Andrea del Sarto 16 Temmuz 1486'de Floransa'da bir terzinin üçüncü oğlu olarak doğdu.Andrėa del Sartas gimė 1486 liepos 16 d. Florencijoje.
Aynı kış şartları altındaydılar ama, en azından giysi yönünden daha iyi teçhiz edilmişlerdi.Nors jie ir nebuvo visiškai vienodi, tačiau, pvz., aprangos spalva buvo reglamentuojama.
Bunun mümkünü olabilmesi için elbette uygun şartlar sağlanmalıdır.Viskas gali atsirasti tada, kai susiklosto tinkamos sąlygos.
Olanlarda da zamanın şartlarına uygun değişimler gözlenmektedir.Tie patys debatai pritaikomi ir laiko sąvokai.
Bunlar olmazsa olmaz şartlardır.Gali būti ir be jų.
2 Yarışlar kötü hava şartları nedeniyle iptal edildi.Lenktynės sustabdytos dėl pavojingų sąlygų.
Bu hazırlıklar çay töreninin mükemmelliği için şarttır.Šis žingsnis laikomas esminiu arbatos ceremonijos pasiruošime.
Cersei Lannister Robb'un şartlarını reddeder.Ji pasisako už Boriso Stomachino išlaisvinimą.
Filmin uzun metrajlı ya da sinemalarda gösterilmiş olması şart değildir.Filmas kandidatas neprivalo būti pilnametražis ar jau rodytas kino teatro ekranuose.
Şehir komutanı General Conon bu şartları 30 gün bekledikten sonra kabul edeceğini bildirdi.Būriui vadovaujantis kapitonas Abstonas nusprendžia keletą dienų palaukti, kol šis pasijus geriau.
Böylece mescit ve camilerde vaiz ve hatiplerin beyaz renkli cübbeler giymeleri şartı konuldu.Anksčiau per Vėlines ir pamaldose už mirusiuosius kunigai galėjo vilktis gedulingos juodos spalvos drabužius.
Aynı şekilde şartlar da bütünsel ve analitik olmalıdır.Jutikliai būna diskretiniai ir analoginiai.
Sartre, 1964 yılında kendisine verilmek istenen Nobel Edebiyat Ödülünü geri çevirmiştir.1964 metais Sartras atsisakė jam skirtos Nobelio literatūrinės premijos.
Tüm vatandaşların en az dokuz sene okul eğitimi görmesi şart.Mokinys, norintis pasiekti 9 metų (devynmetės) gimnazijos abitūrą, iš viso turi mokytis 4 semestrus.
İnsanlar Dünya’nın yüzeyindeki şartlara uyum sağlamak için en iyi şekilde adapte olmuşlardır.Jie – labiausiai prisitaikę gyventi sausumoje augalai.
Fakat ağanın bir şartı vardır, köye dönmeyeceklerdir.Dubininkas – nykstantis kaimas, neturįs realių galimybių atgimti.
Bu bursu almanın ve ABD'de okumanın temel şartlarından birisi de iyi derecede İngilizce bilmektir.Vienas pagrindinių reikalavimų – mokėti anglų kalbą – tampa privalomas visiems.
O yıl 25 Ekim 1735'te Vidin kalesi muhafızlığı yapmak şartı ile Niğbolu sancak beyi görevine atandı.1735 metais gavo vadovauti husarų įgulai.
Bu mesajları tanımlamak, mesajların hangi yollardan yayıldığını çalışabilmek için şarttır.Tam kad tos žinutės būtų nustatytos, reikia gerai išstudijuoti visus metodus, kuriais jos yra skleidžiamos.
Fakat Hanna eğer tekrar evlenirse miras şartlarına göre eski kocasından kalan serveti kaybedeceğini açıklar.Hanna aga teatab, et niipea, kui ta uuesti abiellub, kaotab ta kogu varanduse.
İyi şartlar altında sağlıklı bir dişi tapir her iki yılda bir yavrulayabilir.Heades tingimustes võib emane taapir poegida üle aasta.
Şartlar giderek ağırlaşıyor.Tasandid lähevad järjest raskemaks.
Yarattığı terimlerin kabul gördüğü ilk önemli varoluşçu ise Jean-Paul Sartre'dır.Eksistentsialismi tähtsaimaks autoriks peetakse Jean-Paul Sartre'it.
Materyalin herhangi bir kopyasının, değiştirilmiş dahi olsa, aynı lisansı taşımasını şart koşar.See sätestab, et kõik koopiad lähtematerjalist, isegi muudetud kujul, peavad olema sama litsentsi all.
Reiki için inanmak şart değildir.Usutunnistust pole vaja pimesi omaks võtta.
Ancak okulun şartları çok da iyi değildi.Kas kool on piisavalt panustanud?
Antlaşma şartlarına göre Kudüs Müslümanların kontrolünde kalacaktı.Jeruusalemm oli endiselt muslimite valduses.
Sigorta genel şartları.Kindlustuslepingute seadus.
1952 yılının ağustos ayında şartlı tahliyesinden sonra, Şikago'da Elijah Muhammed'i ziyaret etti.Kui Malcolm 1952 vanglast vabanes, läks ta Chicagosse, et Elijah Muhammadiga tutvuda.
Almanya kayıtsız şartsız teslim oldu.Otsustati rahulduda üksnes Saksamaa tingimusteta kapituleerumisega.
Dilekçe verilmesi şart değildir.Äraütlemine ei nõua vabandamist.
Soy gazlar; standart şartlar altında renksiz, kokusuz, tatsız ve yanmazdır.Väärisgaasid on standardtingimustes värvitud, lõhnatud, maitsetud ja mittesüttivad.
Antlaşma şartlarına göre Schleswig Prusya'ya, Holstein ise Avusturya'ya kalacaktı.Pärast võidukat sõda sai Preisimaa enda hallata Schleswigi, Austria Holsteini.
Bu protokol şartları SSH-1 ve SSH-2 olmak üzere iki önemli sürüm üzerinden birbirinden ayrılır.Protokolli kirjeldus eristab kahte peamist versiooni, mis on tuntud kui SSH-1 ja SSH-2.
Bu tip musluklar yalnızca dondurucu hava şartlarının olmadığı ortamlarda kullanılırlar.Samas saab sellist külmutit kasutada kohas, kus elekter puudub.
Meşhur Gemin Beli geçidinden dolayı ulaşım özellikle kış aylarında çok zor şartlar altında gerçekleşmektedir.Kuid see muutis laeva juhtimise raskeks, eriti talvel.
8 Mayıs 1945 tarihinde Almanya Müttefik Devletler'e kayıtsız şartsız teslim oldu.8. mail 1945 Saksamaa kapituleerus tingimusteta.
Fakat Mimi hiç kayıtsız şartsız sevebileceği bir erkeği beklediğini söyler.Inimene on unustanud, mis tunne on olla tingimusteta armastatud.
Bu şartlardan herhangi bir sağlanmazsa Beer yasasından sapma olur.Kui sellised vead on välistatud, alles siis satub kahtluse alla Ohmi seadus.
Bu yüzden de borcun şartlarını o derece ağır tutarlar.Seega, liiga suured võlad suurendavad võla maksumust.
Burada çevrimin ideal şartlarda olduğu varsayılır.Järgnevad lähendused kehtivad vaid ideaalsete pindade korral.
Her iki durumda da çözüm, ölçümü düzeltmek için fazladan şartların kullanılmasıdır.Mõlemal juhul mõõdetakse aega, mis kulub sõna ütlemisele.
Doc Mccoy şartlı tahliye ile hapisten çıkmıştır.Maksim Gorki lasti kautsjoni vastu vabaks.
Bu antlaşmanın bazı şartları şunlardır: Venedikliler Osmanlı sularında ticaret yapma hakkını kazandılar.Alles saja aasta pärast suutsid Veneetsia kaupmehed saavutada kauplemisõiguse Osmanite riigi sadamates.
1998'de şartnameler istikrarlı bir hale geldi.1998. aastal tundus aeg olevat küps.
Altı yıl hapis yattıktan sonra 1 Ağustos 2014'te şartlı tahliyeyle salıverildi.Kevadel 2009 lasti ta pärast peaaegu 16 aastat kestnud vangistust tingimisi vabaks.
Kapsül yumurtaları düşmanlardan ve kötü hava şartlarından korur.Igihaljaid liike kaitstakse ereda päikese ning madalate temperatuuride eest.
Kişinin, vergi mükellefi olabilmesi için; iki şartın varlığından söz edilmesi gereklidir.AASi täisliikmeks saamisel on vajalik kahe olemasoleva täisliikme soovitus.
Çobanın yaşama şartları her mevsime göre değişir.Seemnete kvaliteet varieerub suuresti kogu varisemise aja jooksul.
Böylece toprağın ısı şartları da değişmiş olmaktadır.Nende peatuste vahel on olnud ka peatus Kliima.
Her gün aynı zamanda verilmesi şartıyla, gün içinde de her zaman diliminde uygulanabilirler.Võimaluse korral võiks koosolekud ajastada iga kuu samale ajale.
Salome dans etmek için bir ön şart koyar.Seetõttu otsustati Salome tantsuks kasutada tantsijat.
Bu şartları sağlamadan uygulama yapan kişiler suç işlemiş olurlar.Need kuritegude eest vastutajad, kes enne enesetappu ei sooritanud, mõisteti ka süüdi.
Yüz milyonlarca yıl önce, gezegendeki ilk birkaç bakteri benzer şartlarda gelişmiş olabilir.Tõenäoliselt juhtus see esimese 100 miljoni aasta jooksul planeedi tekkimisest.
112 Suomi mobil uygulamasını telefonunuza yüklediyseniz, tam olarak nerede olduğunuzu bilmeniz şart değildir.إذا قمت بتحميل تطبيق الهاتف الجوال المجاني 112 Suomi في هاتفك، فلن تكن بحاجة إلى الإبلاغ عن مكان وجودك.
112 Suomi mobil uygulamasını telefonunuza yüklediyseniz, tam olarak nerede olduğunuzu bilmeniz şart değildir.当您拨打紧急救助电话 112 时,请务必:
16.000 sene önce son buzul azami seviyesine ulaştı ama 70.000 yıl önce şartlar çetinleşmişti.우리는 약 16,000년 전 최대빙하기를 맞습니다. 그러나 기본적으로 70,000년 전, 정말로 가혹했습니다.
16.000 sene önce son buzul azami seviyesine ulaştı ama 70.000 yıl önce şartlar çetinleşmişti.7万年前からすでに 状況は厳しいものでした とても寒く 北半球には 巨大に発達した氷床がありました
16.000 sene önce son buzul azami seviyesine ulaştı ama 70.000 yıl önce şartlar çetinleşmişti.Das letzte glaziale Maximum gab es vor etwa 16.000 Jahren, aber seit 70.000 Jahren wurde es rau.
16.000 sene önce son buzul azami seviyesine ulaştı ama 70.000 yıl önce şartlar çetinleşmişti.Het laatste glaciale maximum werd 16.000 jaar geleden bereikt maar vanaf 70.000 geleden was het heel zwaar.