Ana içeriğe geç
Sözlük

şark ile cümle

şark kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Benim dileğim bir şarkıcı olmak.My wish is to be a singer.
Kız kardeşim ünlü bir şarkıcıdır.My sister is a famous singer.
Kızım, Kate, bir şarkı yarışmasını kazandı ve ben onunla gurur duyuyorum.My daughter, Kate, won a singing competition and I'm proud of her.
Arkadaşlarımın arasında iki tane profesyonel şarkıcı var.In my circle of friends there are two people who are professional singers.
Ben senin şarkıyı söylemeni istiyorum.I want you to sing the song.
Bir şarkı söylemeni istiyorum.I want you to sing a song.
O şarkının melodisini hatırlamıyorum.I can't remember the tune of that song.
Karaokeyi seviyorum fakat büyük bir şarkıcı değilim.I love karaoke, but I'm not much of a singer.
Bu aşk şarkısını severim.I like this love song.
Bu şarkı bana tanıdık.This song is familiar to me.
Şarkının Fransızca söylendiğini duydum.I heard the song sung in French.
Şarkı söylemek istiyorum.I want to sing the song.
Ben de şarkıcının sesini beğeniyorum.I like the singer's voice, too.
Ne olursa olsun bir şarkıcı olmak istiyorum.I wish to be a singer come what may.
Bazen babamın banyoda şarkı söylediğini duyuyorum.I sometimes hear my father singing in the bathroom.
Mary'nin söylediği kadar iyi şarkı söyleyemem.I can't sing as well as Mary did.
Roy'un herkesin içinde bir şarkı söylediğini hiç duymadım.I have never heard Roy sing a song in public.
Müzik kulağım olmadığı için, şarkı söylemek istemiyorum.I don't want to sing, because I'm tone-deaf.
Ben şarkı söylemeyi seviyorum.I like to sing.
Canım şarkı söylemek istiyor.I feel like singing.
Ben şarkı söylemede iyiyim.I'm good at singing.
Şarkı söylemekten hoşlanıyorum.I like to sing songs.
Bir şarkıcı olmayı ümit ediyorum.I hope to become a singer.
Ben de dergideki şarkıcı hakkında okudum.I read about the singer in a magazine, too.
Çocukların beraberce şarkı söylediklerini duydum.I heard the children singing together.
Ben erkek çocukların şarkı söylediğini duydum.I heard the boys singing.
Onun konserde şarkı söylediğini duydum.I heard him sing at the concert.
Onun piiyanosu eşliğinde şarkı söylemek istiyorum.I want to sing to his piano accompaniment.
Onun bir şarkı söylediğini duydum.I heard her sing a song.
Onun şarkı söylediğini asla duymadım.I have never heard her sing.
Onun, odasında şarkı söylediğini duydum.I heard her singing in her room.
Onun şarkı söylemesiyle mest edildim.I was entranced by her singing.
Annemin bir şarkı söylediğini asla duymadım.I've never heard my mother sing a song.
Karaoke'ye gittiğimizde, Tom bütün gece şarkı söylemeye devam etti.When we went to karaoke, Tom went on singing all night.
Hepimiz halkın önünde bir şarkı söylemeye utandık.We all felt embarrassed to sing a song in public.
Biz onun için şarkı söyledik.We sang for her.
Yürürken şarkı söyledik.We sang as we walked.
Biz akşam yemeğinden sonra şarkı söyledik, dansettik ve sohbet ettik.We sang, danced and chatted after dinner.
Sınav bittiğinde içimden avaz avaz şarkı söylemek geldi.I felt like singing loudly when the exam was over.
Gelecek sefere daha iyi şarkı söylemeyi umuyorum.I expect to sing better next time.
Kapının önünde genç bir adam şarkı söylüyor.A young man is singing before the door.
Şarabı, kadını ve şarkıyı sevmeyen bütün ömrü boyunca bir aptal kalır.He who loves not wine, woman and songs, remains a fool his whole life long.
Kuşlar ormanda şarkı söylüyorlardı.The birds were singing in the forest.
Kuşlar ağaçta şarkı söylüyorlardı.Birds were singing up in the tree.
Kızlar kalabalığa doğru şarkı söyleyerek geldi.The girls came singing toward the crowd.
Herkesin önünde şarkı söylemekten hoşlanmam.I don't like to sing in public.
O şarkıyı uzun zaman önce söylediğimi hatırlıyorum.I remember singing that song long ago.
Ben o şarkıyı daha önce duydum.I heard that song before.
Büyük izleyici şarkının sonunda alkışladı.The large audience clapped at the end of the song.
Herkes şarkıyı biliyordu.Everyone knew the song.
Kuşlar şarkı söyler.Birds sing.
Tavandan sarkan güzel bir avize vardı.There was a beautiful chandelier hanging from the ceiling.
Japonya'da onun kadar sevilen başka hiçbir şarkıcı yok.No other singer in Japan is as popular as she.
Her yaştan insan bu şarkıyı sever.People of all ages like this song.
Onun şarkı söylediği duyuldu.He was heard singing the song.
Piyano çaldı ve şarkı söyledi.He played the piano and she sang.
Onu şarkı söylerken görüyorum ama bu sıkça değil.I see him singing, but this isn't often.
O bir şarkı söyledi.He sang a song.
Onun bir şarkı söylemesini istiyorum.I want him to sing a song.
Onun annesi bir şarkıcıydı.His mother used to be a singer.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod