Akılsız içinden, ‹‹Tanrı yok!›› der. İnsanlar bozuldu, iğrençlik aldı yürüdü, İyilik eden yok. sazlar››.För sångmästaren, till Mahalát; en sång av David.
Akılsız içinden, ‹‹Tanrı yok!›› der. İnsanlar bozuldu, iğrençlik aldı yürüdü, İyilik eden yok. sazlar››.어리석은 자는 그 마음에 이르기를 하나님이 없다 하도다 저희는 부패하며 가증한 악을 행함이여 선을 행하는 자가 없도다
Akılsız içinden, ‹‹Tanrı yok!›› der. İnsanlar bozuldu, iğrençlik aldı yürüdü, İyilik eden yok. sazlar››.Náčelníkovi speváckeho sboru na nápev: Machlat čiže Tambura. Vyučujúci žalm Dávidov.
Akılsız içinden, ‹‹Tanrı yok!›› der. İnsanlar bozuldu, iğrençlik aldı yürüdü, İyilik eden yok. sazlar››.Přednímu z kantorů na machalat, vyučující žalm Davidův.
Akılsız içinden, ‹‹Tanrı yok!›› der. İnsanlar bozuldu, iğrençlik aldı yürüdü, İyilik eden yok. sazlar››.(Przedniejszemu śpiewakowi na Machalat pieśó Dawidowa nauczająca.)
Akılsız içinden, ‹‹Tanrı yok!›› der. İnsanlar bozuldu, iğrençlik aldı yürüdü, İyilik eden yok. sazlar››.Til sangmesteren; efter Mahalat*; en læresalme av David. / {* betydningen uviss.}
Akılsız içinden, ‹‹Tanrı yok!›› der. İnsanlar bozuldu, iğrençlik aldı yürüdü, İyilik eden yok. sazlar››.Veisuunjohtajalle; veisataan kuin: "Sairaus"; Daavidin mietevirsi.
Akılsız içinden, ‹‹Tanrı yok!›› der. İnsanlar bozuldu, iğrençlik aldı yürüdü, İyilik eden yok. sazlar››.למנצח על מחלת משכיל לדוד אמר נבל בלבו אין אלהים השחיתו והתעיבו עול אין עשה טוב׃
Akılsız içinden, ‹‹Tanrı yok!›› der. İnsanlar bozuldu, iğrençlik aldı yürüdü, İyilik eden yok. sazlar››.لامام المغنين على العود. قصيدة لداود قال الجاهل في قلبه ليس اله. فسدوا ورجسوا رجاسة. ليس من يعمل صلاحا.
Akılsız içinden, ‹‹Tanrı yok!›› der. İnsanlar bozuldu, iğrençlik aldı yürüdü, İyilik eden yok. sazlar››.〔 大 衛 的 訓 誨 詩 、 交 與 伶 長 、 調 用 麻 哈 拉 。 〕 愚 頑 人 心 裡 說 、 沒 有 神 。 他 們 都 是 邪 惡 、 行 了 可 憎 惡 的 罪 孽 . 沒 有 一 個 人 行 善
Akılsız içinden, ‹‹Tanrı yok!›› der. İnsanlar bozuldu, iğrençlik aldı yürüdü, İyilik eden yok. sazlar››.〔 大衛 的 訓誨詩 、 交與 伶長 、 調用 麻哈拉 。 〕 愚頑 人心 裡說 、 沒有神 。 他 們 都 是 邪惡 、 行了 可憎 惡 的 罪孽 . 沒有 一 個 人 行善
Babillilerin miktarları sazdan bir kalem yoluyla kil tabletlere yazdığını gösteriyor3300 évvel a Babilóniaiak agyagtáblákra összegeket véstek fel náddal.
Babillilerin miktarları sazdan bir kalem yoluyla kil tabletlere yazdığını gösteriyor3300 p.n.e. pokazują że Babilończycy rzeźbili liczby na glinianych tablicach za pomocą trzciny.
Babillilerin miktarları sazdan bir kalem yoluyla kil tabletlere yazdığını gösteriyorמציגים שהבבלים רשמו כמויות על לוחות חמר עם קנה סוף.
Babillilerin miktarları sazdan bir kalem yoluyla kil tabletlere yazdığını gösteriyorأن البابليين نقشوا الأرقام على ألواح فخارية من خلال القصبة
Babillilerin miktarları sazdan bir kalem yoluyla kil tabletlere yazdığını gösteriyor刻み付けていたことを示している。 彼らは、1を楔の形で、
‹‹Bataklık olmayan yerde kamış biter mi? Susuz yerde saz büyür mü?Azaż urośnie sitowie bez wilgotności? Izali urośnie rogoża bez wody?
‹‹Bataklık olmayan yerde kamış biter mi? Susuz yerde saz büyür mü?Či porastie trstina bez bahna? Či vyrastie rákos bez vody?
‹‹Bataklık olmayan yerde kamış biter mi? Susuz yerde saz büyür mü?¿Crece el papiro donde no hay pantano? ¿Crece el junco sin agua
‹‹Bataklık olmayan yerde kamış biter mi? Susuz yerde saz büyür mü?Cresce forse il papiro fuori della palude e si sviluppa forse il giunco senz'acqua
‹‹Bataklık olmayan yerde kamış biter mi? Susuz yerde saz büyür mü?,Creşte papura fără baltă? Creşte trestia fără umezeală?
‹‹Bataklık olmayan yerde kamış biter mi? Susuz yerde saz büyür mü?'Di tempat berair saja tumbuh gelagah; pandan hanya terdapat di tanah bencah
‹‹Bataklık olmayan yerde kamış biter mi? Susuz yerde saz büyür mü?Felnövekedik-é a káka mocsár nélkül, felnyúlik-é a sás víz nélkül?
‹‹Bataklık olmayan yerde kamış biter mi? Susuz yerde saz büyür mü?»Icke kan röret växa högt, där marken ej är sank, eller vassen skjuta i höjden, där vatten ej finnes?
‹‹Bataklık olmayan yerde kamış biter mi? Susuz yerde saz büyür mü?"Kann auch ein Rohr aufwachsen, wo es nicht feucht steht? oder Schilf wachsen ohne Wasser?
‹‹Bataklık olmayan yerde kamış biter mi? Susuz yerde saz büyür mü?`Kasvaako kaisla siinä, missä ei ole rämettä? rehottaako ruoko siinä, missä ei ole vettä?
‹‹Bataklık olmayan yerde kamış biter mi? Susuz yerde saz büyür mü?Kjer ni močvirja, zraste li trstičje? in brez vode obrodi li bičje,
‹‹Bataklık olmayan yerde kamış biter mi? Susuz yerde saz büyür mü?왕골이 진펄이 아니고 나겠으며 갈대가 물 없이 자라겠느냐
‹‹Bataklık olmayan yerde kamış biter mi? Susuz yerde saz büyür mü?Le jonc croît-il sans marais? Le roseau croît-il sans humidité?
‹‹Bataklık olmayan yerde kamış biter mi? Susuz yerde saz büyür mü?Pode o papiro desenvolver-se fora de um pântano. Ou pode o junco crescer sem água?
‹‹Bataklık olmayan yerde kamış biter mi? Susuz yerde saz büyür mü?Sậy há mọc nơi chẳng bưng bàu ư ? Lác há mọc lên không có nước sao ?
‹‹Bataklık olmayan yerde kamış biter mi? Susuz yerde saz büyür mü?Sậy há mọc nơi chẳng bưng bàu ư? Lác há mọc lên không có nước sao?
‹‹Bataklık olmayan yerde kamış biter mi? Susuz yerde saz büyür mü?Vokser der Siv, hvor der ikke er Sump, gror Nilgræs frem, hvor der ikke er Vand?
‹‹Bataklık olmayan yerde kamış biter mi? Susuz yerde saz büyür mü?Vokser sivet op hvor det ikke er myrlendt? Blir starrgresset stort uten vann?
‹‹Bataklık olmayan yerde kamış biter mi? Susuz yerde saz büyür mü?Zdali roste třtí bez bahna? Roste-liž rákosí bez vody?
‹‹Bataklık olmayan yerde kamış biter mi? Susuz yerde saz büyür mü?Θαλλει ο παπυρος ανευ πηλου; αυξανει ο σχοινος ανευ υδατος;
‹‹Bataklık olmayan yerde kamış biter mi? Susuz yerde saz büyür mü?Никне ли рогоза без тиня? Расте ли тръстиката без вода?
‹‹Bataklık olmayan yerde kamış biter mi? Susuz yerde saz büyür mü?поднимается ли тростник без влаги? растет ли камыш без воды?
‹‹Bataklık olmayan yerde kamış biter mi? Susuz yerde saz büyür mü?היגאה גמא בלא בצה ישגה אחו בלי מים׃
‹‹Bataklık olmayan yerde kamış biter mi? Susuz yerde saz büyür mü?هل ينمي البردي في غير الغمقة او تنبت الحلفاء بلا ماء.
‹‹Bataklık olmayan yerde kamış biter mi? Susuz yerde saz büyür mü?蒲 草 沒 有 泥 、 豈 能 發 長 . 蘆 荻 沒 有 水 豈 能 生 發
‹‹Bataklık olmayan yerde kamış biter mi? Susuz yerde saz büyür mü?蒲草 沒 有泥 、 豈能 發長.蘆荻沒 有 水 豈 能 生發
Bazı arkeologlar bunun sazdan yapılma bir şapka olduğunu iddia ettiler.Algunos arqueólogos han sugerido que esto podría ser un sombrero de caña que lleva.
Bazı arkeologlar bunun sazdan yapılma bir şapka olduğunu iddia ettiler.Alguns arqueólogos têm sugerido ela pode estar a usar um chapéu de palha.
Bazı arkeologlar bunun sazdan yapılma bir şapka olduğunu iddia ettiler.Certains archéologistes ont suggéré qu'elle pourrait en fait porter un peigne en roseau.
Bazı arkeologlar bunun sazdan yapılma bir şapka olduğunu iddia ettiler.Einige Archäologen vermuten, dass dies möglicherweise ein Reed-Hut, die sie trägt.
Bazı arkeologlar bunun sazdan yapılma bir şapka olduğunu iddia ettiler.몇몇 고고학자들은 그녀가 쓰고 있는 것이 갈대로 짠 모자일 것이라고 주장한 바 있죠.
Bazı arkeologlar bunun sazdan yapılma bir şapka olduğunu iddia ettiler.Někteří archeologové se domnívají, že by mohlo jít o klobouk z rákosí.
Bazı arkeologlar bunun sazdan yapılma bir şapka olduğunu iddia ettiler.Niektórzy archeolodzy sugerowali, że może być to trzcinowy kapelusz.
Bazı arkeologlar bunun sazdan yapılma bir şapka olduğunu iddia ettiler.Sommige archeologen hebben gesuggereerd dat dit wellicht een rieten hoed is die ze draagt.
Bazı arkeologlar bunun sazdan yapılma bir şapka olduğunu iddia ettiler.Есть предположение, что это шапка из тростника.
Burnuna sazdan ip takabilir misin, Kancayla çenesini delebilir misin?( 40 : 21 ) Có_thể xỏ một sợ mây qua mũi nó , Và soi hàm nó bằng một cái móc ư ?
Burnuna sazdan ip takabilir misin, Kancayla çenesini delebilir misin?(40:21) Có thể xỏ một sợ mây qua mũi nó, Và soi hàm nó bằng một cái móc ư?
Burnuna sazdan ip takabilir misin, Kancayla çenesini delebilir misin?(40:21) Mettras-tu un jonc dans ses narines? Lui perceras-tu la mâchoire avec un crochet?
Burnuna sazdan ip takabilir misin, Kancayla çenesini delebilir misin?(40:21) вденешь ли кольцо в ноздри его? проколешь ли иглою челюсть его?
Burnuna sazdan ip takabilir misin, Kancayla çenesini delebilir misin?40:26 Kannst du ihm eine Angel in die Nase legen und mit einem Stachel ihm die Backen durchbohren?
Burnuna sazdan ip takabilir misin, Kancayla çenesini delebilir misin?Dapatkah engkau memasang tali pada hidungnya ataupun kait besi pada rahangnya
Burnuna sazdan ip takabilir misin, Kancayla çenesini delebilir misin?Húzhatsz-é gúzst az orrába, az állát szigonynyal átfurhatod-é?
Burnuna sazdan ip takabilir misin, Kancayla çenesini delebilir misin?Hvem gav mig noget først, så jeg skulde gi ham vederlag? Alt under himmelen hører mig til.
Burnuna sazdan ip takabilir misin, Kancayla çenesini delebilir misin?Hvem møder den og slipper fra det hvem under hele Himlen?