şansı ile cümle
şansı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Prezervatifler gebelik şansını büyük ölçüde azaltır.Condoms greatly reduce the chances of pregnancy.
Mesajı Tom'a vermek için asla bir şansım yoktu.I never had a chance to give Tom the message.
Tom'un gerçekte gelme şansı nedir?What are the chances that Tom will actually come?
Bu son şansın.This is your last chance.
Yüzde beş başarı şansımız var.We have a five percent chance of success.
Eğer şansım olursa kesinlikle Pekin'e seyahat edeceğim.If I have the chance, I'll definitely travel to Beijing.
Tom onun şansına inanamaz.Tom can't believe his luck.
Tüm kötü şansın için Tom'u suçlayamazsn.You can't blame all your bad luck on Tom.
Bu şansı kaçıramam.I can't pass up this chance.
Maalesef, onunla hiç tanışma şansım olmadı.Unfortunately, I never got the chance to meet her.
Bu onun tek şansıdır.This is his only chance.
Bu onun yegane şansıdır.This is his only chance.
Umarım şansımız sona ermez.I hope our luck doesn't run out.
Hiç şansın yok.Fat chance.
Bu şansı boşa harcamayalım.Let's not waste this chance.
Şansımı zorlamak istemedim.I didn't want to push my luck.
Tom şansını denemek istemiyor.Tom doesn't want to take a chance.
Ben sadece şansımızın bitmesini istemiyorum.I just don't want our luck to run out.
Tom'un iyi bir yaşam için şansı olmasını istiyorum.I want Tom to have a chance for a decent life.
Halen birlikte mutlu olma şansımızın olduğuna inanmak istiyorum.I want to believe there's still a chance for us to be happy together.
Sen daha mutlu bir yaşam için bir şansı hak ediyorsun.You deserve a chance for a happier life.
Kahrolası, her zaman iyi bir şansın var.Damn you, you always have good luck!
Şansına küs!Tough luck!
Onun şansı yok.She doesn't stand a chance.
Ona karşı bir şansın yok.You don't stand a chance against him.
Tek başıma daha iyi bir şansım var.I stand a better chance alone.
Şimdi bizim şansımız.Now's our chance.
Televizyonda görünmek için tek şansımı kaybettim.I lost my only chance to appear on television.
Onun çok kötü şansı var.He has very bad luck.
Tom'un bir şansı yoktu.Tom didn't have a chance.
Benim bir şansım yoktu.I didn't have a chance.
Onların çok şansı yok.They don't stand a chance.
Onlar şansı yakalayamayacak.They won't get the chance.
Onların bir şansı olmayacak.They won't have a chance.
Tom'un hiç şansı yoktu.Tom didn't have any choice.
Tom'un başarılı olma şansı yok.Tom doesn't stand a chance.
Tom'un şansı olmayacak.Tom won't stand a chance.
Şansımız yoktu.We didn't have the chance.
Şansımız yok.We don't have a chance.
Hiç şansımız yok.We don't stand a chance.
Şansın yok.You don't have a chance.
Şansınız yok.You don't have a chance.
Senin şansın yok.You don't stand a chance.
Bu acemi şansıydı.It was beginner's luck.
Ben onun meydana gelme şansının çok olduğunu var saymam.I don't suppose there's much chance of that happening.
Sanırım bu sefer şansım yaver gitti.I guess I just got lucky this time.
Sanırım şansım bitti.I guess my luck just ran out.
Tom'un yapmamı istediğini yapmaktan başka şansım yoktu.I had no choice but to do what Tom asked me to do.
Onu almak için şansım vardı ama almamaya karar verdim.I had the chance to buy that, but I decided not to.
Henüz bir şansım yoktu.I haven't had a chance yet.
Sadece bir şansım olmadı.I just haven't had a chance.
Şansızlık ve sefalet seni tehdit etti.Misfortune and misery threaten you.
O şansı almak zorunda kalabilirim.I may have to take that chance.
Seni tebrik etmek için bir şansım olmadı.I never got a chance to congratulate you.
Tom'la hiç vedalaşma şansım olmadı.I never got a chance to say goodbye to Tom.
Partinden ne kadar zevk aldığımı sana söyleme şansım yoktu.I never got the chance to tell you how much I enjoyed your party.
Başka kimsenin şansı yok.Nobody else has a chance.
Başka hangi şansımız var.What other choice do we have?
Şansım olmadığını anlıyorum.I see I have no choice.
Sanırım şansımız tükendi.I think our luck just ran out.
İlgili Sayfalar