Ana içeriğe geç
Sözlük

şartlar ile cümle

şartlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Seçim son derece zor şartlar altında yapıldı.Osuđeni su u vrlo upitnim okolnostima.
Diş implantlarının uzun dönem başarısının ön şartları sağlıklı kemik ve dişetidir.Preduvjeti za dugoročni uspjeh oseointegracije dentalnih implantata su zdrava kost i gingiva.
Sosyal psikoloji toplumsal şartların insanlar üzerindeki etkisini araştıran bilim dalıdır.Socijalna psihologija je znanost o tome kako socijalne prilike ugrožavaju ljude.
Google'ın tüm ürünleri için tek bir hizmet şartları ve gizlilik politikası seti vardır.Google ima jedinstveni set uvjeta pružanja usluge i pravila o privatnosti za sve svoje proizvode.
Bazı şeylerin gerçekleşmesi için, şartların da değişmesi gerekiyordu.Kako bi se to ostvarilo, trebalo je napraviti neke izmjene.
Bitkisel üretim iklim şartları nedeniyle gelişmemiştir.Poljoprivreda je slabo razvijena zbog nepovoljnih klimatskih uvjeta.
Yeni şartlara uymakta zorluk çekmektedir.Stoga je od velike važnosti pridržavati se sljedećih pravila.
Çok zor şartlar altında yaşamaktadır.Živjeli su u teškim uvjetima.
Eğim açısı, virajın bulunduğu yerin şartlarına göre belirlenir.Dobivanje bodova, ovisno o mjestu na kojem je zaustavljeno tele.
Bu tip musluklar yalnızca dondurucu hava şartlarının olmadığı ortamlarda kullanılırlar.Zbog toga ih nema u područjima s trajno hladnom klimom.
Bundestag meclisi tüm Almanya halkı tarafından eşit şartlarda seçilir ve Alman halkını temsil eder.Njemački Bundestag usvaja zakon kojim su pomilovani svi homoseksualci osuđeni u nacističkoj Njemačkoj.
Bu kez Roma ordusu için şartlar gittikçe kötüleşmeye başlamıştı.Ubrzo su se odnosi s Rimljanima počeli pogoršavati.
Bu şartlar karşısında bina ihtiyacının karşılanması için yeni bir okul arsası arayışı başladı.Zbog pomanjkanja školskog prostora pokrenuta je inicijativa za izgradnjom nove školske zgrade.
Kabul edilen birkaç eser ise kötü şartlarda sergileniyordu.Jedno je Zavorovićevo djelo nestalo u nesretnim okolnostima.
İdeal şartlarda zirvesi, sahil şehri Guayaquil'den görülebilir.Pri dobrej viditeľnosti je zahliadnuteľný až z pobrežia, z mesta Guayaquil.
İki yıl çok ağır şartlar altında kaldı.Postavili ho za dva roky vo veľmi náročných podmienkach.
Kız kardeşleri gibi Emily'nin sağlığı da evde ve okuldaki zor şartlar sebebiyle zayıflamış, kötüleşmiştir.Tak, ako jej sestry, i Emily mala veľmi krehké zdravie, podlomené drsným životom doma i v škole.
Modern uçaklarda zorunlu inişi gerektirecek şartlar nadiren oluşur.Na súčasných veľkých plachetniciach sa oblohová plachta vyskytuje zriedkavo.
Bizler, acımasız bir dünyanın şartlarını protesto etmek için devrimci bir intihar eylemi gerçekleştirdik.”"Snažím sa nastoliť všeobecný mier v protiváhe k revolúcii."
Dış çevre şartlarına dayanıksızdır.Vo vonkajšom prostredí nie je stabilný.
Sıradan insanların için çalışma şartları onları memnun etmiyordu ve tehlikeliydi.Pre toto ich masy ľudu neobľubovali a oni nemali vplyv na bežný ľud.
Normal şartlarda sıvı durumda bulunan, içilebilen akışkan madde.Za bežných podmienok stabilná látka.
Ancak okulun şartları çok da iyi değildi.Pre profesorov nebola situácia lepšia.
Yine de normal şartlarda görülen Beyaz uçlu saldırısı oldukça azdır.Pozoruhodné je, že aktivita EKS je za normálnych okolností nízka.
Ama bu şartlarda her şey şimdiye kadar olduğu gibi olmalı.Zatiaľ všetko prebiehalo podľa plánu.
Sigorta genel şartları.Zákon o poisťovníctve .
Bu zikir yapılırken bâzı şartlara riayet etmek gerekir.Uznanie koncilu podmienili splnením týchto požiadaviek.
Bildiğimiz pişmaniyenin ev şartlarında yapılanıdır.Okolnosti vzniku diela sú známe.
Sebahattin’e göre istibdat toplumun şartlarının bir getirisiydi.Podľa Sainsaulieho to môžu byť formy spojené s povolaním jedinca.
Askeri bir bozgunun ardından 244 yılında Gordian III, hala tartışılan şartlar altında öldü.Po vojaškem porazu s Perzijci je Gordijan III. leta 244 umrl v okoliščinah, ki so še vedno predmet razprav.
SDEWES Merkezi Tüzüğüne göre, üyelik eşit şartlarda herkese açıktır.Po Statutu Centra SDEWES se lahko vsakdo pod enakimi pogoji prijavi za članstvo.
Atina’ya ilk olarak ne şartlar altında gittiği bilinmemektedir.Ni znano kako je prvič prišla v Atene.
Çok zor şartlar altında yaşamaktadır.Delala je v zelo slabih pogojih.
Bu savaş çok ümitsiz şartlar içinde olacaktı.Tam sta živela v skrajno brezupnih razmerah.
Normal şartlar altında bile bazı T hücreleri ve antikorlar kendinden-olan peptidlerle tepkimeye girerler.T-celice in protitelesa tudi pod normalnimi pogoji reagirajo na telesu lastne peptide.
1990 yılından sonra ise belli şartlarla adaya giriş izni verilmiştir.Tujcem je bil zato do leta 1990 dostop do in na otok prepovedan.
Ama Haçlılar bu şartları kabul etmediler.Križarji so njegove pogoje sprejeli.
İslam inancında imanın şartlarından biri "kitaplara iman"dır.Muhammad) Verovanje v svete knjige je za muslimane eden od verskih stebrov.
Çok çetin geçen kış şartlarını saymazsak köy yaşamaya değer bir yerleşim yeridir.Hudo zimo so na posesti Pustota, kamor jih je bil napotil župan, preživeli dokaj dobro.
Bu işlem sırasında bazı şartlara dikkat etmek gerekmektedir.Seveda je potrebno pri tem upoštevati določena pravila glede odlaganja kart.
Antakya'da naip olan yeğeni Tancred, Antlaşma'nın şartlarını reddetti.Njegov nečak Tankred, ki je bil antioški regent, je pogodbo zavrnil.
Herakleios, kendi imparatorluğunun da bitkin olduğunu bilerek sert şartlar uygulamadı.Ta je zahteval ostre pogoje vedoč, da je bil tudi njegov imperij izčrpan.
İki yıl çok ağır şartlar altında kaldı.Sledili sta dve hudi leti.
Siyasi Partiler Kanunun 36. Maddesi partilerin seçimlere katılma şartlarını beyan eder.Zakon določa naslednje volilne enote:
İyi giyimlilerden, eğitimlilerden, zenginlerden ve iyi şartlarda doğmuş olanlardan nefret ederdi.Po Amijanu je "sovražil lepo oblečene, izobražane in premožne ljudi iz uglednih družin".
Bunun yerine Keynes'e uygun şartlarla kredi teklif edildi.Namesto nje je bil k izboru povabljen Clemens.
2 Yarışlar kötü hava şartları nedeniyle iptal edildi.Druga serija je bila odpovedana zaradi močnega vetra.
Mezarı kötü şartlardaydı ve iskeletten bütün kalanlar bulunmamıştı.Truške so bile zelo razčlenjene in cerkev v Vršiču ni bila lahko dostopna vsem njenim obiskovalcem.
Bu şartlar orduyu yeni bir lider aramaya itti.Šios aplinkybės vertė armiją ieškoti naujo vado tarp savų.
İtalya merkezli takım bu sezonda 2015 yılının teknik şartlarına göre hazırlanmış Ferrari motoruyla yarışacak.Italų gamintojas tieks 2015 m. sezone naudotus gamyklinės Ferrari ekipos variklius.
Bu kararlar İzlanda'nın savaş zamanında sahip olduğu iyi yaşam şartlarını sürdürmek için alınmıştı.Taip buvo stengiamasi išlaikyti islandų pragyvenimo standartą tokį pat aukštą, koks buvo karo metais.
Normal hava şartlarında veya volkanik faaliyetlerden dolayı doğal olarak oluşabilir.Migla gali atsirasti dėl savaiminių gamtinių sąlygų ar vulkaninio aktyvumo.
Şartlar giderek ağırlaşıyor.Liga vis sunkėja.
Ağır çalışma şartları.Darbo sąlygos buvo sunkios.
Sırplar ültimatomun şartlara uymak zorunda kaldı.Tarpukariu vykdavo retos proginės pamaldos.
Aynı kış şartları altındaydılar ama, en azından giysi yönünden daha iyi teçhiz edilmişlerdi.Nors jie ir nebuvo visiškai vienodi, tačiau, pvz., aprangos spalva buvo reglamentuojama.
Bunun mümkünü olabilmesi için elbette uygun şartlar sağlanmalıdır.Viskas gali atsirasti tada, kai susiklosto tinkamos sąlygos.
Olanlarda da zamanın şartlarına uygun değişimler gözlenmektedir.Tie patys debatai pritaikomi ir laiko sąvokai.
Bunlar olmazsa olmaz şartlardır.Gali būti ir be jų.
2 Yarışlar kötü hava şartları nedeniyle iptal edildi.Lenktynės sustabdytos dėl pavojingų sąlygų.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod