Tom şalvar giyiyordu.Tom was wearing baggy tan pants.
Kadınları şalvar giymekte ve başlarına çember denilen yazma örtmektedirler.Men were forbidden to shave their beards, and required to wear a head covering.
Kadınlar tarafından şalvar kamiz de giyilen kıyafetlerdendir.There is also a joker in women clothing.
Pantolon (çahçir) ve kürk şalvarlar (galife) kullanılır.All hands and legs are wearing binggêl (bracelets).
Si desea salvarla en vivo. uno y cincuenta y cuatro Date prisa!Si desea salvarla en vivo. uno y cincuenta y cuatro Date prisa!
Kızlar da şalvar (salwar kameez) giyerler.Girls also dress in salwar kameez.
Kadınları şalvar giymekte ve başlarına çember denilen yazma örtmektedirler.Ein Handbrevier für Hochstapler und solche, die es werden wollen.
Şalvar yerine pantolon giyme mecburiyetini getirti.Anstatt Laubblättern tragen sie Schuppenblätter.
Farsça شلوار şalvar biçiminde söylenmekte olup 'pantolon' anlamına gelmektedir.Vom Ziegenbock ist die Bezeichnung „Böckse“ für die Hose abgeleitet.
Şalvarlar bol pijamalar olup pantolon benzeridir.Le Salwar est un pantalon ample similaire à un pyjama.
Farsça شلوار şalvar biçiminde söylenmekte olup 'pantolon' anlamına gelmektedir.Le mot "pantalon" vient donc de Pantaléon.
Yaz mevsiminde erkekler pantolon veya şalvar üzerine gömlek giyerler.In estate si può passeggiare in costume da bagno o in pantaloncini avendo i pantaloni liberi.
Şalvarın cep ağızları ve yanları işlemelidir.Combatte usando le zampe e il becco.
Şalvar yerine pantolon giyme mecburiyetini getirti.Вместо валенок перчатки Натянул себе на пятки.
Adana'nın yöresel kıyafeti şalvardır..Mãe de Conan quando sob disfarce.
Onlar şalvar ile siyah kıyafetler giyerlerdi.Ze droegen zwarte kousen en schoenen.
Bunlar beyaz şalvar giyerler.Hij noemt hen moordenaars in witte jassen.
Yaz mevsiminde erkekler pantolon veya şalvar üzerine gömlek giyerler.Влітку носили полотняні штани на очкурі — ногавки або гачі.
Adana'nın yöresel kıyafeti şalvardır..Na Adama Evu čekejte oblevu.
Köyün geleneklerine göre kadınlar köye özel yerel kıyafet giyerler (şalvar, poğ, eşarp vs.).V Lese vyrůstá ze země cokoliv, co vesničané potřebují (nábytek, oblečení).
Yaz mevsiminde erkekler pantolon veya şalvar üzerine gömlek giyerler.V létě rádi nosí síťkovaná trička nebo tílka.
Şalvarın ise önünde ince bir kırmızı şerit uzanmakta idi.Ten, aby kryl své tajné studium, měl před sebou Rudé právo.
Şalvarlar bol pijamalar olup pantolon benzeridir.Legíny jsou dalším typem kalhot.
'Salvar' biçiminde söylenimi en çok Hindistan'da yaygındır.Forma fonetică 'salvar' este cel mai mult răspândită în India.
Şalvar sözcüğü Farsça dilinde pantolon için kullanılan 'shælva:r'dan gelmektedir.Cuvântul șalvar provine din termenul persan شلوار 'shælva:r', care înseamnă pantalon.
Şalvar kamiz İngiltere ve Kanada'da bazen "puncabi takımı" olarak bilinir.În Anglia și Canada pentru vestimentația de tip șalvar kamiz se folosește uneori termenul de punjabi.
Kamiz, şalvarla birlikte giyilerek bir takım oluşturulan gömlek türü üst giyimidir.Kamizul este un tip de cămașă, care purtată împreună cu șalvarii formează un costum.
Üst giysilerinde ve şalvarlarında mavi renk hakimdir.A deréktáj és a felső farkfedők színe kék.
Şalvar yerine pantolon giyme mecburiyetini getirti.A képek ábrázolására szolgáló fametszetek helyett megjelent a klisé.
Onlar şalvar ile siyah kıyafetler giyerlerdi.Ξεκίνησαν φορώντας πράσινα και μαύρα ρούχα.
Erkeklerde özellikle eskiler şalvar gitmektedir.I grupperne arbejder spejderne som regel aldersopdelt.
Bunlar beyaz şalvar giyerler.Dette er en av de hvite soppene.
Şalvar yerine pantolon giyme mecburiyetini getirti.因為認為太麻煩了而不穿內褲。
Yaz mevsiminde erkekler pantolon veya şalvar üzerine gömlek giyerler.남녀 모두 입는 겉옷으로 남자들은 여름이 아니면 반드시 입는다.
Yaz mevsiminde erkekler pantolon veya şalvar üzerine gömlek giyerler.U ljeto su muškarci nosili duge gaće i košulju.
Erkeklerde özellikle eskiler şalvar gitmektedir.V bozjake so se navadno šemili starejši možakarji.