şanssız ile cümle

şanssız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
56
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Senin şanssızlığın, iyi nişan alabiliyorum.Tyvärr så kan jag sikta bra.
Senin şanssızlığın, iyi nişan alabiliyorum.Δυστυχώς για σένα, μπορώ να στοχεύσω με ακρίβεια.
Senin şanssızlığın, iyi nişan alabiliyorum.К несчастью для тебя, я умею точно целиться.
Şimdi kariyerinize bakacaksınız ve şanssızdım diyeceksiniz.그건 운이 좋아서 잘 풀린 게 아니에요
Şimdi kariyerinize bakacaksınız ve şanssızdım diyeceksiniz.Y počas kariéry. Teraz sa pozriete dozadu a zistíte, že ste neboli šťastní.
Şimdi kariyerinize bakacaksınız ve şanssızdım diyeceksiniz.З часом, Ви обернетесь назад і дійдете висновку, що Вам не пощастило.
Şimdi kariyerinize bakacaksınız ve şanssızdım diyeceksiniz.لكن وخلال مسيرتك المهنية ، ستنظر إلى ما مضى وتعلم أنك
Şimdi kariyerinize bakacaksınız ve şanssızdım diyeceksiniz.他人より頻繁に会合に顔を出し 他人より上手に売り込む
Soruşturma için şanssızca durdurulmuş olanları fark etmezdim.Eu teria passado sem perceber os desafortunados que são separados dos outros para inspeção.
Soruşturma için şanssızca durdurulmuş olanları fark etmezdim.Habría pasado sin notar a los desafortunados que son elegidos para ser investigados.
Soruşturma için şanssızca durdurulmuş olanları fark etmezdim.Je serais passée sans remarquer les quelques malheureux sélectionnés pour interrogation.
Soruşturma için şanssızca durdurulmuş olanları fark etmezdim.Non avrei notato gli sfortunati scelti per un'indagine.
Soruşturma için şanssızca durdurulmuş olanları fark etmezdim.Θα είχα περάσει αποτυγχάνοντας να με παρατηρήσετε ανάμεσα σ' αυτούς τους άτυχους, που ξεχωρίσατε για έρευνα.
Soruşturma için şanssızca durdurulmuş olanları fark etmezdim.Я бы прошла, не заметив тех несчастных, выбранных для проверки.
Staj nasıl gidiyor? Öyle şanssızım ki bir erkek lisesinde sıkışıp kaldım!Ngày mai đấy, đừng có đến trễ.
Staj nasıl gidiyor? Öyle şanssızım ki bir erkek lisesinde sıkışıp kaldım!Είναι αύριο, έτσι δεν είναι αργά.
Üzgünüm... Bu şanssız arkadaşınız yüzünden, siz de bir sürü çile çekiyorsunuz.Förlåt... på grund av denna oturs fyllda vän ni lider mycket av.
Üzgünüm... Bu şanssız arkadaşınız yüzünden, siz de bir sürü çile çekiyorsunuz.Imi pare rau.. din cauza acestei prietene ghinioniste suferiti atat de mult
Üzgünüm... Bu şanssız arkadaşınız yüzünden, siz de bir sürü çile çekiyorsunuz.Mi dispiace... per colpa di questa vostra amica sfortunata anche voi state soffrendo parecchio
Üzgünüm... Bu şanssız arkadaşınız yüzünden, siz de bir sürü çile çekiyorsunuz.Przepraszam.. przez taką pechową koleżankę musicie cierpieć
Üzgünüm... Bu şanssız arkadaşınız yüzünden, siz de bir sürü çile çekiyorsunuz.Tut mir leid... wegen dieser blöden Freundin müsst ihr auch viel leiden.
Üzgünüm... Bu şanssız arkadaşınız yüzünden, siz de bir sürü çile çekiyorsunuz.Συγνώμη... εξαιτίας της άτυχης φίλης σας υποφέρετε πολύ.
Yoldaşları olarak kaçınılması zaman önce evine "şanssız bir kale," aşağı çekildiAntes de que su casa fue derribada, cuando sus compañeros evitó que "un castillo de mala suerte"
Yoldaşları olarak kaçınılması zaman önce evine "şanssız bir kale," aşağı çekildiAntes de sua casa foi puxado para baixo, quando seus camaradas evitado-o como "um castelo de azar,"
Yoldaşları olarak kaçınılması zaman önce evine "şanssız bir kale," aşağı çekildiAvant sa maison a été démolie, quand ses camarades qu'il évite comme "un château de chance",
Yoldaşları olarak kaçınılması zaman önce evine "şanssız bir kale," aşağı çekildiEnnen hänen talonsa purettiin, kun hänen toverinsa välttää sitä "onneton linna"
Yoldaşları olarak kaçınılması zaman önce evine "şanssız bir kale," aşağı çekildiFør hans hus blev revet ned, da hans kammerater undgås det som "en uheldig slot,"
Yoldaşları olarak kaçınılması zaman önce evine "şanssız bir kale," aşağı çekildiÎnainte de casa lui a fost tras în jos, atunci când tovarăşii săi evitat ca "un castel ghinionist,"
Yoldaşları olarak kaçınılması zaman önce evine "şanssız bir kale," aşağı çekildiInnan hans hus revs, när hans kamrater undvek det som "en olycklig slott"
Yoldaşları olarak kaçınılması zaman önce evine "şanssız bir kale," aşağı çekildi그의 동지로 피할 때 전에 자신의 집에서는 "재수 성,"아래로 당겨졌다
Yoldaşları olarak kaçınılması zaman önce evine "şanssız bir kale," aşağı çekildiMielőtt házában húzta le, amikor a társai kerülni, mint "egy szerencsétlen vár"
Yoldaşları olarak kaçınılması zaman önce evine "şanssız bir kale," aşağı çekildiPreden je bilo njegovo hišo podrli, ko je njegov tovariši se je treba izogniti, "sreče grad,"
Yoldaşları olarak kaçınılması zaman önce evine "şanssız bir kale," aşağı çekildiPred jeho dom bol zbúraný, keď jeho kamaráti sa vyhnúť ako "nešťastná hrad,"
Yoldaşları olarak kaçınılması zaman önce evine "şanssız bir kale," aşağı çekildiPřed jeho dům byl zbořen, když jeho kamarádi se vyhnout jako "nešťastná hrad,"
Yoldaşları olarak kaçınılması zaman önce evine "şanssız bir kale," aşağı çekildiPrima della sua casa è stata abbattuta, quando i suoi compagni ha evitato come un "castello di fortuna"
Yoldaşları olarak kaçınılması zaman önce evine "şanssız bir kale," aşağı çekildiPrzed jego dom został zburzony, gdy jego towarzysze unikać go jako "nieszczęśliwy zamku"
Yoldaşları olarak kaçınılması zaman önce evine "şanssız bir kale," aşağı çekildiSebelum rumahnya ditarik ke bawah, ketika rekan-rekannya dihindari sebagai "sebuah kastil beruntung,"
Yoldaşları olarak kaçınılması zaman önce evine "şanssız bir kale," aşağı çekildiTrước khi nhà của ông kéo xuống, khi các đồng chí của mình tránh nó như là "một lâu đài không may mắn,"
Yoldaşları olarak kaçınılması zaman önce evine "şanssız bir kale," aşağı çekildiVoor zijn huis werd afgebroken, toen zijn kameraden vermeden het als "een ongelukkige kasteel,"
Yoldaşları olarak kaçınılması zaman önce evine "şanssız bir kale," aşağı çekildiVor seinem Haus wurde abgerissen, wenn seine Kameraden vermieden es als "eine unglückliche Burg"
Yoldaşları olarak kaçınılması zaman önce evine "şanssız bir kale," aşağı çekildiΠριν από το σπίτι του κατεδαφίστηκε, όταν οι σύντροφοί του θα αποφεύγεται ως "άτυχος κάστρο,"
Yoldaşları olarak kaçınılması zaman önce evine "şanssız bir kale," aşağı çekildiПеред его дом был разрушен, когда его товарищи избегали его как "несчастный замок",
Yoldaşları olarak kaçınılması zaman önce evine "şanssız bir kale," aşağı çekildiПеред його будинок був зруйнований, коли його товариші уникали його як "нещасний замок",
Yoldaşları olarak kaçınılması zaman önce evine "şanssız bir kale," aşağı çekildiПреди къщата му е била съборена, когато неговите другари го избягва, тъй като "един нещастен замък,"
Yoldaşları olarak kaçınılması zaman önce evine "şanssız bir kale," aşağı çekildiלפני ביתו הוריד, כאשר חבריו להימנע זה כמו "הטירה בלי מזל",
Yoldaşları olarak kaçınılması zaman önce evine "şanssız bir kale," aşağı çekildiقبل سحب أسفل منزله ، وعندما رفاقه تجنب بانها "القلعة يحالف الحظ"
Yoldaşları olarak kaçınılması zaman önce evine "şanssız bir kale," aşağı çekildi私はそれを訪問した。
Zihninin böyle hızlı çalışması senin için büyük şanssızlık.Ærgerligt for dig at du forstår ting så hurtigt.
Zihninin böyle hızlı çalışması senin için büyük şanssızlık.É um grande azar para si ter um raciocínio tão rápido,
Zihninin böyle hızlı çalışması senin için büyük şanssızlık.È un peccato che la sua mente lavori così in fretta,
Zihninin böyle hızlı çalışması senin için büyük şanssızlık.Ma pan pecha, że pański umysł tak szybko pracuje.
Zihninin böyle hızlı çalışması senin için büyük şanssızlık.On kovin ikävää, että olette niin nopeaälyinen...
Zihninin böyle hızlı çalışması senin için büyük şanssızlık.Tiene la mala suerte de tener una mente muy ágil.
Zihninin böyle hızlı çalışması senin için büyük şanssızlık.Tråkigt för dig att du fattar så snabbt.
Zihninin böyle hızlı çalışması senin için büyük şanssızlık.Είστε άτυχος που έχετε τόσο κοφτερό μυαλό,
Zihninin böyle hızlı çalışması senin için büyük şanssızlık.К величайшему сожалению для вас, вы очень быстро всё понимаете,

İlgili Sayfalar