Ana içeriğe geç
Sözlük

şart ile cümle

şart kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Şehadet etmek İslam'ın beş şartından birincisidir.Vallfärden är en av islams fem pelare.
Ama bir şartım var, yevmiyemi o gün alayım” der.Och när det regnar vet jag att min dag börjar!”
Bunu göstermek için şu iki şart sağlanmalıdır. a.För att slutföra berättelsen krävs båda A-episoderna.
Yerleşim yerinin kötü yaşam şartları salgın hastalıklara yol açmıştır.Andra lokala minskningar av beståndet berodde troligen på sjukdomar.
Nationalrat adaylarının en az 19 yaşını doldurma şartı vardır.Mammaledigheten är 14 veckor, enligt EU:s minimikrav.
Malikane usulünde, gelir kaynaklarını işletme hakkı kişilere kayd-ı hayat şartıyla veriliyordu.Villkoret var att de skulle ha full nyttjanderätt till egendomen så länge de levde.
Aynı şekilde şartlar da bütünsel ve analitik olmalıdır.Viktiga förutsättningar är dessutom analytisk förmåga och helhetstänkande.
Tarife saatleri mevsim ve hava şartlarına bağlı olarak değişebilmektedir.Lufttorkning är beroende av vädret och årstiden.
38 gün hapiste sebepsiz bir şekilde tutulmuş, daha sonra ev hapsinde bulunması şartıyla serbest bırakılmıştır.Efter 38 dagar släpptes han fri efter att ha betalat den sistnämnda summan.
22 Ağustos - Taze para için IMF bu sefer yeni şartlar ileri sürdü.Den 11 augusti införde regeringen fler skatter, denna gång för personer som ägde fasta tillgångar.
Babası "terzi" olduğundan (İtalyanca "terzi oğlu" anlamına gelen) "del sarto" lakabı ile anılmaya başlandı.Andrea del Sarto var son till en skräddare och tog sitt namn efter det italienska ordet för skräddare, sarto.
1936 yılında ise annesinin gözetimi altında olması şartıyla serbest bırakıldı.Från maj 1659 hölls han under bevakning i sitt eget hus.
Ama gerçek şartlarda çevrimin pompa ile sıkıştırma ve türbinde genişleme aşamaları izentropik değildir.I en verklig rankinecykel är kompressionen i pumpen och expansionen i turbinen inte isentropa.
Ağır çalışma şartları.Arbetsförhållandena var svåra.
Mezarı kötü şartlardaydı ve iskeletten bütün kalanlar bulunmamıştı.Efter utgrävningen täcktes ruinen över och inga synliga rester av murarna finns kvar.
Ayrı olayların bu şartları karşılaması gerekir.Sådana begränsningar måste beakta omständigheterna i varje enskilt fall.
"UYANIK ŞARTLI ADAY". gazetegercek.com.tr.Stå upp! boken om stand-up-comedy.
Ayrıca Manisa şart beldesinde harabeleri bulunmaktadır.Endast Inez har modet att yttra sig mot honom.
Oyun, Cerro de Pasco şehrindeki bir madende geçer ve sosyal şartlardan şikayet eder.Omgivningarna runt Cerro Pico del Aguila är en mosaik av jordbruksmark och naturlig växtlighet.
Madde 4- Egemenlik kayıtsız şartsız Türk Milletinindir.Personer utan angiven nationalitet är ryska.
Çünkü normal şartlarda BÖTE öğretmen yetiştirmek amacıyla kurulmuş bir bölümdür.Ofta är skolan knuten till en lärarutbildning.
2 Yarışlar kötü hava şartları nedeniyle iptal edildi.6 Tävlingen inställd på grund av för milt väder.
12 açı için hangi şart bunların bir dört yüzlüye ait olmasını sağlar?Men för att lyckas med detta måste hon finna 12 Strangers.
Yönetimin de bu üç halk arasında paylaşılmasını şart koşuyordu.Dessa ringar hade makten att styra de tre folken.
Parlamento bu durumda referandumu kendi lehine çevirmek için şartlar koymaya çalışır.Slutligen fick parlamentet å folkets vägnar vädja om att han skulle hålla sitt löfte.
1929'da Sartoris'i yazmıştır.Slutligen tillades en sakristia 1929.
İvan Pavlov, şartlı refleks çalışmalarını tanıttı.Okänt datum - Ivan Pavlov utvecklar teorin om "betingade reflexer".
Söz konusu iddialara iki şart eklenebilir.Det onda kan bibringas två aspekter.
Bu şartlarda, maddenin yapısı Pauli dışlama prensibiyle desteklenir.Elektroner är fermioner vilka följer Paulis uteslutningsprincip.
Sartre de evlilik karşıtıydı ve hiçbir zaman tek kadınla yetinmezdi.Torstens problem är att han aldrig varit tillsammans med någon kvinna.
TeAncak transferin şartları açıklanmadı.Effekten av själva övergången undersöktes inte.
Ancak, bu genelde fazla kuvvetli bir şarttır, bu gerekli değildir.Vissa är överviktiga, men det är vanligen inget krav.
Çalışma Ortamı: İşin yapıldığı ortam şartları.Framtidens utbildning – möjligheternas spelplats.
Antlaşma'nın şartları çeşitli şekillerde yorumlandı.Resultatet av folkomröstningen har diskuterats och tolkats på många olika sätt.
Araçları göremediğinizde bazı şartlarda seslerini duyabiliyorsunuz.I några sändningar kan man höra toner i bakgrunden.
Bu anlaşma şartına göre Marenka Micha'nın bir oğlundan başka kimse ile evlenemiyecektir.Men bara på ett villkor: att Mařenka måste gifta sig med en av Michas söner.
Fransız devleti bu şartı kabul etmedi.Fransmännen accepterade inte detta.
Onuncu madde ise her iki toplum için ayrı Cemaat Meclisleri kurulmasını şart koşuyordu.Till slut föreslog Monnet att två separata gemenskaper skulle bildas, för att tillfredsställa båda grupperna.
Halkbilim ürünlerinin derlenip yazılması ile birlikte kültürel ve fiziki şartlar da dikkate alınmalıdır.Man ska vidare bevaka och lämna förslag i frågor med anknytning till bygdens kultur-och naturarv.
Sezai, mukaddimede "Dünyada bir zerre yoktur ki güzel yazılmak şartıyla bir mevzu-i mühim addedilmesin.Аллах покарає винного, тому праведному не слід сумувати (30-46).
Yeni şartlara uymakta zorluk çekmektedir.Їм було важко пристосуватися до нової ситуації.
Örneğin normal şartlarda en yüksek mevkide iki konsül bulunurdu.Наприклад, в нормальних умовах, найбільші повноваження були у двох консулів.
4shared kullanıcı aktiviteleri 4shared Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası tarafından düzenlenir.Дії користувачів 4shared регулюються Правилами Користування 4shared.
Dinlenmek şarttır.Люди повинні відпочити.
Bu yenilgi, Romalıları Genseric'in şartlarını kabul etmeye ve bir barış anlaşması imzalamaya zorladı.Це змусило римлян дійти згоди з Гейзеріхом та підписати мирну угоду.
Bu bir sonraki basamağa geçmenin şartıdır.Потрібен лише для проходу на наступний рівень.
Fransız devleti bu şartı kabul etmedi.Французький уряд не погодився на ці умови.
Bu yüzden ondan kurtulmak için ilk şart evi temiz tutmaktır.Для неї це єдиний спосіб остаточно вирватися з виправного будинку.
Seçim son derece zor şartlar altında yapıldı.Працювати доводилося у надзвичайно складних умовах.
Ayrıca lig aşağıdaki şartları taşımaktadır: Takımlar aynı zamanda profesyonel şirkettir.Це право також поширюється на громадські організації, що відстоюють професійні права людей - профспілки.
Ancak şartlı salıvermeden faydalanarak ve 4.5 yıl sonra tahliye edildi.Звільнений за амністією, не просидівши і 1,5 року.
Ancak bir ilişkinin "de facto evlilik" olabilmesi için belirli şartları yerine getirmesi gerekir.Доречнішим терміном щодо подібних стосунків є «фактичний шлюб».
Şart kipini alan fiil yalnız başına bir anlam ifade etmez.«На жаль, саме по собі ядро не зробить для вас нічого.
Martin, kendi fikirlerini uygulayabileceği ortama sahip olması şartıyla kabul etti.Док озвучує Марті свій план, згідно з яким необхідно діяти.
Coğrafi şartlardan da çabuk etkilenirler.Легкодухі швидко піддаються настроям.
İki yıl çok ağır şartlar altında kaldı.Важкі два роки минули швидко.
Şehadet etmek İslam'ın beş şartından birincisidir.Урочисте проголошення каліми є першим з П'яти стовпів ісламу.
GDDR5 SGRAM JEDEC tarafından GDDR5 şartnamede belirlenen edildi standartlara uygundur.GDDR5 відповідає стандартам, які були викладені в специфікації GDDR5 JEDEC.
Doc Mccoy şartlı tahliye ile hapisten çıkmıştır.Грабіжник банків Док МакКой, перебуває у в'язниці.
Teknik destekte şarttı.Технологія була запатентована.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod