Ne var ki gerçek olup olmadığını bilmiyorsunuz. Dünyadaki en sahte şaraplardan biri olarak kabul ediliyor.O que ainda existe, nem se sabe se é verdadeiro é considerado o vinho mais falsificado do mundo.
Ne var ki gerçek olup olmadığını bilmiyorsunuz. Dünyadaki en sahte şaraplardan biri olarak kabul ediliyor.Pokud něco zbylo, nevíte, jestli je pravé - považuje se za nejčastěji padělávané víno na světě.
Ne var ki gerçek olup olmadığını bilmiyorsunuz. Dünyadaki en sahte şaraplardan biri olarak kabul ediliyor.Quel che è rimasto non si sa se sia autentico, perché è considerato il vino più imitato del mondo.
Ne var ki gerçek olup olmadığını bilmiyorsunuz. Dünyadaki en sahte şaraplardan biri olarak kabul ediliyor.Y lo que queda de él se desconoce si es real... ...pues es considerado el vino más falsificado del mundo.
Ne var ki gerçek olup olmadığını bilmiyorsunuz. Dünyadaki en sahte şaraplardan biri olarak kabul ediliyor.А за онова, което е останало, не се знае дали е истинско - смята се за най-фалшифицираното вино в света.
Onlar tıbbi şaraplar mı?Anche quelli sono liquori medicinali che ha fatto per lei?
Onlar tıbbi şaraplar mı?Apa itu anggur kesehatan?
Onlar tıbbi şaraplar mı?Azok ott szintén gyógyhatású likőrök?
Onlar tıbbi şaraplar mı?Ce sont toutes des liqueurs médicinales ?
Onlar tıbbi şaraplar mı?Những rượu kia cũng là rượu thuốc bồi bổ sức khỏe, phải không ạ?
Onlar tıbbi şaraplar mı?هل هذا نبيذ طبي؟
Sadece Beyaz Cheval şarabına yönelik değil tadımda ikram edilen tüm şaraplar için geçerli.И дело не в вине.
Sadece Beyaz Cheval şarabına yönelik değil tadımda ikram edilen tüm şaraplar için geçerli.Y no ocurrió sólo con ese vino.
Sadece Beyaz Cheval şarabına yönelik değil tadımda ikram edilen tüm şaraplar için geçerli.Και δεν ήταν όχι μόνο αυτό το κρασί.
Sadece Beyaz Cheval şarabına yönelik değil tadımda ikram edilen tüm şaraplar için geçerli.И въпросът не беше само в онова вино.
Sadece Beyaz Cheval şarabına yönelik değil tadımda ikram edilen tüm şaraplar için geçerli.A nebylo to jenom tímto vínem.
Sadece Beyaz Cheval şarabına yönelik değil tadımda ikram edilen tüm şaraplar için geçerli.E não foi apenas com esse vinho.
Sadece Beyaz Cheval şarabına yönelik değil tadımda ikram edilen tüm şaraplar için geçerli.En het was niet alleen bij die wijn.
Sadece Beyaz Cheval şarabına yönelik değil tadımda ikram edilen tüm şaraplar için geçerli.És ez nem csak ezen a boron múlt.
Sadece Beyaz Cheval şarabına yönelik değil tadımda ikram edilen tüm şaraplar için geçerli.Et ce n'était pas seulement ce vin.
Sadece Beyaz Cheval şarabına yönelik değil tadımda ikram edilen tüm şaraplar için geçerli.I nie chodziło tylko o to wino.
Sadece Beyaz Cheval şarabına yönelik değil tadımda ikram edilen tüm şaraplar için geçerli.In to ne samo za to vino.
Sadece Beyaz Cheval şarabına yönelik değil tadımda ikram edilen tüm şaraplar için geçerli.또 그 이유가 단지 그 와인 때문은 아니었습니다. 아마 일상의 저녁 파티에서
Sadece Beyaz Cheval şarabına yönelik değil tadımda ikram edilen tüm şaraplar için geçerli.Og det var ikke bare til den vin.
Sadece Beyaz Cheval şarabına yönelik değil tadımda ikram edilen tüm şaraplar için geçerli.Şi nu a fost doar vinul acela.
Sadece Beyaz Cheval şarabına yönelik değil tadımda ikram edilen tüm şaraplar için geçerli.Und so ging es mir nicht nur mit diesem Wein.
Sadece Beyaz Cheval şarabına yönelik değil tadımda ikram edilen tüm şaraplar için geçerli.Và lý do không phải tại loại rượu đó.
Sadece Beyaz Cheval şarabına yönelik değil tadımda ikram edilen tüm şaraplar için geçerli.וזה לא היה רק היין המסויים הזה. כל אחד מהיינות שהוגש בטעימה הזאת,
Sadece Beyaz Cheval şarabına yönelik değil tadımda ikram edilen tüm şaraplar için geçerli.ولم يكن شعوري هكذا لهذا النبيذ فقط لو أن أي نبيذ من الذين قدموا خلال جلسق التذوق
Sadece Beyaz Cheval şarabına yönelik değil tadımda ikram edilen tüm şaraplar için geçerli.この試飲会で出されたワインが もしディナーパーティで出されたとすれば
Şarapları yılan zehiri, Kobraların öldürücü zehiridir.그들의 포도주는 뱀의 독이요 독사의 악독이라
ŞaraplarımWine ProducerBoraimWine Producer
ŞaraplarımWine ProducerFilmele meleWine Producer
ŞaraplarımWine ProducerI miei viniWine Producer
ŞaraplarımWine ProducerMeine WeineWine Producer
ŞaraplarımWine ProducerMes vinsWine Producer
ŞaraplarımWine ProducerMijn wijnenWine Producer
ŞaraplarımWine ProducerMina vinerWine Producer
ŞaraplarımWine ProducerMine vineWine Producer
ŞaraplarımWine ProducerMis vinosWine Producer
ŞaraplarımWine ProducerMoje vínaWine Producer
ŞaraplarımWine ProducerMoje winaWine Producer
ŞaraplarımWine ProducerOmat viinitWine Producer
ŞaraplarımWine ProducerOs Meus VinhosWine Producer
ŞaraplarımWine ProducerWine Producer
ŞaraplarımWine ProducerWine Producer
ŞaraplarımWine ProducerМои вина
ŞaraplarımWine ProducerМоите клиповеWine Producer
ŞaraplarımWine ProducerМої винаWine Producer
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler.A pijąc wino chwalili bogi złote i srebrne, miedziane, żelazne, drewniane, i kamienne.
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler.Au băut vin, şi au lăudat pe dumnezeii de aur, de argint, de aramă şi de fer, de lemn şi de piatră.
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler.Beberam vinho, e deram louvores aos deuses de ouro, e de prata, de bronze, de ferro, de madeira, e de pedra.
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler.Bebieron vino y alabaron a los dioses de oro, de plata, de bronce, de hierro, de madera y de piedra
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler.Bort ivának, és dicsérék az arany-, ezüst-, ércz-, vas-, fa- és kõisteneket.
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler.De drakk vin og priste sine guder av gull og sølv, av kobber, jern, tre og sten.
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler.He joivat viiniä ja ylistivät kultaisia ja hopeisia, vaskisia, rautaisia, puisia ja kivisiä jumalia.
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler.Ils burent du vin, et ils louèrent les dieux d`or, d`argent, d`airain, de fer, de bois et de pierre.
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler."무리가 술을 마시고는 그 금, 은, 동, 철, 목, 석으로 만든 신들을 찬양하니라"
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler.Medan de så drucko vin, prisade de sina gudar av guld och silver, av koppar, järn, trä och sten.
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler.mentre bevevano il vino, lodavano gli dei d'oro, d'argento, di bronzo, di ferro, di legno e di pietra