şanssız ile cümle
şanssız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Çok şanssız bir senemiz vardı.Un anno la nostra sorte volse al peggio.
Çok şanssız bir senemiz vardı.Un año nuestra suerte se oscureció.
Çok şanssız bir senemiz vardı.Une année le sort s'est acharné.
Çok şanssız bir senemiz vardı.Vào một năm, chúng tôi gặp vận xui.
Çok şanssız bir senemiz vardı.Μια χρονιά η τύχη μας εγκατέλειψε.
Çok şanssız bir senemiz vardı.Една година имахме много лош късмет.
Çok şanssız bir senemiz vardı.Один год удача отвернулась от нас.
Çok şanssız bir senemiz vardı.Одного року удача відвернулась від нас.
Çok şanssız bir senemiz vardı.שנה אחת גורלנו היה רע ומר.
Çok şanssız bir senemiz vardı.في عام من الاعوام أصبحنا فقراء جداً.
Gençliğimin kibiriyle her şeyi bildiğimi düşünüyordum. O çok fazla yemişti. Şanssızdı.En la arrogancia de mi juventud, pensé que tenía todo cubierto: comió demasiado; tuvo mala suerte;
Gerçekten şanssız olurdunuz.Asi byste příliš úspěšní nebyli.
Gerçekten şanssız olurdunuz.Ați cam fi fără noroc.
Gerçekten şanssız olurdunuz.Bạn thực sự đã không gặp may mắn.
Gerçekten şanssız olurdunuz.Da hätten Sie wirklich Pech gehabt.
Gerçekten şanssız olurdunuz.Hát ez alapján nem sokra jutnának.
Gerçekten şanssız olurdunuz.Je zou geen geluk hebben.
Gerçekten şanssız olurdunuz.그럼 정말 운이 없는거죠.
Gerçekten şanssız olurdunuz.La fortuna non giocherebbe a vostro favore.
Gerçekten şanssız olurdunuz.Nie lada problem.
Gerçekten şanssız olurdunuz.Sería muy desafortunado.
Gerçekten şanssız olurdunuz.To by ste asi veľmi neuspeli.
Gerçekten şanssız olurdunuz.Vocês não teriam sorte nenhuma.
Gerçekten şanssız olurdunuz.Vous n'auriez vraiment pas de chance.
Gerçekten şanssız olurdunuz.Σίγουρα δεν θα είστε τυχεροί.
Gerçekten şanssız olurdunuz.Всъщност, няма да имате късмет.
Gerçekten şanssız olurdunuz.У вас бы ничего не получилось.
Gerçekten şanssız olurdunuz.סוג של חוסר אונים...
Gerçekten şanssız olurdunuz.ستكون نوعاً ما غير محظوظ.
Gerçekten şanssız olurdunuz.ふたを開けて
Hayır. Şanssız dodo ile başla."Bắt đầu với con chim dodo không may.:
Hayır. Şanssız dodo ile başla."Begin met de onfortuinlijke dodo."
Hayır. Şanssız dodo ile başla."Beginnen wir mit dem unglückseligen Dodo."
Hayır. Şanssız dodo ile başla."Kezdjük a szerencsétlen dodóval."
Hayır. Şanssız dodo ile başla."Zacznij od nieszczęsnego dodo."
Hayır. Şanssız dodo ile başla."Да започнем със злочестата птица додо."
Iııı... burada olmamızın asıl amacı evimizde yaşanan şanssız bir olay.Ah... a verdadeira razão para estarmos aqui, é falarmos sobre um triste episódio que aconteceu na nossa casa.
Iııı... burada olmamızın asıl amacı evimizde yaşanan şanssız bir olay.Bon, la véritable raison de notre venue c'est pour parler d'un malheureux événement qui s'est passé chez nous.
Iııı... burada olmamızın asıl amacı evimizde yaşanan şanssız bir olay.Der wahre Grund warum wir hier sind wir hatten eine unerfreuliche Geschichte zuhause.
Iııı... burada olmamızın asıl amacı evimizde yaşanan şanssız bir olay.Εμ... ο πραγματικός λόγος που είμαστε εδώ είναι να συζητήσουμε ένα ατυχές επεισόδιο που συνέβη στο σπίτι μας.
Iııı... burada olmamızın asıl amacı evimizde yaşanan şanssız bir olay.Мы пришли к вам чтобы обсудить один неприятный случай, который произошёл у нас дома.
Iııı... burada olmamızın asıl amacı evimizde yaşanan şanssız bir olay.うちでおこった不幸な出来事について ああ、風呂場で死んだ熊ちゃんね
Kelime anlamıyla, talih tarafından kutsanmamış, talihsiz, şanssız kişi.Bogstavelig talt, en person som ikke var blevet velsignet af heldet.
Kelime anlamıyla, talih tarafından kutsanmamış, talihsiz, şanssız kişi.Chính xác hơn, một ai đó khi không được ban phát vận may, là một người không may.
Kelime anlamıyla, talih tarafından kutsanmamış, talihsiz, şanssız kişi.Dobesedno nekdo, ki ni bil blagoslovljen s srečo, nesrečnež.
Kelime anlamıyla, talih tarafından kutsanmamış, talihsiz, şanssız kişi.Doslova jako někoho, kdo neměl štěstí -- nešťastníka.
Kelime anlamıyla, talih tarafından kutsanmamış, talihsiz, şanssız kişi.Doslovne, niekto, komu štastie nedožičilo, nešťastník.
Kelime anlamıyla, talih tarafından kutsanmamış, talihsiz, şanssız kişi.Dosłownie, ktoś kto nie jest błogosławiony przez los, nieszczęśliwy
Kelime anlamıyla, talih tarafından kutsanmamış, talihsiz, şanssız kişi.Iemand die letterlijk niet door het fortuin was gezegend, een onfortuinlijke.
Kelime anlamıyla, talih tarafından kutsanmamış, talihsiz, şanssız kişi.În traducere literară, cineva care nu se bucură de norocul de a avea avere, un ghinionist.
Kelime anlamıyla, talih tarafından kutsanmamış, talihsiz, şanssız kişi.Kirjaimellisesti sellaiseksi, jota ei oltu siunattu hyvällä onnella.
Kelime anlamıyla, talih tarafından kutsanmamış, talihsiz, şanssız kişi.글자 그대로 행운의 축복을 받지 못한 불행한 사람이란 거죠.
Kelime anlamıyla, talih tarafından kutsanmamış, talihsiz, şanssız kişi.Letteramente, qualcuno che non era stato baciato dalla fortuna, uno sfortunato.
Kelime anlamıyla, talih tarafından kutsanmamış, talihsiz, şanssız kişi.Literalmente, alguém que não tinha sido abençoado pela fortuna.
Kelime anlamıyla, talih tarafından kutsanmamış, talihsiz, şanssız kişi.literalmente, alguien que no ha sido bendecido por la fortuna, desafortunado.
Kelime anlamıyla, talih tarafından kutsanmamış, talihsiz, şanssız kişi.Littéralement, quelqu'un qui n'a pas été béni par la chance, un malchanceux.
Kelime anlamıyla, talih tarafından kutsanmamış, talihsiz, şanssız kişi.Misslyckandet blir desto mer totalt. I medeltidens England-
Kelime anlamıyla, talih tarafından kutsanmamış, talihsiz, şanssız kişi.Secara harafiah, orang yang tidak dikaruniai keberuntungan, malang.
Kelime anlamıyla, talih tarafından kutsanmamış, talihsiz, şanssız kişi.Szó szerint, valaki, akinek nem volt szerencséje, egy szerencsétlen.
Kelime anlamıyla, talih tarafından kutsanmamış, talihsiz, şanssız kişi.Wörtlich, jemanden, dem das Glück, das Schicksal, nicht hold war: ein Un-Glücklicher.