Onun şarkı söylemesi her zamanki gibi çok etkileyiciydi.Her singing was very impressive as usual.
Onun arkadaşı bir şarkıcıdır.Her friend is a singer.
O şarkıcı değil.She's no singer.
O, popüler bir şarkıcıya benziyor.She resembles a popular singer.
Oldukça güzel şarkı söyledi.She sang pretty well.
O, gitar eşliğinde şarkı söylüyor.She is singing with a guitar.
O, sınıfındaki başka bir öğrenciden daha iyi bir şarkıcıdır.She is a better singer than any other student in her class.
O sınıfındaki başka birinden daha iyi şarkı söyleyebilir.She can sing better than anybody else in her class.
Açık ara farkla sınıfta en iyi şarkıcıydı.She was by far the best singer in the class.
O sıradan bir şarkıcı değildir.She is no ordinary singer.
Sahnede bir şarkı söylüyor.She is singing a song on the stage.
Olsa olsa o, ikinci sınıf bir şarkıcı.She is a second-rate singer at best.
O, şarkıyı düşük sesle söyledi.She sang the song softly.
O çok iyi şarkı söyledi.She sang very well.
O çok iyi şarkı söyleyebilir.She is able to sing very well.
O, çok güzel şarkı söyleyebilir.She is able to sing very well.
O bir piyanisttir ve kız kardeşi ise şarkıcıdır.She is a pianist and her sister is a singer.
Piyanoda şarkıcıya eşlik etti.She accompanied the singer on the piano.
O iyi şarkı söyler.She sings well.
O bir şarkı mı söylüyor ya da piyano mu çalıyor?Is she singing a song or playing the piano?
O, şarkı söylemekten vazgeçti.She stopped singing the song.
O bir şarkıcı olarak eğitildi.She was trained as a singer.
O, şarkıcı olarak çıkış yapıyor.She is booming as a singer.
Bir şarkıcı olarak başarısı onu ünlü yaptı.Her success as a singer made her famous.
O bir şarkıcı olarak ünlüdür.She is famous as a singer.
O bir şarkıcı oldu.She became a singer.
Son derece etkileyici bir şarkı söyleme sesi var.She has an extremely expressive singing voice.
O, mutlu bir şekilde şarkı söyledi.She sang happily.
En son popüler şarkıları seslendiriyor.She is singing the latest popular songs.
O bir şarkı söyledi, ki onun adını bilmiyordum.She sang a song, the title of which I did not know.
O, bizim için bir Japon şarkısı söyledi.She sang a Japanese song for us.
O bize şarkı söylemeyi öğretti.She taught us singing.
O gerçekten iyi bir şarkıcı.She is really a good singer.
O güzel şekilde şarkı söyleyebilir ve dans edebilir.She can sing and dance beautifully.
O bütün kalbiyle şarkı söylerken seyirci derinden etkilendi.As she sang with all her heart, the audience was deeply moved.
O eski şarkılar söylemeye düşkündür.She is fond of singing old songs.
O uyumsuz şarkı söylüyor.She sings out of tune.
O kötü bir şarkı söylemeyi sevmez.She doesn't like to sing a sad song.
O güzel bir sesle şarkı söyledi.She sang with a beautiful voice.
O yürürken şarkı söyledi.She sang as she walked.
O bana gülümseyerek bir şarkı söyledi.She sang a song, smiling at me.
O nadiren şarkı söyler fakat sanırım bu gece söyleyecek.She seldom sings, but I think she will tonight.
O, ünlü bir şarkıcıdır.She is a noted singer.
Ünlü şarkıcıyı görme fırsatını kaçırdı.She missed her chance to see the famous singer.
O ünlü bir şarkıcı ile karşılaştığında külahını havaya attı.She was beside herself with joy when she met the famous singer.
Sahnede şarkı söyleyen kız kim?Who is the girl singing on the stage?
Askerler şarkıyla canlandırıldı.The soldiers were animated by the song.
Ben şarkı söylemeyi sürdürdüm.I carried on singing.
Her sabah onun şarkı söyleyişini duyabilirsin.You can hear her singing every morning.
Kapının yanında duran bayan ünlü bir şarkıcıdır.The lady standing by the gate is a famous singer.
Yumi'nin hobisi popüler şarkılar söylemek.Yumi's hobby is singing popular songs.
Şişman kadın şarkı söyleyene kadar opera bitmedi.The opera ain't over till the fat lady sings.
Bay Tsuji'nin TV şovunda söylediği şarkıya ne deniliyor?What is that song called that Mr. Tsuji was singing in the TV show?
Bir sürü takıyla şarkı söylüyor.He is singing with a lot of ornamentation.
Maria Callas ünlü bir opera şarkıcısıydı.Maria Callas was a famous opera singer.
O iyi şarkı söyleyemez.He can't sing well.
Dans etmektense şarkı söylemeyi tercih ederim.I would rather sing than dance.
O şarkıyı bilmiyordum.I didn't know that song.
Kız şarkı söyleyip dans ediyor ve sonra bana gülüyor.The girl sings and dances and then laughs at me.
Kuşlar sabah şarkı söylemeye başladı.In the morning, the birds started to sing.