şansı ile cümle
şansı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un iyileşme şansı yok.Tom has no chance of recovering.
Tom'un çıkmak için bir şansı yoktu.Tom didn't have a chance to get out.
Asla bir şansımız olmadı.We never had a chance.
Tom'un hâlâ bir şansı olabilir.Tom may still have a chance.
Bir şansın olduğunu hâlâ düşünüyor musun?Do you still think you have a chance?
Hâlâ bir şansın varken buradan çıkmalısın.You've got to get out of here while you've still got a chance.
O benim son şansımdı.It was my last chance.
Hiç şansımız yoktu.We never had the chance.
Tom'un iyi bir işe alınma şansı var.Tom has a good chance of being hired for the job.
Hiç şansın var mıydı?Did you have any luck?
Şimdi bir şansım var.Now we've got a chance.
Tom'un Mary'i bulabilmesi için herhangi bir şansı olduğunu düşünüyor musun?Do you think there's any chance Tom will be able to find Mary?
Umarım Tom'a o soruyu sorma şansını yakalarım.I hope I get the chance to ask Tom that question.
Benim bile Tom'un yardım etmesini istemek için hiç şansım olmadı.I never even got a chance to ask Tom to help.
Tom'a yardım edip etmeyeceğini sormak için asla benim bile bir şansım olmadı.I never even got a chance to ask Tom if he would help.
Başarmaktan başka şansı yok.He has no choice but to succeed.
Seni tekrar görme şansım olduğuna sevindim.I'm glad I got a chance to see you again.
Tom kazanmak için bir şansı olduğunu gerçekten hissetmedi.Tom didn't really feel that he had a chance to win.
O konuyu Tom'a soracaktım ama hiç şansım olmadı.I was going to ask Tom about it but never got the chance.
Korumanız olmadan, Tom'un bir şansı olmaz.Without your protection, Tom won't have a chance.
Senin son şansın.It's your last chance.
Sen benim son şansımdın.You were my last chance.
Şansım vardı.I had my chance.
Tom'un, suçsuzluğunu kanıtlamak için bir şansı olacak.Tom will have a chance to prove his innocence.
Ben kendi şansımı yaratıyorum.I make my own luck.
Şansını zorluyorsun.You're pushing your luck.
Şansıma inanamadım.I couldn't believe my luck.
Bu senin tek şansın, Tom.This is your one chance, Tom.
Tom'dan kurtulmak zorunda olduğumuz en iyi şansımızı mahvettin.You've ruined the best chance we had to get rid of Tom.
Ne kadar çok beklersek o kadar az Tom'u bulma şansımız olur.The longer we wait, the less chance we have of finding Tom.
Kadınlarla en kötü şansım var.I have the worst luck with women.
Popüler olma şansımı mahvettin.You've ruined my chances at being popular.
Tek şansımın içgüdülerime güvenmek olduğunu biliyordum.I knew my only chance was to trust my instincts.
Şansın bununla hiçbir ilgisi yok.Luck has nothing to do with it.
Bu senin büyük şansındı, Tom, ve sen onu harcadın.This was your big chance, Tom, and you blew it.
Hiç şansımız var mı?Do we have any chance?
Böyle bir şeyi yapmak için ne sıklıkta şansın olur?How often you get a chance to do something like this?
İşte benim şansım.Here's my chance.
Onu yapmak için başka bir şansım olacağını düşündüm.I thought I'd have another chance to do that.
Kötü şansımız geçiciydi.Our bad luck was temporary.
Kazanma şansı yok.There's no chance of winning.
Kazanma şansımız olduğunu düşünüyor musun?Do you think we have a chance to win?
Tom'un bugün geç kalma şansı yok.There's no chance that Tom will be late today.
Şansınızı deneyin.Try your luck.
Çok kötü şansımız vardı.We've had too much bad luck.
Şansım olduğunu düşünüyor musun?Do you think I have a chance?
Şansımızı kaybettik.We lost our chance.
Üzgünüm toplantıdan sonra sizinle konuşmak için bir şansım olmadı.Sorry I didn't have a chance to talk with you after the meeting.
Tom'un çok kötü şansı vardı.Tom has had very bad luck.
Hong Kong'u görme şansını kaçırmak istemedim, bu yüzden geziye gitmeyi kabul ettim.I didn't want to pass up the chance of seeing Hong Kong, so I agreed to go on the trip.
İnsanların uzun zamandır bir satranç bilgisayara karşı bir şansı yoktu.Humans haven't had a chance against a chess computer in a long time.
Dan'in 'güle güle" demek için bile bir şansı olmadı.Dan didn't even get a chance to say 'goodbye.'
Tom'un aslında kazanma şansı nedir?What chance does Tom have of actually winning?
Belki yarın daha iyi bir şansımız olacak.Perhaps we'll have better luck tomorrow.
Onları almam için bana yardım etme şansın var mı?Is there any chance you could help me get them?
Bu senin son şansın.This is your last opportunity.
Bunun bir hata olma şansı var mı?Is there any chance this is a mistake?
Bir şansım olmadı, değil mi?I never had a chance, did I?
Tom Mary'ye bir açıklama şansı vermedi.Tom didn't give Mary a chance to explain.
Tom bile Mary'ye bir açıklama şansı vermedi.Tom didn't even give Mary a chance to explain.
İlgili Sayfalar