şansı ile cümle

şansı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Sadece bir şansımız var.We have only one chance.
Sadece bir şansımız vardı.We had only one chance.
Bu bizim tek şansımız olabilir.This may be our only chance.
Kadınlarla şansı hep yaver gider.He always has luck with the ladies.
Şansını dene!Try your luck!
Bu bizim ne olduğunu anlamak için tek şansımız olabilir.This may be our only chance to figure out what happened.
Vedalaşma şansım olmadı.I never had the chance to say goodbye.
Bana bir açıklama şansı ver.Give me a chance to explain.
Tom'a, onu yapma şansı tanımayalım.Let's not give Tom the chance to do that.
Benim bile Tom'la konuşma şansım yoktu.I didn't even have a chance to talk to Tom.
Bizim son bir şansımız var.We have one last chance.
Senin bir şansın yok.You haven't got a chance.
Programa bakmak için henüz bir şansının olup olmadığını merak ediyordum.I was wondering if you've had a chance to look at the schedule yet.
Biz o şansı almalıyız.We must take that chance.
Tom'la konuşmak için bir şansın var mıydı?Did you have a chance to talk to Tom?
Bana Tom'un bir şansının olmadığını mı söylüyorsun?Are you telling me Tom doesn't have a chance?
Tom son kez kez Boston'dayken Mary'yi ziyaret etme şansı yoktu.Tom didn't have a chance to visit Mary the last time he was in Boston.
Bu skandal muhtemelen seçilme şansınızı mahvedecek.This scandal will likely ruin your chances of being elected.
Bu Tom'a yardım etmek için tek şansımız olabilir.This may be our only chance to help Tom.
Bu Tom'la konuşmak için son şansımız olabilir.This may be our only chance to talk to Tom.
Daha sonra Tom'la konuşmak için bir şansımız olabilir.We might have a chance to talk to Tom later.
Bu, Tom'u görmek için son şansınız olabilir.This may be your last chance to see Tom.
Onu evde bulacak kadar iyi şansım vardı.I had the good luck to find him at home.
Sadece şansımı yakalamadım.I just haven't had the chance.
Seçim kampanyasını finanse etme şansı yoktur.There's no chance of him financing his electoral campaign.
Sence onun kazanma şansı var mı?Do you think she has a chance of winning?
Şansımızı değerlendirmeliyiz.We've got to take the chance.
Şansımızı deneyeceğiz.We're going to take our chances.
Sadece şansımızı denemek zorunda kalacağız.We'll just have to take our chances.
Şansımızı denemek zorunda olacağız.We'll have to take our chances.
O şansı alacağız.We'll take that chance.
Burada bir başarı şansımız var.We have a fighting chance here.
Özel konuşmak için asla bir şansımız daha olmayabilir.We may never have another chance to talk in private.
Hâlâ şansımız yaver gidebilir.We may still get lucky.
Başka bir şansımız olmayabilir.We may never have another chance.
Asla şansımız olmayabilir.We may never have the chance.
Hiç şansımız olmadı.We never got the chance.
Hâlâ bir şansımız var.We still have a chance.
Bu senin büyük şansın.This is your big chance.
Bu benim büyük şansım olabilir.This could be my big break.
Tom'un şansı yaver gitti.Tom got lucky.
Bunun tek şansın olduğunu göremiyor musun?Can't you see it's your only chance?
Bunun bizim tek şansımız olduğunu göremiyor musun?Can't you see it's our only chance?
Bugün şansın yaver gitti.You got lucky today.
Şansını yitirdin.You lost your chance.
Şansını kaybettin.You lost your chance.
Şansınızı alacaksınız.You'll get your chance.
Şansından daha çok gücüne inan.Believe more in your strength than in your luck.
Hâlâ şansın yaver gidebilir.You may still be in luck.
Hiç şansın olmadı.You never stood a chance.
Onun kalbini kıracağımı biliyordum ama hiç şansım yoktu.I knew that I'd break her heart, but I had no choice.
"Benim bir şansım yok." "Evet, senin var!""I haven't got a chance." "Yes, you have!"
Bu şansı tekrar yakalayamayabilirsin.You may not get this chance again.
Başka bir şansın olmayabilir.You might not get another chance.
Asla Tom'la konuşma şansım olmadı.I never had the chance to talk with Tom.
Kazanmak için şansımız olduğunu hâlâ düşünüyor musun?Do you still think we have a chance to win?
Bunun Tom'unki olabilme şansı var.There's a chance this might be Tom's.
Tom'un asla onu yapma şansı olmadı.Tom never got the chance to do that.
Tom'un başarma şansı yok.Tom has no chance of succeeding.
Bu bizim tek şansımız.This is our only shot.
İlgili Sayfalar