şansı ile cümle

şansı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Aşktan Yana Şansım Yok 02.Няма късмет в любовта.
Yani başka bir ikinci şansı olmayacaktır.Тогава тя може да няма и втора производна.
Kartaca ordusunun da şansı iyi gitmedi.Село Карталии нямало добра съдба.
Fazla forma şansı bulamadı.Те нямат такъв късмет.
Bu kez Inter'de şansını denedi.Но този път претърпява поражение при Ватерло.
Riley'e bir kez daha geri dönme şansı sunarlar.Той предлага на Лоусън възможността отново да работят заедно.
Ona 2. şansı verdiğini söyler.Но Бог му дал втори шанс.
Ben olay basında yayınladığında yurtdışına çıkma şansım olmasına rağmen hiçbir yere gitmedim.Никога не се изкушават да останат в чужбина, макар че имат такава възможност.
Bir gün bir şey çıkana kadar ona kaçma şansı veriyor.Възможно е преди падането да е получил пристъп.
Böylece eve gitme şansını kaçırmış olur.Тогава то може да се завърне в дома си.
Şimdi bir şansım var.Сега имам шанс.
Pilot ağır yaralıdır ve kurtulma şansı yoktur.Pilot se spasio nepovrijeđen.
Ancak geçirdiği ağır sakatlık neticesinde fazla forma şansı bulamamıştır.No, zbog čestih ozlijeda nije uspio dobiti pravu priliku.
İlk sezonunda 30'un üstünde maçta oynama şansı elde etti.U prvoj sezoni je igrao preko 30 puta.
Bu takımla ilk kez Brezilya birinci liginde forma şansı buldu.S njime je prvi puta nastupio u brazilskoj prvoj ligi.
Sonraki iki sezon forma şansı bulamadı.U sljedeće dvije sezone situacija nije ništa bolja.
İki yıl boyunca takım kadrosunda yer alsa da herhangi bir resmî maçta oynama şansı bulamadı.Da je dvije godine starija od Harryja, mogla se legalno prijaviti na turnir.
Öğrenciler benze- şimler yoluyla dış dünyaya açılma şansını bulurlar.Studenti imaju priliku za razmjenu u inozemstvu.
2006-07 sezonunda Manisaspor'a geri döndü fakat forma şansı bulamadı.Momčad se vratila u Formulu 1 1974., ali te sezone nije uspjela osvojiti bodove.
Ancak büyüme şansı iyi değildi ve böylece yeni havalimanı El Prat 1918'de açılmış oldu.Nemalo však dobré vyhliadky na rozšírenie v budúcnosti, a tak nové letisko v El Prate otvorili v roku 1918.
Kale savaşlarında kritik vuruş yapma şansın 10%.Počas bojov o pevnosť máš šancu 10%, že sa ti podarí kritický zásah.
Tiyatrolarda şansını denedi.Svoje možnosti skúšal aj v dráme.
Pilot ağır yaralıdır ve kurtulma şansı yoktur.Pilot sa stihol katapultovať a neutrpel žiadne zranenia.
Çünkü yeterince ilerleme şansı bulamamışlardı.Od začiatku nemala veľké vyhliadky na úspech.
Formula 1'de yarışma şansını 1994 yılında Ayrton Senna'nın San Marino Grand Prix'inde ölmesiyle yakalamıştır.Do histórie Formule 1 vstúpila potom, čo sa v nej 1. mája 1994 zabil Ayrton Senna.
Bu sıralarda Kasparov dünya şampiyonu Anatoli Karpov ile oyun oynama şansı arıyordu.Za majstra sveta bol bez boja vyhlásený víťaz zápasov kandidátov Anatolij Karpov.
Fazla forma şansı bulamadı.Viac reprezentačných príležitostí nedostal.
Pilot ağır yaralıdır ve kurtulma şansı yoktur.Enterprise je težko poškodovan in ne more ubežati.
Çünkü yeterince ilerleme şansı bulamamışlardı.Proga ni imela večjih vzponov.
Ağızdan alınan kortikosteroidler iyileşme şansını arttırabilir ve belirtilerin süresini kısaltabilir.Peroralni kortikosteroid izboljšujejo možnost za okrevanje ter zmanjšujejo celokupno trajanje simptomov.
İşte bu yüzden artık şansını NBA'de denemeye karar verecekti.Tako je končal s svojim nastopanjem v ligi NBA.
2004-05 sezonunda ise sezonun ilk yarısından sonra forma şansı bulamadı.V naslednji sezoni, 2004-05, je za razliko od prejšnjih let začel na najboljši možen način.
Fakat bileğinden sakatlanarak kadroya alındığı ilk maçta oynama şansı bulamadı.Vendar na prvenstvu zaradi poškodbe gležnja ni zaigral.
Bu tarihten sonra şansı açıldı ve stüdyonun en gözde oyuncularından biri haline geldi.Še enkrat ji je uspelo in je postala zvezda olimpijskih iger!
Eğer yarışmacı keçili kapıyı seçmişse (başlangıçtaki şansı 2/3) geri kalan kapıda bir araba olacaktır.Tisti izmed vhodov, ki je izbran z adreso se prenese na izhod (na sliki je izbiralnik 2/1).
Hollywood'da bile şansını denedi ama burada da tutunamadı.Poskušal je vzpostaviti družinsko oblast v Litvi, vendar mu tudi to ni uspelo.
Hollywood'da bile şansını denedi ama burada da tutunamadı.Ji taip pat mėgino savo jėgas Holivude, tačiau jautėsi čia nepritapusi.
Nintendo'nun Türkçe olarak kelime anlamı "şansı cennete bırak"tır.Nintendo reiškia „patikėk sėkmę dangui“.
Aama ben şansımı tekrar deneyeceğim.Paskui dirbiniai dar sykį degami.
Çünkü yeterince ilerleme şansı bulamamışlardı.Deja, lauktoji sėkmė jų neaplankė.
Bu onlara haberleri karşılaştırma şansı verir .Tokias išvadas leidžia daryti jų kalbų palyginimas.
X-Factor 2010'da onunla tanışma şansını yakalamıştım."2010 m. dalyvavo Vengrijos talentų šou „X Factor“.
Ancak dörtlü finalin yarı finalinde Real Madrid'e kaybederek final şansını kaçırdılar.Šalies taurės varžybose iškrito ketvirtfinalio etape, pralaimėję Madrido „Real“.
Şansı gittikçe açılmıştı.Sėkmė atėjo palaipsniui.
Sebebi biliniyorsa ve hasta acilen tedavi edilirse düzelme şansı oldukça yüksektir.Jei liga anksti nustatoma ir skubiai gydoma, įmanomas visiškas pasveikimas.
Nintendo'nun Türkçe olarak kelime anlamı "şansı cennete bırak"tır.Nimi Nintendo tähendab eesti keelde tõlgituna "jäta õnn taevasse".
Napolyon, savunma veya saldırı savaşı verme şansının olduğunu biliyordu.Napoleon pidi nüüd otsustama, kas võidelda kaitsvas või ründavas kampaanias.
Bunun anlamı her takımın mutlaka kazanma şansı olmasıdır.Igal mängul peab kindlasti võitja olema.
Pilot ağır yaralıdır ve kurtulma şansı yoktur.Lennuki piloot pääses õnnetusest vigastusteta.
Bu kez Inter'de şansını denedi.Seekord saatis preislasi edu.
Çünkü yeterince ilerleme şansı bulamamışlardı.Siiski ei õnnestunud neil edetabelitesse tõusta.
Bu sebeple kadınlarda yapılacak saç ekiminin başarı şansı erkeklerden daha azdır.Seega oli naiste tulemus meeste omast kehvem.
Aynı gece süresince birçok kişi farklı yerlerde UFO' ları görme şansına sahip olur.Aunimetuse võib samal aastal pälvida mitu inimest.
Bu türden bir kalkışmanın herhangi bir şekilde başarıya ulaşma şansının olmadığı da açıkça görülmüştür.Ei oldud kindlad, et selline totaalne treenimine ka edu toob.
Hatta bu iki ağacının türünün de farklı papav türü olması da meyve şansını arttırır.Kahekorruseliste majade puhul peavad puud olema kõrgemad, et saavutada sama tulemus.
2007-2008 UEFA Şampiyonlar Ligi ön elemesinde Manchester City'ye karşı forma şansı bulmuştur.Premier League'i meistriks hooajal 2007–2008 sai Manchester United.
13 çörek topladığınızda, bir tane daha almak için %75 şansınız oluyor.13개의 파이를 찾았을 때, 파이 하나를 찾을 확률은 이제 75%가 됩니다.
13 çörek topladığınızda, bir tane daha almak için %75 şansınız oluyor.Als je 13 taarten krijgt, heb je 75 procent kans dat je de taart nu krijgt.
13 çörek topladığınızda, bir tane daha almak için %75 şansınız oluyor.Când ajungi la 13 plăcinte, vei avea 75% şansă să-ţi cadă o plăcintă.
13 çörek topladığınızda, bir tane daha almak için %75 şansınız oluyor.Dopo aver raccolto 13 torte, avrai il 75% delle possibilità di trovare una torta."

İlgili Sayfalar