Ana içeriğe geç
Sözlük

şart ile cümle

şart kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Reiki için inanmak şart değildir.Nu este necesar să posede o pregătire rabinică.
Bu şartlar orduyu yeni bir lider aramaya itti.Ea începe cu alegerea unui nou caporal.
Jax maçı kazanırsa Asuka'nın WrestleMania 34'teki kemer maçına ekleneceği şartı konmuştu.Dacă Jax câștiga, ar fi fost băgată în meciul pentru centură de la WrestleMania 34.
Yukarıdaki şartı sağlayan en küçük n sayısına ise kutbun mertebesi denilir.Cel mai mic număr n ce satisface condiția de mai sus se numește ordinul polului.
Olanlarda da zamanın şartlarına uygun değişimler gözlenmektedir.Din păcate, există o limită a variațiuni de bine cu care avem de-a face în decursul vieții noastre.
Kemalbay daha sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.Ulterior a fost eliberat sub control judiciar.
Tamamlanmışlık açışından 3. Olarak ufak bir şartın eklenmesi gerekir.Exemplu: Să presupunem că ai licitat 3 levate.
İstanbul'da hayatını normal şartlarda ilerleten bir aileyi konu alır.Sibel evadează din cauza familiei ei în Istanbul, unde încearcă să ducă o viață normală.
Dinlenmek şarttır.Chiar am avut nevoie de pauză.
Değişen çevre şartlarına uyumlu bireylerin ortaya çıkma şansını arttırır.O – Oportunități Ce schimbări ale mediului extern putem exploata?
Kadroların 31 Ağustos 2015 gününe kadar iletilme şartı vardır.Formularele candidaturilor trebue să parvină până la data de 31 august.
Seçim son derece zor şartlar altında yapıldı.Acest lucru a fost făcut în condiții foarte dificile.
Ama bir şartım var, yevmiyemi o gün alayım” der.În nevastă-mea n-am voie să dau decât eu!“.
Bu bir özgür yazılımdır ve GNU General Public License şartları altında yayımlanmıştır .Este un software liber în conformitate cu termenii Licența Publică Generală GNU.
Antlaşma şartlarına göre Kudüs Müslümanların kontrolünde kalacaktı.Cu toate acestea, ca obligație religioasă, djihad-ul viza pe orice musulman.
Piyasa şartlarında Airbus A300, Boeing 747, ve Lockheed L-1011 Tristar ile yarışmıştır.Aceiași necesitate a dus la dezvoltarea modelului Boeing 747 de către Boeing, respectiv Lockheed L-1011.
Bu açıdan katılımcı grupların şartlarını göz önüne almaktadır.În cadrul acesteia, judecătorii pot adresa întrebări reprezentanților părților.
Şartlı tahliye oldun.Ai fost eliberat condiționat.
Normal şartlar altında, suyun kaynama sıcaklığı 100 santigrat derece.În condiții normale, punctul de fierbere al apei este la 100 de grade Celsius.
Tom çok zor şartlar altında iyi bir iş yapıyor.Tom face o treabă bună în condiții foarte dificile.
İslam'ın beş şartı; şehadet etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, zekat vermek ve hacca gitmektir.Cei cinci piloni ai islamului sunt: mărturisirea, rugăciunea, postul, milostenia și pelerinajul.
Beer yasasının geçerli olması için en az beş şartın sağlanması gerekmektedir.A Beer-törvény érvényességéhez legalább öt feltételnek teljesülnie kell.
Çok zor şartlar altında yaşamaktadır.Viszonylag nehéz körülmények között éltek.
Gauss bu şartın ayrıca gerek şart olduğunu da öne sürdü ama buna bir kanıt göstermedi.Gauss azt állította, hogy ez a feltétel szükséges is, de bizonyítását nem publikálta.
Dalvik Apache Lisansı 2.0 şartları altında yayınlandı.A Dalvik az Apache Licenc 2.0 feltételei alapján jelent meg.
Kız kardeşleri gibi Emily'nin sağlığı da evde ve okuldaki zor şartlar sebebiyle zayıflamış, kötüleşmiştir.Mint a nővérei, ő is elég sokat betegeskedett a sanyarú otthoni és iskolai viszonyok miatt.
Kızlar, disiplin edilmesi için çok ağır şartlar altında çalıştırılırlar.A lányok szigorú etikett szerint kénytelenek élni.
Birçok insan bu antlaşmanın şartlarının Roma için küçük düşürücü olduğunu düşünmüştür.Sokan úgy érezték, hogy ez udvariatlanság az ügyfeleikkel szemben.
Eğer şart sağlanmazsa program bir sonraki komuttan işlemeye devam eder.Ha az eredmény nulla volt, a program a soron következő utasítással folytatódik.
2 Yarışlar kötü hava şartları nedeniyle iptal edildi.A második futamot a rossz időjárási viszonyok miatt törölték.
Laboratuvar şartlarında ökaryotik hücrelerin yıkınımıyla oluşturulurlar.Terráriumi körülmények között leölt laboratóriumi rágcsálókkal etethetők.
Modern uçaklarda zorunlu inişi gerektirecek şartlar nadiren oluşur.Normál nyomtávolságú vasutaknál a repülővágányokat ma már csak ritkán alkalmazzák.
Ancak okulun şartları çok da iyi değildi.Ám az iskola munkája nem volt zökkenőmentes.
Cobra Harekâtı kötü hava şartları yüzünden birkaç kez ertelendi.A startot a rossz időjárás miatt többször elhalasztották.
Sigorta genel şartları.Az élebiztosítás rendszere.
Buna rağmen Carlo Anjulu bu şartları hiç itirazsız kabul etti.Carnot azonban, fenntartás nélkül elfogadta a szavazás eredményét.
Bu sözlerin yazılı olmaması, sözlü aktarımlardan ibaret olması şarttır.A szavak nem kerülhetnek be kizárólagosan a hasonló szóalakok megléte miatt.
Ancak, elverişsiz hava şartları ve çığ tehlikesi onları engeller.Viszont a szellőzés hiánya és a nedves tartási körülmények kerülendők.
Bu nedenle dağınık olarak inebilen taburlar bir hayli zor şartlarda toparlanabildiler.Így mindig olyan abroncsokon tudott futni, ami az adott körülmények között legmegfelelőbbek voltak.
Bu şartlarda dahi klatrat bozunumu yavaş bir süreçtir.A szaglás romlása ebben az esetben lassú folyamat.
Dinlenmek şarttır.Ott fogok pihenni.
Sırplar ültimatomun şartlara uymak zorunda kaldı.A gombák a szárazföldi körülményekhez alkalmazkodtak.
Rus takımlarının iç saha maçları ise sert hava şartlarından dolayı son grup maçlarına denk getirilmemiştir.Oroszország) nem játszanak mérkőzést az utolsó játéknapon a hideg időjárás miatt.
Gerilim regülasyonu özelliği bulunmadığından dolayı günümüz şartlarına uygun bir ürün değildir.Teljes értékű tagságot a szabályzatok aktuális állapota miatt nem biztosítottak.
Birliğe üyelik şartı İngiltere'deki kulübün prensipleri doğrultusunda gelişmiştir.A csoport hatása megmutatkozott az angol preraffaeliták mozgalmában.
Barrow her ne şartta olursa olsun 19 Ocak tarihinde Gambiya başkanı olarak yemin edeceğini ifade etmiştir.Barrow szintén kijelentette, hogy január 19-én az ellentétek ellenére kész letenni az elnöki esküt.
Bu şartlar 1748'deki Aix-la-Chapelle Antlaşması ile kesinleştirildi.Ezzel a várost Franciaországhoz csatolta az 1668-ban kiadott Aix-la-Chapelle-i szerződésben.
Schweitzer, Jean-Paul Sartre'in annesinin kuzenidir.Schweitzer unokahúgának fia volt Jean-Paul Sartre.
Sinekler - Jean Paul Sartre'ın oyunu.Válogatás Jean-Paul Sartre írásaiból.
Reiki için inanmak şart değildir.De én nem akarok egy remake-et csinálni.
Justinianos bu şartlara razı oldu.Maximilien elfogadta a feltételeket.
Olağanüstü şekilde iklim şartlarına uyum sağlar.Jól bírja az időjárás viszontagságait.
Giovanni Sartori'yi futbol şube sorumluluğuna ve Alberto Malesani'yi de teknik direktörlüğe getirdi.Labdarúgó-igazgatójaként előléptette Giovanni Sartorit és az új vezetőedzőnek Alberto Malesanit nevezte ki.
Tüm vatandaşların en az dokuz sene okul eğitimi görmesi şart.A községeket kötelezték, hogy minden hét év feletti gyerek számára biztosítsák az iskolalátogatás lehetőségét.
Lesnar, maçın kurallarını kendisinin seçmesi şartıyla meydan okumayı kabul etti.Lesnar csak azzal a feltétellel fogadja el, hogy a meccsre ő választja meg a kikötést.
Ancak Sovyet tarafının kayıtsız şartsız teslim konusunda ısrarı nedeniyle koşullarda anlaşamadılar.Elmondta továbbá, hogy nem keresik az oroszok közvetítését olyan ügyekkel, mint a feltétel nélküli megadás.
Ekonomi ülkenin şartlarına göre düzenlenir.Az Európai Gazdasági Térség szabályozásai alapján.
Anadolu Selçuklu Devleti bu göç hareketinin sağladığı nüfus şartlarında doğmuştur.Szangharádzsa Száramedha ebben a menekült közösségben született.
Zorlu şartlar altında gerçekleşen galaya çok az olumsuz eleştiri yapılmıştır.A rendkívül alacsony létszám mellett lezajló zsinaton alig hoztak érdemleges döntéseket.
Ama bu şartlarda her şey şimdiye kadar olduğu gibi olmalı.Azt javasolja, minden maradjon minden úgy, mint eddig.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod