Eğer şarkı sözlerine bakarsan, çok anlam taşımıyor.If you look at the lyrics, they don't really mean much.
Konuşulmayacak kadar aptalca olan bir şey şarkı şeklinde söylenir.Anything that is too stupid to be spoken is sung.
Bu şarkı o kadar acıklı ki gözlerimi yaşarttı.This song is so moving that it brings tears to my eyes.
Burada şarkı söyleyecek misin?Are you going to sing here?
Şarkıyı söylemeni istiyoruz.We want you to sing the song.
Kuşlar gökyüzünde şarkı söylüyorlardı.Birds were singing in the sky.
Bugünlerde hangi tür şarkılar popüler?What kind of songs are popular these days?
Kyoko bir şarkı mırıldanarak gitti.Kyoko went away, humming a song.
Mutlu bir şarkı söyleyelim.Let's sing a happy song.
Herkes onu harika bir şarkıcı olarak saydı.Everyone regarded him as a great singer.
Biz yüksek sesle şarkı söyledik.We sang in loud voices.
Koroda şarkı söyledik.We sang songs in chorus.
Kötü bir soğuk algınlığı şarkıcının sesini kaybetmesine sebep oldu.A bad cold caused the singer to lose his voice.
Bir şarkıcı olduğunu düşündüğüm kız farklı bir kişi olduğunu kanıtladı.The girl who I thought was a singer proved to be a different person.
O, şarkı söyleyerek geçimini sağlıyor.He makes his living by singing.
Şarkı söyleyen çocuk benim erkek kardeşimdir.The boy singing a song is my brother.
Bir şarkı söylememize izin verin.Let us sing a song.
O da çok şarkı biliyordu.She knew a lot of songs, too.
Şarkı söylerken tepeye tırmandık.As we were singing songs, we climbed to the top.
Şarkı söyleyelim ve dans edelim.Let's sing and dance.
Şarkı söyleme onun güçlü noktasıdır.Singing is her strong point.
Keşke iyi bir şarkıcı olsam.I wish I were a good singer.
Şarkı söylemeyi sever misin?Do you like singing?
O ne kadar da iyi şarkı söylüyor!How well she is singing!
Müzik dinlemeyi mi yoksa şarkılar söylemeyi mi seversiniz?Do you like listening to music or singing songs?
Kim şarap, kadın ve şarkı sevmez; bütün hayatı boyunca aptal kalır.Who loves not women, wine and song remains a fool his whole life long.
Canım yağmurda şarkı söylemek istiyor.I feel like singing in the rain.
Birlikte bazı İngilizce şarkıları söyleyelim.Let's sing some English songs together.
Lütfen bir şarkı söyle.Please sing a song.
Ben bir şarkı söylemek istiyorum.I want to sing a song.
Vatansever bir hava şarkısı söyleyelim.Let's sing a patriotic air.
Rock konseri iptal edildi çünkü şarkıcı hastalandı.The rock concert was called off because the singer fell ill.
Lucy'nin pop şarkıcısıyla evleneceği kesin.It is certain that Lucy will marry the pop singer.
Linda şarkı söylemek için ayağa kalktı.Linda stood up to sing.
Rika, partide şarkı söyleyerek iyi bir zaman geçirdi.Rika had a good time singing at the party.
Bayan Lark piyano çaldı ve çocuklar şarkı söyledi.Mrs. Lark played the piano and the children sang.
Onların hepsi onun şarkısı tarafından büyülendi.They were all charmed by her song.
Herkes avazı çıktığı kadar şarkı söyledi.Everybody sang at the top of their lungs.
Delikanlı iken şarkı söylemeye başladım.I began to sing when I was a youngster.
Mike iyi şarkı söylüyor.Mike sings well.
Mike iyi şarkı söyler.Mike sings well.
Cebinden bir kalem sarkıyor.A pencil is sticking out of your pocket.
Çocuk bakıcısı bebeği şarkı söyleyerek uyutmaya çalıştı.The babysitter tried to sing the baby to sleep.
Bana Beatles'in bir şarkısını söyler misin?Will you sing me a Beatles' song?
Partide bir sürü şarkı söyledik ve dans ettik.We did a lot of singing and dancing at the party.
Nicole onun sevdiği şarkıcının öldüğünü duyunca, gözyaşlarına boğuldu.When Nicole heard that her favorite singer had died, she burst into tears.
Ne kadar da güzel şarkı söylüyor!How beautifully she sings!
Tom şarkıcıyı tam olarak taklit edebilir.Tom can imitate the singer to a hair.
Tom konuşmasını güzel bir şarkıyla kapadı.Tom closed his speech with a beautiful song.
Her öğrenci okul şarkısını bilir.Every student knows the school song.
O şarkıcıyı her kız tanır.Every girl knows that singer.
Şarkıyı bir kez daha söyle lütfen.Sing the song once more, please.
Kapıda bekleyen adam, ünlü bir şarkıcıdır.The man standing by the door is a famous singer.
Dick piyano çaldı ve Lucy şarkı söyledi.Dick played the piano and Lucy sang.
Bir sürü küçük kırmızı kuş her zaman ağaçlarda neşeyle şarkı söylüyor.Many little red birds always sing merrily in the trees.
Çok şaşırdım, şarkım birçok genç insanı cezbetti.Much to my surprise, my song appealed to many young people.
Öylesine eski bir şarkı ki onu herkes bilir.It is such an old song that everybody knows it.
Bu benim en sevdiğim şarkı.It's my favorite song.
Popüler şarkıcı intihar etti.The popular singer committed suicide.
Adam ayağa kalktı ve şarkı söylemeye başladı.The man stood up and began to sing.