins.
Şehirde kalman gerekir.You should stay in town.
Onlar bana şehir dışına çıkmamı söyledi.They told me to get out of town.
Bana şehir dışına çıkmam söylendi.I've been told to get out of town.
Tom sana şehirde olduğumu söylemedi mi?Didn't Tom tell you I was in town?