Başka şansları yok.У них нет особенных приспособлений.
Başka şansları yok.אין להם שום נוחיות.
Başka şansları yok.ليس لديهم شيء من الراحه .
Başka şansları yok.庭仕事や家事をやってくれる押しボタンはありません
Benim üyelerim adıma alıyorum, İyi şanslar, bu yılki yarışmada. en iyi onlanlar kazansın.Din partea membrilor mei, aş dori să le urez celorlalte case succes
Benim üyelerim adıma alıyorum, İyi şanslar, bu yılki yarışmada. en iyi onlanlar kazansın.En nombre de mis companeros... me gustaría desearle suerte a las demás casas... en la competencia de este ano.
Benim üyelerim adıma alıyorum, İyi şanslar, bu yılki yarışmada. en iyi onlanlar kazansın.Jménem mých kolegù, chtìl bych popøát ostatním hodnì štìstí v letošní soutìži.
Benim üyelerim adıma alıyorum, İyi şanslar, bu yılki yarışmada. en iyi onlanlar kazansın.Ten gunste van mijn medeleden, zou ik de andere huizen veel geluk wensen op de competitie van dit jaar.
Benim üyelerim adıma alıyorum, İyi şanslar, bu yılki yarışmada. en iyi onlanlar kazansın.V imenu mojih bratov želim vso srečo ostalim bratovščinam, na tem tekmovanju.
Benim üyelerim adıma alıyorum, İyi şanslar, bu yılki yarışmada. en iyi onlanlar kazansın.Εκ μέρους των συναδέλφων μου, θα ήθελα να ευχηθώ στις άλλες αδελφότητες καλή τύχη στον φετινό διαγωνισμό.
Biraz önce, kızım Rebecca bana iyi şanslar mesajı attı.Acum câteva minute, fiica mea Rebecca mi-a trimis un mesaj urându-mi succes.
Biraz önce, kızım Rebecca bana iyi şanslar mesajı attı.Chỉ một phút trước, con gái Rebecca của tôi nhắn tin chúc tôi may mắn
Biraz önce, kızım Rebecca bana iyi şanslar mesajı attı.Een ogenblik geleden kreeg ik een sms van mijn dochter Rebecca, die me het beste wenst.
Biraz önce, kızım Rebecca bana iyi şanslar mesajı attı.Egy perccel ezelőtt a lányom, Rebeka sms-ben kívánt jószerencsét.
Biraz önce, kızım Rebecca bana iyi şanslar mesajı attı.För en kort stund sedan fick jag ett "Lycka till"-sms från min dotter Rebecca.
Biraz önce, kızım Rebecca bana iyi şanslar mesajı attı.Gerade eben wünschte meine Tochter Rebecca mir in einer SMS viel Glück.
Biraz önce, kızım Rebecca bana iyi şanslar mesajı attı.Há momentos, a minha filha Rebecca mandou-me uma mensagem de boa sorte.
Biraz önce, kızım Rebecca bana iyi şanslar mesajı attı.Hetki sitten tyttäreni Rebecca tsemppasi minua tekstiviestillä.
Biraz önce, kızım Rebecca bana iyi şanslar mesajı attı.Il y a un instant, ma fille Rebecca m'a envoyé un texto pour me souhaiter bonne chance.
Biraz önce, kızım Rebecca bana iyi şanslar mesajı attı.조금 전에, 제 딸 레베카가 응원의 문자를 보냈죠.
Biraz önce, kızım Rebecca bana iyi şanslar mesajı attı.Len pred chvíľou mi moja dcéra Rebecca poslala smsku pre šťastie.
Biraz önce, kızım Rebecca bana iyi şanslar mesajı attı. Mesajında,Hace solo un momento mi hija Rebecca me envió un mensaje de buena suerte, que decía:
Biraz önce, kızım Rebecca bana iyi şanslar mesajı attı.Právě před chvílí mi má dcera Rebecca poslala SMS pro štěstí.
Biraz önce, kızım Rebecca bana iyi şanslar mesajı attı.Przed chwilą moja córka, Rebecca, wysłała mi SMSa na szczęście.
Biraz önce, kızım Rebecca bana iyi şanslar mesajı attı.Un attimo fa, mia figlia Rebecca mi ha mandato un sms di buona fortuna.
Biraz önce, kızım Rebecca bana iyi şanslar mesajı attı.Μόλις πριν από ένα λεπτό, η κόρη μου, Ρεβέκκα, μου έστειλε ένα μήνυμα για καλή τύχη.
Biraz önce, kızım Rebecca bana iyi şanslar mesajı attı.Само преди секунда дъщеря ми Ребека ми пожела успех с кратко съобщение.
Biraz önce, kızım Rebecca bana iyi şanslar mesajı attı.Только что моя дочь Ребекка отправила мне сообщение с пожеланием удачи.
Biraz önce, kızım Rebecca bana iyi şanslar mesajı attı.Щойно моя донька Ребекка надіслала мені смс із побажанням успіху.
Biraz önce, kızım Rebecca bana iyi şanslar mesajı attı.רק לפני רגע "בתי רבקה סימסה לי "בהצלחה.
Biraz önce, kızım Rebecca bana iyi şanslar mesajı attı.قبل لحظة فقط، راسلتني ابنتي ريبيكا متمنية لي حظا موفقا.
Biraz önce, kızım Rebecca bana iyi şanslar mesajı attı.娘のレベッカが幸運を祈って メッセージをくれました メッセージには
Bir şeylerin değişip fakirlerin de bir şanslarının olması bize bağlı.Cabe-nos a nós mudar as coisas de modo a que os pobres também tenham uma escolha.
Bir şeylerin değişip fakirlerin de bir şanslarının olması bize bağlı.C'est à nous de changer les choses pour que les pauvres aient à leur tour la possibilité de choisir.
Bir şeylerin değişip fakirlerin de bir şanslarının olması bize bağlı.De omslag moet van ons komen, zodat de armen ook een keus hebben.
Bir şeylerin değişip fakirlerin de bir şanslarının olması bize bağlı.Depende de nosotros cambiar las cosas para que los pobres también tengan una opción.
Bir şeylerin değişip fakirlerin de bir şanslarının olması bize bağlı.Depinde de noi să schimbăm lucrurile în așa fel încât să poată alege și cei săraci.
Bir şeylerin değişip fakirlerin de bir şanslarının olması bize bağlı.Es liegt an uns, Dinge zu verändern, damit auch die Armen eine Wahl haben.
Bir şeylerin değişip fakirlerin de bir şanslarının olması bize bağlı.그들도 선택할 수 있게 해야 합니다.
Bir şeylerin değişip fakirlerin de bir şanslarının olması bize bağlı.Nó tùy thuộc vào việc chúng ta có thay đổi để người nghèo cũng có thể chọn lựa.
Bir şeylerin değişip fakirlerin de bir şanslarının olması bize bağlı.Rajtunk múlik, hogy meg tudjuk-e adni nekik a választás esélyét.
Bir şeylerin değişip fakirlerin de bir şanslarının olması bize bağlı.Tocca a noi cambiare le cose perché anche i poveri possano scegliere.
Bir şeylerin değişip fakirlerin de bir şanslarının olması bize bağlı.To my możemy wprowadzać zmiany, tak by oni też mieli wybór.
Bir şeylerin değişip fakirlerin de bir şanslarının olması bize bağlı.Εμείς πρέπει να αλλάξουμε τα πράγματα, έτσι ώστε να δωθεί αυτή η επιλογή και σε αυτούς.
Bir şeylerin değişip fakirlerin de bir şanslarının olması bize bağlı.Ние можем да променим нещата така, че бедните да имат избор също.
Bir şeylerin değişip fakirlerin de bir şanslarının olması bize bağlı.Це ми повинні змінити ситуацію так, щоб вони отримали таку можливість.
Bir şeylerin değişip fakirlerin de bir şanslarının olması bize bağlı.Это мы должны изменить ситуацию так, чтобы такая возможность у них появилась.
Bir şeylerin değişip fakirlerin de bir şanslarının olması bize bağlı.כדי שגם לעניים תהיה בחירה.
Bir şeylerin değişip fakirlerin de bir şanslarının olması bize bağlı.وبالتالي يكون لدى الفقير خيارا أيضا.
Bir şeylerin değişip fakirlerin de bir şanslarının olması bize bağlı.ルーツ&シューツ グループでは3つのプロジェクトを選びます
- Bir ulusal güvenlik meselesi var. - İyi şanslar.Es geht um die Sicherheit der Nation.
- Bir ulusal güvenlik meselesi var. - İyi şanslar.Jde o národní bezpečnost.
- Bir ulusal güvenlik meselesi var. - İyi şanslar.Kami memiliki masalah keselamatan nasional.
- Bir ulusal güvenlik meselesi var. - İyi şanslar.- Είναι θέμα εθνικής ασφάλειας.
- Bir ulusal güvenlik meselesi var. - İyi şanslar..משהו כזה
- Bir ulusal güvenlik meselesi var. - İyi şanslar.لدينا مسألة أمن قومى جيد لك
Bizim ikimizle de eğlenebilirsiniz! Harika bir hafta sonu geçirin! Bol şanslar!みなさん、こんにちは! 私の名前は ゴンサロ・フラスカ(Gonzalo Frasca)です。
Bol şanslar!Bonne chance !
Bol şanslar.Bonne chance.
Bol şanslar.Buena suerte.