şarap ile cümle
şarap kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Beyaz ŞarapVino bianco
Beyaz ŞarapVino blanco
Beyaz ŞarapVitvin
Beyaz ŞarapWeißwein
Beyaz ŞarapWitte wijn
Beyaz ŞarapБелое вино
Beyaz ŞarapБіле вино
Bilinmeyen şarap şişeleri hakkında sıkıcı konuşmalar yapar, 50. yaş gününde üstü açılır spor bir araba aldı.듣보잡 와인을 들고와 지겨운 설명을 하길 좋아하고 50번째 생일에 뚜껑이 열리는 스포츠카를 사는 친구입니다.
Bilinmeyen şarap şişeleri hakkında sıkıcı konuşmalar yapar, 50. yaş gününde üstü açılır spor bir araba aldı.50歳の誕生日に オープンスポーツカーを買いました 男はせっかちですから 49 歳の誕生日に買ったのですがね
Bilinmeyen şarap şişeleri hakkında sıkıcı konuşmalar yapar, 50. yaş gününde üstü açılır spor bir araba aldı.Wygłasza nudne przemowy na temat nieznanych win, a na 50. urodziny kupił sobie sportowego kabrioleta.
Bilinmeyen şarap şişeleri hakkında sıkıcı konuşmalar yapar, 50. yaş gününde üstü açılır spor bir araba aldı.Он всех достаёт разговорами про малоизвестные бутылки вина, и на 50-летие он купил себе спортивный кабриолет.
Bilinmeyen şarap şişeleri hakkında sıkıcı konuşmalar yapar, 50. yaş gününde üstü açılır spor bir araba aldı.Той изнася скучни речи за някакви бутилки вино, и на 50-тия си рожден ден си купи спортен кабриолет.
Bilinmeyen şarap şişeleri hakkında sıkıcı konuşmalar yapar, 50. yaş gününde üstü açılır spor bir araba aldı.הוא מרצה בצורה משעממת על בקבוקי יין נדירים, וביום הולדתו החמישים הוא קנה מכונית ספורט עם גג נפתח.
Bilinmeyen şarap şişeleri hakkında sıkıcı konuşmalar yapar, 50. yaş gününde üstü açılır spor bir araba aldı.وهو يتحدث دوما احاديث مملة عن قارورات الخمر وفي عيد ميلاده ال50 اشترى سيارة رياضية مكشوفة السقف
Bipin Desai UC Riverside'da teorik fizikçi. nadir şarapların tadımının yapıldığı önde gelen organizatör.Bipin Desai adalah seorang fisikawan teoritis dari U.C.
Bipin Desai UC Riverside'da teorik fizikçi. nadir şarapların tadımının yapıldığı önde gelen organizatör.Bipin je teoretický fyzik na UC Riverside, který je náhodou organizátor vzácného ochutnávání vína, a řekl mi:
Bipin Desai UC Riverside'da teorik fizikçi. nadir şarapların tadımının yapıldığı önde gelen organizatör.Desai to fizyk teoretyczny z uniwersytetu UC Riverside. Organizuje też ekskluzywne degustacje rzadkich win.
Bipin Desai UC Riverside'da teorik fizikçi. nadir şarapların tadımının yapıldığı önde gelen organizatör.비핀 아지이는 UC 리버사이드(미국 대학교)의 이론 물리학자이면서 희귀 와인을 맛보는 행사의 주최자이기도 했죠.
Bipin Desai UC Riverside'da teorik fizikçi. nadir şarapların tadımının yapıldığı önde gelen organizatör.希少なワインの試飲会を開くことにも卓越しています 「近々 47年のシュヴァル・ブランの
Bir akşam yemeğinde bu şarabı ikram etmiş olsaydım zannediyorum hayatımın şarap tecrübesi olurdu.47년산 슈발 블랑이 나왔다면 아마 제 인생에 있어서 잊지 못할 맛을 느꼈을 것입니다.
Bir akşam yemeğinde bu şarabı ikram etmiş olsaydım zannediyorum hayatımın şarap tecrübesi olurdu.אם היו מגישים לי אותו בסעודה חגיגית - זאת היתה חווית היין של חיי, והיא הייתה בלתי נשכחת.
Bir akşam yemeğinde bu şarabı ikram etmiş olsaydım zannediyorum hayatımın şarap tecrübesi olurdu.لو قدم لي خلال حفلة عشاء ، لكان يمكن أن يكون تجربة مهمة في حياتي ، وذكرى لا تنسى
Bir akşam yemeğinde bu şarabı ikram etmiş olsaydım zannediyorum hayatımın şarap tecrübesi olurdu.どのワインでも生涯忘れられないものになったでしょう しかし三日間にわたって60種のすばらしいワインを飲むと
Birazcık şarap bir şey yapmaz.Egy kis bor nem árt meg. A lényeg, hogy látni akar!
Birazcık şarap bir şey yapmaz.Lo importante es que quiere verme. - ¿No es genial?
Birazcık şarap bir şey yapmaz.Nu păţesc nimic de la nişte vin. Ideea e că vrea să mă vadă!
Birazcık şarap bir şey yapmaz. Önemli olan beni görmek istemesi.Een beetje wijn kan geen kwaad; het gaat erom dat hij me wil zien.
Birazcık şarap bir şey yapmaz.Tout ce qui compte, c'est qu'il veut me voir.
Biraz geciktiniz. Birer kadeh şarap ister misiniz?Hai anh chị có muốn dùng rượu không ạ?
Biraz geciktiniz. Birer kadeh şarap ister misiniz?لقد تأخرتم قليلًا، هل تريدون كأسًا من الشراب ؟
Biraz geciktiniz. Birer kadeh şarap ister misiniz?いいえ、大丈夫です
-Biraz şarap alın -pekiBitte nimm noch was. Ja.
-Biraz şarap alın -peki- Mời anh. - Vâng.
-Biraz şarap alın -peki-Naleję panu. -Dobrze.
-Biraz şarap alın -peki-Neem alstublieft wat. - Ja.
-Biraz şarap alın -peki-Popijte še malo. -Ja.
-Biraz şarap alın -pekiPrego prendetene un pò. Si.
-Biraz şarap alın -peki- Prenez-en un peu, s'il vous plaît. - Oui.
-Biraz şarap alın -pekiServeste, te rog! Da.
-Biraz şarap alın -peki- Silahkan minum lagi. - Ya.
-Biraz şarap alın -pekiSnälla ta lite. Ja.
-Biraz şarap alın -peki- Παρακαλώ πιες λίγο. - Ναι.
-Biraz şarap alın -peki- Давайте налью. -Да.
-Biraz şarap alın -pekiأرجوك تناول قليلاً . أجل
-Biraz şarap alın -pekiワインを注ぐところも素敵だわ
'Biraz şarap,' Mart Tavşanı dedi tonu teşvik etmek."Ai nişte vin, denumită în continuare" Hare martie declarat într-un încurajarea ton.
'Biraz şarap,' Mart Tavşanı dedi tonu teşvik etmek."Ali nekaj vina," je marca dejal v Hare spodbujanje tone.
'Biraz şarap,' Mart Tavşanı dedi tonu teşvik etmek.'Avere po' di vino, 'la Lepre di Marzo ha detto in una incoraggiare tono.
'Biraz şarap,' Mart Tavşanı dedi tonu teşvik etmek."Avez-vin," le Lièvre de Mars a déclaré dans une en encourageant le ton.
'Biraz şarap,' Mart Tavşanı dedi tonu teşvik etmek.'Có một số rượu vang,' Hare tháng cho biết trong một khuyến khích các giai điệu.
'Biraz şarap,' Mart Tavşanı dedi tonu teşvik etmek."Har lite vin", i mars Hare sade i en uppmuntrande ton.
'Biraz şarap,' Mart Tavşanı dedi tonu teşvik etmek."Har noget vin," det haren sagde i et opmuntrende tone.
'Biraz şarap,' Mart Tavşanı dedi tonu teşvik etmek.'Heb wat wijn,' de Maartse Haas zei in een bemoedigende toon.
'Biraz şarap,' Mart Tavşanı dedi tonu teşvik etmek.음색을 장려.
'Biraz şarap,' Mart Tavşanı dedi tonu teşvik etmek."Napij się wina," March Hare powiedział w zachęcanie ton.
'Biraz şarap,' Mart Tavşanı dedi tonu teşvik etmek."Onko viiniä," maaliskuun Hare sanoi rohkaiseva sävy.
'Biraz şarap,' Mart Tavşanı dedi tonu teşvik etmek."Si trochu vína," Zajac marca povedal povzbudzujúce tón.
'Biraz şarap,' Mart Tavşanı dedi tonu teşvik etmek."Si trochu vína," Zajíc března řekl povzbuzující tón.
'Biraz şarap,' Mart Tavşanı dedi tonu teşvik etmek.'Tenha um pouco de vinho ", a Lebre de Março disse em uma incentivando tom.
'Biraz şarap,' Mart Tavşanı dedi tonu teşvik etmek."Un poco de vino", dijo la Liebre de Marzo en un fomento de tono.
İlgili Sayfalar