Küçük kız kardeşim şarkı söylemede çok iyidir.My younger sister is very good at singing.
İstediğim şarkıyı çaldığı için Tom'a teşekkür etmek istiyorum.I want to thank Tom for singing the song I requested.
Sevdiğim şarkıyı söylemesi için Tom'a rica ettim.I asked Tom to sing my favorite song.
Tom'a en sevdiğim şarkıyı söylemesini rica ettim.I asked Tom to sing my favorite song.
Bu şarkıyı dinlerken kalbim nostaljiyle dolar.Listening to this song fills my heart with nostalgia.
Sahnede şarkı söylediğimi hayal etmeni istiyorum.I want you to picture me singing on stage.
Bu şarkıda Tom'un sesini gerçekten seviyorum.I really like Tom's voice in this song.
Bir şarkı söylemeni istiyoruz.We want you to sing a song.
Bir sonraki şarkıyı alabilir miyim?Can I pick the next song?
Benim için bir şarkı söyleyebilir misin?Can you play a song for me?
O şarkıyı nasıl çalacağını hatırlayabiliyor musun?Can you remember how to play that song?
Neden bu şarkı bu kadar hüzünlü?Why is this song so sad?
O şarkı için çok istek almıyorum.I don't get a lot of requests for that song.
O şarkıyı nasıl çalacağımı unuttum.I've forgotten how to play that song.
Sarkastik olmaya çalışmıyordum.I wasn't trying to be sarcastic.
Sarkmalarım var.I'm flabby.
Birçok genç kız, o şarkıcıyı beğenir.Many young girls like that singer.
Düğünümüzde şarkı söyler misin?Would you sing at our wedding?
Tom bana şarkı söyletti.Tom made me sing.
Ben şarkı söylüyorum.I am singing.
Tom akortsuz şarkı söyledi.Tom sang off key.
Tanıdığım en iyi şarkıcısın.You're the best singer I know.
Son yaz şarkın ne?What is your ultimate summer song?
Senin hakkında bir şarkı yazdım.I wrote a song about you.
Tatoeba için bir şarkı yazdım.I wrote a song about Tatoeba.
"Stayin' Alive" şarkısını seviyor musun?Do you like the song Stayin' Alive?
Bu şarkı festivalinde birçok şarkıcı var.There are many singers in this singing festival.
Bu şarkıyı bu sabahtan beri aralıksız dinliyorum.I've been listening to this song on repeat since this morning.
Bu şarkıyı bu sabahtan beri sürekli dinliyorum.I've been listening to this song non-stop since this morning.
Bu şarkıyı Tom'a adamak istiyorum.I'd like to dedicate this song to Tom.
Ben bu şarkıyı Mary'ye ithaf etmek istiyorum.I'd like to dedicate this song to Mary.
Söylediğin şarkılardan herhangi birini bilmiyordum bu yüzden eşlik edemedim.I didn't know any of the songs you sang, so I couldn't sing along.
Bu albümde saklı gizemli şarkı var.There's a secret song hidden on this album.
Bu gece hangi şarkıları söyleyeceksin?What songs are you going to sing tonight?
Bu şimdiye kadar yazdığım ilk şarkı.This is the first song I ever wrote.
Tom oldukça iyi şarkı söyledi.Tom sang pretty well.
Tom çok iyi şarkı söyleyebilir.Tom can sing very well.
Tom çok iyi şarkı söyledi.Tom sang very well.
Tom'un düğünümüzde şarkı söylemesini istemiyorum.I don't want Tom singing at our wedding.
Tom sık sık akortsuz şarkı söyler.Tom often sings out of tune.
Tom güzel şarkılar yazar.Tom writes beautiful songs.
Bu harika bir şarkı.This is a great song.
Tom bu şarkıyı gerçekten sevdi.Tom really liked this song.
Tom bana bir şarkı söyledi.Tom sang me a song.
Tom bir şarkı söylüyordu.Tom was singing a song.
Tom Mary'nin şarkı söyleme tarzını sevmiyor.Tom doesn't like the way Mary sings.
Tom bir şarkıcıydı.Tom used to be a singer.
Tom listemizdeki şarkılardan hiçbirini bilmiyordu.Tom didn't know any of the songs on our playlist.
Tom her cuma gecesi yerel bir barda şarkı söyler ve gitar çalar.Tom sings and plays guitar at a local bar every Friday night.
Tom bütün öğleden sonra aynı şarkıyı söylüyor.Tom has been singing that same song all afternoon.
Tom bütün gün şarkı söylüyor.Tom has been singing all day.
Tom Fransızca şarkı söylemeyi sevmiyor.Tom doesn't like to sing in French.
Tom şarkı söylemeye başladı ve hepimiz katıldık.Tom began to sing and we all joined in.
En sevdiğiniz akustik şarkı nedir?What's your favorite acoustic song?
Tom gitarı aldı ve bir çocukken Mary'nin ona öğrettiği şarkıyı çalmaya başladı.Tom picked up the guitar and started to play the song Mary taught him when he was a kid.
Ben bir çocukken Tom bana şarkı söylerdi.Tom used to sing to me when I was a kid.
Tom Mary'nin mutfakta şarkı söylediğini duydu.Tom heard Mary singing in the kitchen.
O bir şarkıcı olarak geçimini sağladı.He earned his living as a singer.
Tom tanıdığım en iyi şarkıcı.Tom is the best singer I know.
Tom bütün sabah o aynı şarkıyı söylüyor.Tom has been singing that same song all morning.