şartı ile cümle

şartı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Elessar böylece Elrond'un şartını yerini getirmiş oldu.Aquí se ocultaba la Gran Casa de Elrond.
İslam'ın beş şartı bu hadise dayanılarak oluşturulmuştur.Cinco reactores nucleares fueron construidos por este motivo.
1936 yılında ise annesinin gözetimi altında olması şartıyla serbest bırakıldı.Nel 1936 fu rilasciato in prova in custodia della madre.
Ödül, Moskova şehrinde veya banliyölerinde en az 5 yıl ikamet etmek şartıyla şarta bağlıydı.Per ottenere la medaglia era necessario aver soggiornato almeno cinque anni a Mosca o nei suoi dintorni.
Ama bir şartım var, yevmiyemi o gün alayım” der.È davvero in grembo agli dei, in quanto dipende da ciò che mi accadrà".
Beş yıl hapiste kaldıktan sonra bir daha birbirlerini görmemek şartıyla tahliye edilirler.Scontarono cinque anni in carcere e furono liberate a patto che non si fossero più incontrate.
Ödül, Leningrad kentinde veya banliyölerinde en az 5 yıl ikamet etmek şartıyla verildi.Per ottenere la medaglia era necessario aver soggiornato almeno cinque anni a Leningrado o nei suoi dintorni.
Filmin oluşturulması için, katmanlama oranının, saçtırma oranından fazla olması şartı vardır.Affinché possa crescere, è necessario che la pianta fotosintetizzi più di ciò che consuma con la respirazione.
Her gün aynı zamanda verilmesi şartıyla, gün içinde de her zaman diliminde uygulanabilirler.Nel Peso, com'è ormai consuetudine, si fa tutto in un giorno.
M. Bigeyev, iki sene içerisinde Moskova’da makamların gözetlemesi altında yaşamak şartıyla serbest bırakıldı.Бигеев был освобожден с условием проживания в Москве в течение двух лет под надзором властей.
Fransız devleti bu şartı kabul etmedi.Французское правительство не согласилось с этими условиями.
24 Mayıs 2009'da, 16 yıllık mahkûmiyetin ardından Vikernes şartı tahliye sonucu serbest kaldı.24 мая 2009 года Варг Викернес условно-досрочно вышел из тюрьмы.
Zekât (Arapça: الزكاة al-zzaka) İslam'ın beş şartından biridir.По представлениям мусульман, необходимо знать о пяти качествах пророков: сидк (араб.
İkisi, görevi isimlerinin katkıda bulunanlar kısmında görünmemesi şartıyla kabul etmişlerdir.Никто не сомневался, что назначения будут приняты теми, кому их предлагали.
Bu şartı davetliler tarafından kabul edildi.Там их приняли, как гостей.
Kabileler de kabul eder fakat Tyrion'ın bir şartı vardır: hepsi onun komutası altında hareket edecektir.Члены племени согласны, но хотят, чтобы Тирион сопровождал их в качестве страховки.
Bir B dili NP-tam ise şu iki şartı sağlamalıdır: B dili NP sınıfındadır.Язык L 2 {\displaystyle L_{2}} называется NP-трудным, если любой язык из класса NP сводится к нему.
Bu gerektirme Dirichlet limit şartı olarak bilinir.Это условие называют условием Липшица.
Website birlikte satın alma şartı "Who is Doctor Who?"Позже он расшифровывает сигнал, гласящий: «Доктор Кто?».
Tabi maya ile yapılmış olmamaları şartıyla.Если махр чётко не определён.
Temel şartı, sağ ve sol göz için ayrı ayrı görüntüler gösterilmesidir.На специальном экране формируются одновременно оба изображения для левого и правого глаза.
Tanınan bir hak değil, hak sahibi olabilme şartıdır.Однако это не обязанность, а право.
Üç ay kadar süren mücadeleler sonrasında Çaka Bey, Smyrna'ya serbest dönebilme şartıyla adayı terk etti.وبعد مناوشات استمرت لثلاثة أشهر غادر چاقا بيه الجزيرة بشرط تحرير سميرنا.
Daha sonra buna, "kamu özgürlüklerinin ve demokratik kurumların" yeniden oluşturulması şartını da ekledi.ووعدت بإستعادة الديمقراطية والقضاة المخلوعين ، و أيضاً استعادة " ميثاق الديمقراطية " .
Bu şartı davetliler tarafından kabul edildi.O elenco foi aplaudido de pé pelos convidados.
Fransız devleti bu şartı kabul etmedi.Infelizmente, o governo francês não concordou com estes termos.
Önce vadedilen yardımları almak şartı ile Tancred'e saldıracağına dair sahte bir isteklilik gösterdi.Ele fingiu a vontade de atacar Tancredo desde que recebesse os subsídios prometidos anteriormente.
İnternet üzerinden başvuran yarışmacılara önceden seçilen 10 şarkıdan birini seçme şartı koşulmuştur.Para os testes on-line, os concorrentes eram obrigados a cantar uma das dez músicas pré-selecionadas.
Seviye şartı silahlar için 3 düşer.Existem três para cada arma.
Joker, mafyababalarının teklifini, paralarının yarısını almak şartıyla kabul eder.Patinhas faz uma proposta- a sua moeda pela metade do mapa.
Ödüle aday olabilmek için bir romanın İngilizcede yayımlanmış olması şartı aranmaktadır.Para ser elegível ao Prêmio Nebula, um romance deve ser publicado em inglês nos Estados Unidos.
"Emeklilik" şartı genelde sadece bir güreşçiye uygulanmaktadır.Geralmente, os adventures são para um único jogador.
Beer yasasının geçerli olması için en az beş şartın sağlanması gerekmektedir.Er zouden minimaal vijf herdershonden gebruikt zijn voor een aflevering.
Owens, Jericho'nun Birleşik Devletler Şampiyonluğu kemerini ortaya koyması şartıyla meydan okumayı kabul etti.Owens claimde daar het WWE United States Championship van kampioen Jericho.
3 Şubat 2017 tarihinde Sağlık sorunları nedeniyle Adli kontrol şartıyla tahliye edildi. ^Op eerste kerstdag 2017 werd hij wegens gezondheidsklachten vervroegd vrijgelaten.
Zekât (Arapça: الزكاة al-zzaka) İslam'ın beş şartından biridir.Hij wordt bijgestaan door een ereraad bestaande uit vijf ridders; één uit iedere graad.
Babası, durumu Jin'in kendisi için çalışması şartıyla kabul etmiştir.Zijn moeder (een kapster) bracht hem liefde voor muziek bij doordat zij regelmatig zong bij haar bezigheden.
Bundan dolayı kevlardan yapılmış bir malzemenin kurşun geçirmeme şartı esnemesidir.Daarop werd besloten om uit Zaltbommel een stuk geschut te laten komen.
Nationalrat adaylarının en az 19 yaşını doldurma şartı vardır.De status van kinderen tot 19 jaar lijkt goed.
Kandil bu adımların silah bırakmanın ön şartı olmasında ısrarcı oldu.Parma begreep dat eerst dat geschut het zwijgen opgelegd moest worden.
Topluluğa girmenin başka hiçbir şartı yoktur.I nikt nie może jej dotknąć z wyjątkiem oczyszczonych.
Sabah saat dörtten önce olmamak şartıyla, gece saat on birlere kadar çalışma saatleri belirlendi.Z tego też względu zamiast o godzinie 24.00 zdał służbę dopiero rano.
Şehadet etmek İslam'ın beş şartından birincisidir.Modlitwa jest jednym z pięciu filarów islamu.
8) Stilize dalda müzikte 2008 itibarıyla cd vb. şartı aranır.Wydawnictwo w formacie CD ukazało się w 2008 roku nakładem wytwórni muzycznej Prosto.
Takımlar, aynı ülke takımları farklı gruplarda olmak şartıyla dörderli 12 gruba yerleştirilir.Postanowią także, że w przyszłorocznej II lidze wystąpi aż cztery drużyny z innych krajów.
Bu bir sonraki basamağa geçmenin şartıdır.Detta tar dig vidare till nästa nivå.
Kiss, Aucoin'in iki hafta içinde bir plak şirketiyle anlaşması şartıyla bu teklifi kabul etti.Aucoin blev bandets manager med löftet om att ordna ett skivkontrakt åt Kiss inom två veckor.
Bunun üzerine ölünceye kadar aynı vazifede kalmak şartıyla Üsküp Kadılığına tayin edildi.Han hade för avsikt att göra det samma i Serafimerordensgillet, då han avled.
Şehadet etmek İslam'ın beş şartından birincisidir.Vallfärden är en av islams fem pelare.
Ama bir şartım var, yevmiyemi o gün alayım” der.Och när det regnar vet jag att min dag börjar!”
Nationalrat adaylarının en az 19 yaşını doldurma şartı vardır.Mammaledigheten är 14 veckor, enligt EU:s minimikrav.
Malikane usulünde, gelir kaynaklarını işletme hakkı kişilere kayd-ı hayat şartıyla veriliyordu.Villkoret var att de skulle ha full nyttjanderätt till egendomen så länge de levde.
38 gün hapiste sebepsiz bir şekilde tutulmuş, daha sonra ev hapsinde bulunması şartıyla serbest bırakılmıştır.Efter 38 dagar släpptes han fri efter att ha betalat den sistnämnda summan.
1936 yılında ise annesinin gözetimi altında olması şartıyla serbest bırakıldı.Från maj 1659 hölls han under bevakning i sitt eget hus.
Bu anlaşma şartına göre Marenka Micha'nın bir oğlundan başka kimse ile evlenemiyecektir.Men bara på ett villkor: att Mařenka måste gifta sig med en av Michas söner.
Fransız devleti bu şartı kabul etmedi.Fransmännen accepterade inte detta.
Sezai, mukaddimede "Dünyada bir zerre yoktur ki güzel yazılmak şartıyla bir mevzu-i mühim addedilmesin.Аллах покарає винного, тому праведному не слід сумувати (30-46).
Bu bir sonraki basamağa geçmenin şartıdır.Потрібен лише для проходу на наступний рівень.
Fransız devleti bu şartı kabul etmedi.Французький уряд не погодився на ці умови.
Martin, kendi fikirlerini uygulayabileceği ortama sahip olması şartıyla kabul etti.Док озвучує Марті свій план, згідно з яким необхідно діяти.

İlgili Sayfalar