şansı ile cümle
şansı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Ama diller arasında seyahat etmek bana kendini yeniden yaratma şansı veriyor.Dar permutarea între limbi îmi oferă şansa de a mă recrea.
Ama diller arasında seyahat etmek bana kendini yeniden yaratma şansı veriyor.De a nyelvek közötti ingázás, módot ad, hogy újrateremtsem magam.
Ama diller arasında seyahat etmek bana kendini yeniden yaratma şansı veriyor.두 언어 사이를 오고감은 제 자신을 새롭게 재창조할 수 있는 기회였죠.
Ama diller arasında seyahat etmek bana kendini yeniden yaratma şansı veriyor.Ma il pendolare tra linguaggi mi dà la possibilità di ricreare me stessa.
Ama diller arasında seyahat etmek bana kendini yeniden yaratma şansı veriyor.Mais de passer d'une langue à l'autre me donne la chance de me recréer.
Ama diller arasında seyahat etmek bana kendini yeniden yaratma şansı veriyor.Mas a viagem incessante entre as línguas dá-me a oportunidade de me recriar a mim própria.
Ama diller arasında seyahat etmek bana kendini yeniden yaratma şansı veriyor.Pendelen tussen talen geeft mij de kans mezelf te herscheppen.
Ama diller arasında seyahat etmek bana kendini yeniden yaratma şansı veriyor.Pero el conmutar entre los idiomas me da la oportunidad de recrearme a mí misma.
Ama diller arasında seyahat etmek bana kendini yeniden yaratma şansı veriyor.Το ταξίδι μεταξύ των γλωσσών μού δίνει την ευκαιρία να αναδημιουργώ τον εαυτό μου.
Ama diller arasında seyahat etmek bana kendini yeniden yaratma şansı veriyor.Но переключение между языками дает мне возможность взбодриться.
Ama diller arasında seyahat etmek bana kendini yeniden yaratma şansı veriyor.Но пътуването между езиците ми дава шанс да пресъздам себе си.
Ama diller arasında seyahat etmek bana kendini yeniden yaratma şansı veriyor.אך ההחלפה בין השפות העניקה לי את האפשרות ליצור עצמי מחדש.
Ama diller arasında seyahat etmek bana kendini yeniden yaratma şansı veriyor.إلا أن التنقل بين اللغات يمنحنى الفرصة لإعادة خلق ذاتي.
Ama diller arasında seyahat etmek bana kendini yeniden yaratma şansı veriyor.私はトルコ語で執筆するのが大好きです 私にはロマンチックで感情に訴える言語だからです
Ama dişini tırnağına takıp son bir hesaplaşma için büyük bir koşuda şansını denemeye karar verdi.그녀는 그녀의 전부를 걸고, 가장 유명한 경기인, 뉴욕시 마라톤 대회에서
Ama dişini tırnağına takıp son bir hesaplaşma için büyük bir koşuda şansını denemeye karar verdi.Rozhodla se ale, že zariskuje a pokusí se o ještě jeden úspěch ve velmi prestižním závodě zvaném
Ama dişini tırnağına takıp son bir hesaplaşma için büyük bir koşuda şansını denemeye karar verdi.אבל היא החליטה להמר על הכל וללכת על הפרס הגדול בארוע הבולט,
Ama dişini tırnağına takıp son bir hesaplaşma için büyük bir koşuda şansını denemeye karar verdi.ولكنها قررت ان تعدل عن ذلك .. وتغامر بهذا الخصوص وان تحاول ان تجري من اجل الجائزة الكبرى في ذلك الحدث حينها
Ama dişini tırnağına takıp son bir hesaplaşma için büyük bir koşuda şansını denemeye karar verdi.懸けにでようと決めていたのです それが皆さんもご存知の ニューヨークシティマラソンでした
Ama eğer şimdi gözümüzü kırparsak, bu tarihi hastalığı yok etmek için şansımızı sonsuza dek yitireceğiz.Ale pokud teď polevíme, navždy ztratíme šanci vymýtit starověkou nemoc.
Ama eğer şimdi gözümüzü kırparsak, bu tarihi hastalığı yok etmek için şansımızı sonsuza dek yitireceğiz.Dar daca clipim acum, vom pierde pentru totdeauna sansa de a eradica aceasta boala antica.
Ama eğer şimdi gözümüzü kırparsak, bu tarihi hastalığı yok etmek için şansımızı sonsuza dek yitireceğiz.Jeśli ją zaprzepaścimy przegramy na zawsze, stracimy szanse wyeliminowania tej starożytnej choroby.
Ama eğer şimdi gözümüzü kırparsak, bu tarihi hastalığı yok etmek için şansımızı sonsuza dek yitireceğiz.우리가 여기서 눈깜빡하다보면 영원히 기회를 잃을 수 있습니다. 이 고대의 병을 퇴치할 수 있는 기회를 말입니다.
Ama eğer şimdi gözümüzü kırparsak, bu tarihi hastalığı yok etmek için şansımızı sonsuza dek yitireceğiz.Maar als we nu weifelen verliezen we voor altijd de kans om een oude ziekte uit te roeien.
Ama eğer şimdi gözümüzü kırparsak, bu tarihi hastalığı yok etmek için şansımızı sonsuza dek yitireceğiz.Ma se esitiamo adesso, perderemo per sempre la possibilità di debellare un'antica malattia.
Ama eğer şimdi gözümüzü kırparsak, bu tarihi hastalığı yok etmek için şansımızı sonsuza dek yitireceğiz.Pero si dudamos ahora, perderemos para siempre la oportunidad de erradicar esta vieja enfermedad.
Ama eğer şimdi gözümüzü kırparsak, bu tarihi hastalığı yok etmek için şansımızı sonsuza dek yitireceğiz.Αν δειλιάσουμε τώρα, θα χάσουμε οριστικά την ευκαιρία να εξαλείψουμε μία αρχαία ασθένεια.
Ama eğer şimdi gözümüzü kırparsak, bu tarihi hastalığı yok etmek için şansımızı sonsuza dek yitireceğiz.Но ако мигнем сега, ще загубим завинаги шанса да заличим това древно заболяване.
Ama eğer şimdi gözümüzü kırparsak, bu tarihi hastalığı yok etmek için şansımızı sonsuza dek yitireceğiz.Но если сейчас мы не займемся этим, шанс полного уничтожения этого древнего вируса будет утерян навсегла.
Ama eğer şimdi gözümüzü kırparsak, bu tarihi hastalığı yok etmek için şansımızı sonsuza dek yitireceğiz.אבל במידה ונמצמץ עכשיו, נפסיד לעולמים את הסיכוי לחסל מחלה עתיקה.
Ama eğer şimdi gözümüzü kırparsak, bu tarihi hastalığı yok etmek için şansımızı sonsuza dek yitireceğiz.و لكن إذا أغمضنا أعيننا الآن، سوف نفقد إلى الأبد الفرصة للتخلص من مرض قديم.
Ama eğer şimdi gözümüzü kırparsak, bu tarihi hastalığı yok etmek için şansımızı sonsuza dek yitireceğiz.古くから続く病気を 根絶する機会が永久に失われます。 どうか皆さんの周りにも広めて下さい、
Ama eğer zemin düz değilse o zaman hiç şansım yoktu.Als het ijs niet vlak was, was dat gewoon onmogelijk.
Ama eğer zemin düz değilse o zaman hiç şansım yoktu.Amikor a jég nem volt lapos, esélyem sem volt.
Ama eğer zemin düz değilse o zaman hiç şansım yoktu.Când nu era netedă, nu aveam nicio şansă.
Ama eğer zemin düz değilse o zaman hiç şansım yoktu.Cuando el hielo no era llano, no tenía ni la más remota posibilidad.
Ama eğer zemin düz değilse o zaman hiç şansım yoktu.Ketika esnya tidak datar, saya tidak ingin mengambil resiko.
Ama eğer zemin düz değilse o zaman hiç şansım yoktu.얼음이 평평하지 않았을때는 어림도 없었지요. 그럴때는
Ama eğer zemin düz değilse o zaman hiç şansım yoktu.Quand la glace n'était pas plane, c'était impossible.
Ama eğer zemin düz değilse o zaman hiç şansım yoktu.Quando il ghiaccio non era liscio, non avevo alcuna speranza.
Ama eğer zemin düz değilse o zaman hiç şansım yoktu.Se o gelo não era plano, eu não tinha hipótese.
Ama eğer zemin düz değilse o zaman hiç şansım yoktu.Wenn das Eis nicht eben war, hatte ich überhaupt keine Chance.
Ama eğer zemin düz değilse o zaman hiç şansım yoktu.Когато не беше нямах никакъв шанс.
Ama eğer zemin düz değilse o zaman hiç şansım yoktu.Когда же лёд был неровным, у меня не было ни одного шанса.
Ama eğer zemin düz değilse o zaman hiç şansım yoktu.Коли лід не був плоским, я втрачав будь-яку надію.
Ama eğer zemin düz değilse o zaman hiç şansım yoktu.כשהקרח לא היה שטוח לא היה לי שום סיכוי
Ama eğer zemin düz değilse o zaman hiç şansım yoktu.عندما يكون الجليد غير مسطح، ليس لدي أمل في ذلك.
Ama eğer zemin düz değilse o zaman hiç şansım yoktu.ひとつを引っ張り、それを置いてもうひとつを取りに戻らなくてはいけませんでした
Ama kısaca olasılık seninkini çekme şansının diğer her şeyi çekme şansıyla ilişkisidir. .Ale jest to szansa wyciągniecia tego na czym nam zależy względem szansy wylosowanie dowolnej innej rzeczy.
Ama kısaca olasılık seninkini çekme şansının diğer her şeyi çekme şansıyla ilişkisidir. .Ale je to šanca, že si vytiahnete to vaše v porovnaní so šancou vytiahnutia hocičoho iného.
Ama kısaca olasılık seninkini çekme şansının diğer her şeyi çekme şansıyla ilişkisidir. .Ale je to šance, že si vytáhnete to, co chcete, v porovnání s šancí, že si vytáhnete cokoli.
Ama kısaca olasılık seninkini çekme şansının diğer her şeyi çekme şansıyla ilişkisidir. .여기서 확률은 주머니에서 구슬을 꺼냈을 때 나올 수 있는 모든 경우의 수에서 노란 구슬이 나오는 경우의 수를 말해요
Ama kısaca olasılık seninkini çekme şansının diğer her şeyi çekme şansıyla ilişkisidir. .Mas é a chance de pegar das suas relativamente a pegar qualquer outra coisa.
Ama kısaca olasılık seninkini çekme şansının diğer her şeyi çekme şansıyla ilişkisidir. .Men det är oddsen för plocka ditt förhållande till oddsen för plocka allt annat.
Ama kısaca olasılık seninkini çekme şansının diğer her şeyi çekme şansıyla ilişkisidir. .Але дані шанси на діставання жовтого крем"яху такі ж самі як і для усіх інших.
Ama kısaca olasılık seninkini çekme şansının diğer her şeyi çekme şansıyla ilişkisidir. .Но пък по-нормално е да изтеглим нещо наше, отколкото нещо друго.
Ama kısaca olasılık seninkini çekme şansının diğer her şeyi çekme şansıyla ilişkisidir. .その他すべてのものを取る可能性なのです。 あるいは別の考え方としては、
Ama ne zaman şansım olsa hala serilerim üzerinde uğraşıyorum.Aber wann immer ich die Gelegenheit bekomme, arbeite ich immernoch an meiner Reihe.
Ama ne zaman şansım olsa hala serilerim üzerinde uğraşıyorum.Dar, oricând prind ocazia încă mai lucrez la seriile mele.
Ama ne zaman şansım olsa hala serilerim üzerinde uğraşıyorum.De amikor csak alkalmam nyílik rá, továbbra is dolgozom a sorozataimon.