Büyük Lakota savaşçısı ve şefi Çılgın At, Fort Robinson'da teslim oldu.Il grande guerriero e capo Lakota Cavallo Pazzo si arrende a Fort Robinson.
Büyük Lakota savaşçısı ve şefi Çılgın At, Fort Robinson'da teslim oldu.Kapitulerade den store Lakotakrigaren och hövdingen Crazy Horse vid Fort Robinson.
Büyük Lakota savaşçısı ve şefi Çılgın At, Fort Robinson'da teslim oldu.Ksatria dan kepala suku Lakota hebat bernama Crazy House menyerah di Fort Robinson.
Büyük Lakota savaşçısı ve şefi Çılgın At, Fort Robinson'da teslim oldu.Le grand guerrier et chef lakota du nom de Cheval-Fou capitule à Fort Robinson.
Büyük Lakota savaşçısı ve şefi Çılgın At, Fort Robinson'da teslim oldu.Marele războinic şi şef de trib Lakota, numit Cal Nebun a capitulat la Fort Robinson.
Büyük Lakota savaşçısı ve şefi Çılgın At, Fort Robinson'da teslim oldu.O grande guerreiro e chefe Lakota chamado Cavalo Louco rendeu-se em Fort Robinson.
Büyük Lakota savaşçısı ve şefi Çılgın At, Fort Robinson'da teslim oldu.Veliki Lakotski bojevnik in poglavar imenovan Nori konj se je predal pri Utrdbi Robinson.
Büyük Lakota savaşçısı ve şefi Çılgın At, Fort Robinson'da teslim oldu.Veľký lakotský bojovník a náčelník Splašnený Kôň sa vzdal v pevnosti Fort Robinson.
Büyük Lakota savaşçısı ve şefi Çılgın At, Fort Robinson'da teslim oldu.Velký lakotský válečník a náčelník Splašený kůň kapituloval u Fort Robinsonu.
Büyük Lakota savaşçısı ve şefi Çılgın At, Fort Robinson'da teslim oldu.Wielki wódz i wojownik Lakotów, Szalony Koń, ogłosił kapitulację pod Fort Robinson.
Büyük Lakota savaşçısı ve şefi Çılgın At, Fort Robinson'da teslim oldu.Ο μεγάλος αρχηγός και πολεμιστής των Λακότα ονόματι Τρελό Άλογο παραδίδεται στο Φορτ Ρόμπινσον.
Büyük Lakota savaşçısı ve şefi Çılgın At, Fort Robinson'da teslim oldu.Великий воин и вождь Лакота по имени Неистовый Конь сдался в Форте Робинссон.
Büyük Lakota savaşçısı ve şefi Çılgın At, Fort Robinson'da teslim oldu.Великият Лакота войн и главатар на име Луд Кон се предава във Форт Робинсън.
Büyük Lakota savaşçısı ve şefi Çılgın At,대 라코타 전사들과 족장인 크레이지 홀스는
Büyük Lakota savaşçısı ve şefi Çılgın At,הלוחם וצ'יף הלאקוטה הגדול ששמו סוס משוגע
Büyük Lakota savaşçısı ve şefi Çılgın At,المحارب والقائد الـ"لاكوتاوي" المسمى "الحصان الهائج"
Büyük Lakota savaşçısı ve şefi Çılgın At,ロビンソン砦で降伏しました
Çalıştığınız yerde ayrımcılıkla karşılaşırsanız, öncelikli olarak şefinizle iletişime geçin.Jos koet syrjintää töissä, ota yhteys ensin esimieheesi.
Çalıştığınız yerde ayrımcılıkla karşılaşırsanız, öncelikli olarak şefinizle iletişime geçin.Om du upplever diskriminering på arbetsplatsen ska du först ta kontakt med din förman.
Çalıştığınız yerde ayrımcılıkla karşılaşırsanız, öncelikli olarak şefinizle iletişime geçin.Si sufre discriminación en el trabajo, póngase en contacto con su superior.
Çalıştığınız yerde ayrımcılıkla karşılaşırsanız, öncelikli olarak şefinizle iletişime geçin.Si vous expérimentez la discrimination au travail, veuillez d'abord contacter votre supérieur.
Çalıştığınız yerde ayrımcılıkla karşılaşırsanız, öncelikli olarak şefinizle iletişime geçin.Если вы испытываете дискриминацию на работе, обратитесь сначала к вашему начальнику.
Çalıştığınız yerde ayrımcılıkla karşılaşırsanız, öncelikli olarak şefinizle iletişime geçin.إذا أحسست بالتمييز في العمل، فاتصل أولاً برئيسك بالعمل مثلاً.
Çalıştığınız yerde ayrımcılıkla karşılaşırsanız, öncelikli olarak şefinizle iletişime geçin.若不幸在工作单位遭受歧视,请首先联系您的上级。若问题没有解决,您可联系单位里的劳动保护监督员(
Dava ilerledi ,bankanın şefi Bay Morgan davaya dahil oldu.Alors que le jugement du litige progressait, M. Morgan, le président de la banque, déposa son témoignage.
Dava ilerledi ,bankanın şefi Bay Morgan davaya dahil oldu.Als der Fall bei Gericht weiterging, wurde der Präsident der Bank Mr. Morgan in den Zeugenstand gerufen.
Dava ilerledi ,bankanın şefi Bay Morgan davaya dahil oldu.À medida que o caso evoluiu, o Sr. Morgan, presidente do banco, prestou depoimento.
Dava ilerledi ,bankanın şefi Bay Morgan davaya dahil oldu.Bo bank nigdy nie posiadał tych pieniędzy.
Dava ilerledi ,bankanın şefi Bay Morgan davaya dahil oldu.Eftersom retssagen skred frem, indtog bankens direktør vidnestolen, -
Dava ilerledi ,bankanın şefi Bay Morgan davaya dahil oldu.În timp ce cazul progresa, preşedintele băncii, Dl. Morgan s-a prezentat la tribună.
Dava ilerledi ,bankanın şefi Bay Morgan davaya dahil oldu.재판이 진행되면서 은행장 모건씨가 발언했다
Dava ilerledi ,bankanın şefi Bay Morgan davaya dahil oldu.Kun oikeusjuttu jatkui, pankin johtaja Mr. Morgan tuli todistamaan.
Dava ilerledi ,bankanın şefi Bay Morgan davaya dahil oldu.Mientras el caso avanzaba en el tribunal el Presidente del Banco, el Sr. Morgan, tomó parte.
Dava ilerledi ,bankanın şefi Bay Morgan davaya dahil oldu.När rättsprocessen fortskred hördes bankens verkställande direktör Mr.
Dava ilerledi ,bankanın şefi Bay Morgan davaya dahil oldu.Na sodni obravnavi je pričal tudi predsednik banke g. Morgan.
Dava ilerledi ,bankanın şefi Bay Morgan davaya dahil oldu.Όσο προχωρούσε η δίκη, ο πρόεδρος της τράπεζας κος Μόργκαν πήρε το λόγο.
Dava ilerledi ,bankanın şefi Bay Morgan davaya dahil oldu.По ходу рассмотрения дела президент банка, мистер Морган, стоял на своём.
Dava ilerledi ,bankanın şefi Bay Morgan davaya dahil oldu.С развитието на делото, президента на банката, Г-н Морган, свидетелствал.
Dava ilerledi ,bankanın şefi Bay Morgan davaya dahil oldu.ومع تطور القضية , تقدم مورغان ليدلي بشهادته
Değil, daha sonra Yunus Tanrı'nın dünya çapında kaçmaya çalıştı shipmates, siz bak? Sefil bir adam!A se vedea voi nu, atunci, shipmates, că Iona a încercat să fugă la nivel mondial de la Dumnezeu?
Değil, daha sonra Yunus Tanrı'nın dünya çapında kaçmaya çalıştı shipmates, siz bak? Sefil bir adam!Ne voyez-vous pas alors, camarades, que Jonas cherché à fuir le monde de Dieu?
Değil, daha sonra Yunus Tanrı'nın dünya çapında kaçmaya çalıştı shipmates, siz bak? Sefil bir adam!Se ni inte då, skeppskamrater, som Jona försökte fly över hela världen från Gud?
Demek istiyorumki, sefil ve bilinmeyi mi yoksa sefil ve tanınmamayı mı tercih edersiniz?Aţi prefera să fiţi nenorociţi şi cunoscuţi, nenorociţi şi anonimi?
Demek istiyorumki, sefil ve bilinmeyi mi yoksa sefil ve tanınmamayı mı tercih edersiniz?Es decir, ?prefieren ser desgraciados y conocidos... o desgraciados y desconocidos?
Demek istiyorumki, sefil ve bilinmeyi mi yoksa sefil ve tanınmamayı mı tercih edersiniz?Ik bedoel, bent u liever ellendig en bekend, Of ellendig en anoniem?
Demek istiyorumki, sefil ve bilinmeyi mi yoksa sefil ve tanınmamayı mı tercih edersiniz?Myslím tím, byli byste radìji ubozí a známí nebo ubozí a neznámí?
Demek istiyorumki, sefil ve bilinmeyi mi yoksa sefil ve tanınmamayı mı tercih edersiniz?Ste rajši nesrečni in znani ali nesrečni in neznani? Neznani.
Demek istiyorumki, sefil ve bilinmeyi mi yoksa sefil ve tanınmamayı mı tercih edersiniz?Tôi có nghĩa là, bạn muốn được khổ sở và được biết đến, hoặc đau khổ và vô danh?
Demek istiyorumki, sefil ve bilinmeyi mi yoksa sefil ve tanınmamayı mı tercih edersiniz?Εννοώ, προτιμάτε να είστε μίζεροι και γνωστοί, ή μίζεροι και ανώνυμοι;
Diğer taraftan, eğer sefil hissediyorsan ve şöyle dersen, "Dinle...Al contrario, se vi sentite miserabili e dite "Ascolta ...
Diğer taraftan, eğer sefil hissediyorsan ve şöyle dersen, "Dinle...- Dimpotriva, daca te simti nefericit si spui: "Asculta-ma..."
Diğer taraftan, eğer sefil hissediyorsan ve şöyle dersen, "Dinle...Ezzel szemben, ha nyomorultul érzed magad és azt mondod:
Diğer taraftan, eğer sefil hissediyorsan ve şöyle dersen, "Dinle...[M] Au contraire, si tu te sens malheureuse et que tu dises :
Diğer taraftan, eğer sefil hissediyorsan ve şöyle dersen, "Dinle...[M:] En omgekeerd, als je je ellendig voelt en je zegt:
Diğer taraftan, eğer sefil hissediyorsan ve şöyle dersen, "Dinle...Na druhou stranu, pokud se cítíš bídně a řekneš:
Diğer taraftan, eğer sefil hissediyorsan ve şöyle dersen, "Dinle...Por el contrario, si te estás sintiendo miserable y dices: 'Escucha,
Diğer taraftan, eğer sefil hissediyorsan ve şöyle dersen, "Dinle...- Z drugiej strony, jeśli czujesz się nieszczęśliwa i powiesz:
Diğer taraftan, eğer sefil hissediyorsan ve şöyle dersen, "Dinle...- Но с другой стороны, если ты чувствуешь себя несчастной и скажешь: "Послушай,"
Diyordu ki... ..."en zor olanı denedin ve sefil bir halde başarısız oldun."Ai dat tot din tine şi ai eşuat lamentabil.
Diyordu ki... ..."en zor olanı denedin ve sefil bir halde başarısız oldun."Anda telah berusaha sekeras mungkin dan gagal total.