şansı ile cümle

şansı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Alın, belki sizin şansınız daha yaver gider.Hier, misschien heb jij meer geluk.
Alın, belki sizin şansınız daha yaver gider.Hier, vielleicht haben Sie mehr Glück.
Alın, belki sizin şansınız daha yaver gider.Ini, mungkin anda lebih beruntung.
Alın, belki sizin şansınız daha yaver gider.여기요, 당신은 운이 좀 더 좋을지도 모르죠.
Alın, belki sizin şansınız daha yaver gider.Macie, moża Wam się poszczęści.
Alın, belki sizin şansınız daha yaver gider.Ma, vedrete, a voi andrà sicuramente meglio.
Alın, belki sizin şansınız daha yaver gider.Poftim, poate voi aveţi mai mult noroc.
Alın, belki sizin şansınız daha yaver gider.Tenez, vous aurez peut-être plus de veine.
Alın, belki sizin şansınız daha yaver gider.Tessék, talán szerencsésebbek lesznek.
Alın, belki sizin şansınız daha yaver gider.Tomen, quizás ustedes tengan mejor suerte.
Alın, belki sizin şansınız daha yaver gider.Tumáte, třeba budete mít větší štěstí.
Alın, belki sizin şansınız daha yaver gider.Ορίστε, ίσως εσείς έχετε περισσότερη τύχη.
Alın, belki sizin şansınız daha yaver gider.Ето, може би ще имате повече късмет.
Alın, belki sizin şansınız daha yaver gider.Ловите, может, Вам больше повезёт.
Alın, belki sizin şansınız daha yaver gider.(צחוק)
Alın, belki sizin şansınız daha yaver gider.إليكم بها .. ربما لديكم حظٌ أفضل مني
Alın, belki sizin şansınız daha yaver gider.(拍手)
Altı ay sonra Japonya'ya gitme şansı doğdu.6개월 뒤 일본으로 갈 기회가 생겼습니다.
Altı ay sonra Japonya'ya gitme şansı doğdu.6 Monate später hatte ich die Chance nach Japan zu fahren.
Altı ay sonra Japonya'ya gitme şansı doğdu.Hat hónappal később lehetőség adódott elmenni Japánba.
Altı ay sonra Japonya'ya gitme şansı doğdu.Po pół roku miałem okazję wyjechać do Japonii.
Altı ay sonra Japonya'ya gitme şansı doğdu.Şase luni mai târziu, am avut ocazia de a merge în Japonia.
Altı ay sonra Japonya'ya gitme şansı doğdu.Sáu tháng sau, tôi được đi Nhật
Altı ay sonra Japonya'ya gitme şansı doğdu.Sei mesi dopo ebbi l'opportunità di andare in Giappone.
Altı ay sonra Japonya'ya gitme şansı doğdu.Seis meses depois, tive a hipótese de ir para o Japão.
Altı ay sonra Japonya'ya gitme şansı doğdu.Seis meses después tuve la oportunidad de ir a Japón.
Altı ay sonra Japonya'ya gitme şansı doğdu.Six mois plus tard, j'ai eu la chance d'aller au Japon.
Altı ay sonra Japonya'ya gitme şansı doğdu.Zes maanden later had ik de kans om naar Japan te gaan.
Altı ay sonra Japonya'ya gitme şansı doğdu.Шест месеца по-късно имах възможност да отида до Япония.
Altı ay sonra Japonya'ya gitme şansı doğdu.Шесть месяцев спустя мне выпал шанс поехать в Японию.
Altı ay sonra Japonya'ya gitme şansı doğdu.שישה חודשים לאחר מכן הייתה לי ההזדמנות לנסוע ליפן.
Altı ay sonra Japonya'ya gitme şansı doğdu.لاحقاً .. وبعد ستة أشهر .. سنحت لي فرصة الذهاب الى اليابان.
Altı ay sonra Japonya'ya gitme şansı doğdu.先生からは「心配するな」と言われました
Ama birlikte olursak, şansımız var.Mas juntos podemos ter uma chance.
Ama birlikte olursak, şansımız var.Potrzebujemy broni i leków.
Ama birlikte olursak, şansımız var.Заедно имаме шанс.
Ama Boeun'un seçme şansı yoktu.Ale Boeun neměla jinou volbu.
Ama Boeun'un seçme şansı yoktu.Ampak Boeun imel izbire.
Ama Boeun'un seçme şansı yoktu.Boeun Pero no tenía elección.
Ama Boeun'un seçme şansı yoktu. İşlediği tek suç, hasta büyükbabasının son dileğini yerine getirmekti.M. le Stagiaire, arrêtez ces foutaises et soyez honnête.
Ama Boeun'un seçme şansı yoktu.Maar Boeun had geen keus.
Ama Boeun'un seçme şansı yoktu.Mais Boeun n'a pas eu le choix.
Ama Boeun'un seçme şansı yoktu.Men Boeun hade inget val.
Ama Boeun'un seçme şansı yoktu.Nhưng Boeun không có sự lựa chọn nào khác.
Ama Boeun'un seçme şansı yoktu.Pero Boeun no tuvo elección.
Ama Boeun'un seçme şansı yoktu.Tapi Boeun tidak punya pilihan.
Ama Boeun'un seçme şansı yoktu.Tapi Boeun tidak punya pilihan.
Ama Boeun'un seçme şansı yoktu.Но Бо Ън нямаше избор.
Ama Boeun'un seçme şansı yoktu.Но у Бо Ын не было выбора.
Ama Boeun'un seçme şansı yoktu.لكن بويون لم يكن عندها إختيار
Ama bunun olmasını bekleyemem. Çünkü yazı veya tura gelme şansı ikisi için de aynı.Es ist subtil, aber es zeigt den Unterschied zwischen den Sichtweisen.
Ama daha iyi olabilmek için bir şansınız olacak.Aber ihr habt eine Chance, besser zu werden.
Ama daha iyi olabilmek için bir şansınız olacak.But you have a chance to get better. 여러분에게는 성장 가능성이 있습니다 That's all I wanted to say. 그게 제가 전하고 싶었던 메시지입니다
Ama daha iyi olabilmek için bir şansınız olacak.Ma di sicuro avete l'oppurtintà di migliorare.
Ama daha iyi olabilmek için bir şansınız olacak.Mais vous avez une chance de devenir meilleur.
Ama daha iyi olabilmek için bir şansınız olacak.Но у вас есть шанс стать лучше.
Ama daha iyi olabilmek için bir şansınız olacak.レベルアップすることは、幸せの原動力です。
Ama diller arasında seyahat etmek bana kendini yeniden yaratma şansı veriyor.Aber das Pendeln zwischen Sprachen ermöglicht es mir, mich selbst neu zu erfinden.
Ama diller arasında seyahat etmek bana kendini yeniden yaratma şansı veriyor.Ale podróż pomiędzy językami daje mi szansę odtwarzania siebie.
Ama diller arasında seyahat etmek bana kendini yeniden yaratma şansı veriyor.Ale přechod mezi jazyky mi dává možnost znovu se obrodit.

İlgili Sayfalar