Japonca’da “pembe”ye “şeftali rengi” denir.日本語ではスズメを漢字で「雀」と書き、雀色という色がある。
Şeftali oğlan, şeftali çocuk anlamına gelmektedir.Riječ "bulinac" znači bulino dijete.
Şeftali yetiştiriciliği köy ekonomisinin yaklaşık %70’ini oluşturur.Živočíšna výroba tvorí zhruba 70% celkovej produkcie sektora.
Japonca’da “pembe”ye “şeftali rengi” denir.Pärsia keeles kutsutakse roosat "صورتي", mis tähendab "näo värvi".
Ayrıca üzüm ve şeftali de yetiştirilmektedir.Levinud on ka puuvilja ja tsitrusviljade kasvatamine.
Ağlamayı bırakırsan sana şeftalimi vereceğim. Bak, al şunu.A co to?
Ağlamayı bırakırsan sana şeftalimi vereceğim. Bak, al şunu.Спри да плачеш, и ще ти дам прасковата си.
Ağlamayı bırakırsan sana şeftalimi vereceğim.Na, vzami. Kaj je to?
Ağlamayı bırakırsan sana şeftalimi vereceğim.Přestaň brečet a já ti dám moji broskev. Na, vem si ji.
Ağlamayı bırakırsan sana şeftalimi vereceğim.Σταμάτα να κλαις και θα σου δώσω το ροδάκινο μου.
Ağzın açık baktığın şeftali ise Marianne.Comoara la care te benoclezi e Marianne.
Ağzın açık baktığın şeftali ise Marianne.Die Hübsche da, der ihr schöne Augen macht, ist Marianne. - Ein ungewöhnlich großes Auto!
Ağzın açık baktığın şeftali ise Marianne.Die Hübsche da, der ihr schöne Augen macht, ist Marianne.
Ağzın açık baktığın şeftali ise Marianne.Esta preciosidad que estáis mirando con la boca abierta es Marianne.
Ağzın açık baktığın şeftali ise Marianne.Kaunotar, jota tuijotatte silmät selällänne, on Marianne. - Päivää.
Ağzın açık baktığın şeftali ise Marianne.La poupée que vous lorgnez s'appelle Marianne.
Ağzın açık baktığın şeftali ise Marianne.Puddingen som ni står och glor på heter Marianne. -Det var en ovanligt stor bil.
Başkası yemesin diye, çürük şeftali yiyor.Dia memakan apel busuk sehingga tak ada orang yang memakannya
Başkası yemesin diye, çürük şeftali yiyor.Ele comeu um pêssego estragado para que ninguém mais o fizesse.
Başkası yemesin diye, çürük şeftali yiyor.복숭아 먹을 때 남들 먹을 까봐 썩은 복숭아 먼저 집는 사람이야
Başkası yemesin diye, çürük şeftali yiyor.Se comió un durazno podrido para que nadie tuviera que comerlo.
Başkası yemesin diye, çürük şeftali yiyor.Навіть з'їв гнилий персик щоб той іншим не попався.
Başkası yemesin diye, çürük şeftali yiyor.لا يبالي بأكل دراقة فاسدة مادام هذا سيحمي الاخرين من أكلها
Batman pijamalarını giydirdim. Sonra ona Ronald Dahl'ın "James ve Dev Şeftali"sinden bir bölüm okudum.A seguir, li-lhe um capítulo de "James e o Pêssego Gigante" de Roald Dahl.
Biz dürüst iseniz, gerçekten, şeftali tür yanlışlıkla bu oynatılabilinir.Así que, en verdad si somos honestos, Peach es como accidentalmente jugable aquí.
Biz dürüst iseniz, gerçekten, şeftali tür yanlışlıkla bu oynatılabilinir.Damit ist hier, wenn wir ehrlich sind, Peach eigentlich nur zufällig spielbar.
Biz dürüst iseniz, gerçekten, şeftali tür yanlışlıkla bu oynatılabilinir.Dus eigenlijk is Peach min of meer per ongeluk speelbaar in dit game.
Biz dürüst iseniz, gerçekten, şeftali tür yanlışlıkla bu oynatılabilinir.그러니 정확히 보면 피치는 어쩌다보니 플레이 캐릭터가 된 겁니다
Biz dürüst iseniz, gerçekten, şeftali tür yanlışlıkla bu oynatılabilinir.Pour être vraiment honnête, Peach est devenue héroïne de manière accidentelle.
Biz dürüst iseniz, gerçekten, şeftali tür yanlışlıkla bu oynatılabilinir.Quindi, in realtà, per essere onesti, Peach è diventata giocabile in questo gioco abbastanza per caso.
Biz dürüst iseniz, gerçekten, şeftali tür yanlışlıkla bu oynatılabilinir.Så hvis vi skal være ærlige, så er det lidt af et tilfælde, at Peach er spilbar i dette spil.
Biz dürüst iseniz, gerçekten, şeftali tür yanlışlıkla bu oynatılabilinir.Także prawdę powiedziawszy, Peach jest niejako grywalna przez przypadek.
Biz dürüst iseniz, gerçekten, şeftali tür yanlışlıkla bu oynatılabilinir.ככה שבעצם, פיץ היא דמות הנתנת לשליטה די במקרה במשחק הזה.
Biz dürüst iseniz, gerçekten, şeftali tür yanlışlıkla bu oynatılabilinir.でも、短距離を飛べる能力を 持っていました。
Burnunuz taze şeftalilerin kokusuyla doldu.복숭아 향이 코 안으로 가득 퍼집니다.
Burnunuz taze şeftalilerin kokusuyla doldu.L'odore di pesca ha invaso il vostro naso.
Burnunuz taze şeftalilerin kokusuyla doldu.Pêssegos frescos rebentam no vosso nariz.
Bu tarafa, lütfen. - Şeftali millet. - Şeftali millet!Por aquí, por favor. - ¡Duraznos para todos! - ¡Duraznos para todos! - ¡Gracias!
-Çam fıstıklı... Çayınızı şeftalili mi limonlu mu istersiniz?Jordnöts dressing.....
-Çam fıstıklı... Çayınızı şeftalili mi limonlu mu istersiniz?-Pinenut dressing .. -Apakah kau ingin persik atau lemon untuk teh mu?
-Çam fıstıklı... Çayınızı şeftalili mi limonlu mu istersiniz?Sos de de pin Vrei lamaie sau piersica pentru ceai?
-Çam fıstıklı... Çayınızı şeftalili mi limonlu mu istersiniz?Z orzeszkami.. Brzoskwinia lub cytryna do twojej herbaty?
-Çam fıstıklı... Çayınızı şeftalili mi limonlu mu istersiniz?רוטב צנובר...האם את רוצה אפרסק או למון לתה שלך?
-Çam fıstıklı... Çayınızı şeftalili mi limonlu mu istersiniz?..صلصة الصنوبر هل ترغبين بالخوخ أم الليمون مع الشاي؟
-Çam fıstıklı... Çayınızı şeftalili mi limonlu mu istersiniz?レモン
Çayınızı şeftalili mi limonlu mu istersiniz?Cậu muốn trà đào hay trà chanh?
Çayınızı şeftalili mi limonlu mu istersiniz?- Möchten Sie Pfirsich oder Zitronentee?
Çayınızı şeftalili mi limonlu mu istersiniz?- Voudrez-vous de la pêche ou du citron pour votre thé ?
Çayınızı şeftalili mi limonlu mu istersiniz?Wilt U graag perzik of citroen voor uw thee?
Çayınızı şeftalili mi limonlu mu istersiniz?-Θέλεις ροδάκινο ή λεμόνι για το τσάι σου;
Çayınızı şeftalili mi limonlu mu istersiniz?- Вы хотите персиковый или лимонный чай?
Çürük şeftali planı mı?¿El durazno podrido?
Çürük şeftali planı mı?드디어 썩은 복숭아 작전!
Çürük şeftali planı mı?O plano do pêssego podre?
Çürük şeftali planı mı?Rencana apel busuk ?
Çürük şeftali planı mı?Операція "Гнилий персик".
Çürük şeftali planı mı?خطة الدراقة المتعفنة؟
Hatta bu kolye, ben çocukken şeftali çiçeği tohumların çıkmayı başardı.Aunque este collar, él lo hizo a partir de semillas de flores de durazno cuando yo era un niño.
Hatta bu kolye, ben çocukken şeftali çiçeği tohumların çıkmayı başardı.Ils ressemblaient à ce collier. Il les fabriquait avec des graines de fleur de pêche quand j'étais enfant.
Hatta bu kolye, ben çocukken şeftali çiçeği tohumların çıkmayı başardı.Mesmo este colar, ele fez fora de sementes de pêssego flores quando eu era criança.