Birlikte geçirdiğimiz salı sabahından sonra yazdığı orijinal şiiri gönderiyordu.Hij zond me een origineel gedicht dat hij had geschreven na onze gezamenlijke dinsdagmorgen.
Birlikte geçirdiğimiz salı sabahından sonra yazdığı orijinal şiiri gönderiyordu.Il m'envoyait un poème authentique rédigé après notre matinée de mardi passée ensemble.
Birlikte geçirdiğimiz salı sabahından sonra yazdığı orijinal şiiri gönderiyordu.Îmi trimitea o poezie originală ce a compus-o după dimineaţa de marţi împreună.
Birlikte geçirdiğimiz salı sabahından sonra yazdığı orijinal şiiri gönderiyordu.우리가 화요일 아침 만난 후에 그가 직접 지은 시를 저한테 보내왔습니다.
Birlikte geçirdiğimiz salı sabahından sonra yazdığı orijinal şiiri gönderiyordu.Me estaba enviando un poema original que había compuesto después de nuestra reunión del Martes a la mañana
Birlikte geçirdiğimiz salı sabahından sonra yazdığı orijinal şiiri gönderiyordu.Mi aveva mandato una poesia originale che aveva composto dopo il nostro martedì mattina insieme.
Birlikte geçirdiğimiz salı sabahından sonra yazdığı orijinal şiiri gönderiyordu.Μου έστελνε ένα πρωτότυπο ποίημα που είχε γράψει μετά την πρωινή μας συνάντηση εκείνη την Τρίτη.
Birlikte geçirdiğimiz salı sabahından sonra yazdığı orijinal şiiri gönderiyordu.Изпращаше ми оригинална поема, която той беше написал след срещата ни във вторник.
Birlikte geçirdiğimiz salı sabahından sonra yazdığı orijinal şiiri gönderiyordu.Он прислал мне свое стихотворение, которое написал после той встречи со мной во вторник утром.
Birlikte geçirdiğimiz salı sabahından sonra yazdığı orijinal şiiri gönderiyordu.הוא שלח לי שיר פרי עטו, שכתב אחרי שנפגשנו באותו יום שלישי בבוקר.
Birlikte geçirdiğimiz salı sabahından sonra yazdığı orijinal şiiri gönderiyordu.وكان قد أرسل إلى قصيدة أصيلة نظمها بعد لقائنا يوم الثلاثاء صباحًا
Birlikte geçirdiğimiz salı sabahından sonra yazdığı orijinal şiiri gönderiyordu.詩を書いて送ってくれたのです こんなうれしい気持ちになったことは 滅多にありません
Bir Salı günü idi.C'était un mardi.
Bir Salı günü idi.Era într-o marți.
Bir Salı günü idi.Era un martedì.
Bir Salı günü idi.Es war ein Dienstag.
Bir Salı günü idi.Fue un "martes".
Bir Salı günü idi.Hôm đó là thứ ba.
Bir Salı günü idi.그건 화요일이었죠.
Bir Salı günü idi.Mindez egy keddi napon történt.
Bir Salı günü idi.Op een dinsdag.
Bir Salı günü idi.Saat itu hari Selasa.
Bir Salı günü idi.We wtorek.
Bir Salı günü idi.Ήταν μια Τρίτη.
Bir Salı günü idi.Било е във вторник.
Bir Salı günü idi.Это был Вторник.
Bir Salı günü idi.זה היה יום שלישי.
Bir Salı günü idi.ولقد كان يومَ ثُلاثاء
Bir Salı günü idi.(笑)
Bir şekilde elinize bir bilgisayar tutuştururlar ve sonra sizi yuvadan salıverirler.Csak megkapjuk a számítógépet, és azután magunkra maradunk.
Bir şekilde elinize bir bilgisayar tutuştururlar ve sonra sizi yuvadan salıverirler.Dobiš računalnik in potem si sam za vse.
Bir şekilde elinize bir bilgisayar tutuştururlar ve sonra sizi yuvadan salıverirler.Dostajecie po prostu komputer i jesteście zostawieni sami sobie.
Bir şekilde elinize bir bilgisayar tutuştururlar ve sonra sizi yuvadan salıverirler.En gros, on vous donne un ordinateur et puis on vous expulse du nid.
Bir şekilde elinize bir bilgisayar tutuştururlar ve sonra sizi yuvadan salıverirler.Es como que te dan el ordenador y te echan del nido.
Bir şekilde elinize bir bilgisayar tutuştururlar ve sonra sizi yuvadan salıverirler.Họ chỉ đại khái đưa cho bạn 1 máy vi tính và xong!, để bạn phải tự mày mò.
Bir şekilde elinize bir bilgisayar tutuştururlar ve sonra sizi yuvadan salıverirler.Îți dau computerul și te aruncă din cuib.
Bir şekilde elinize bir bilgisayar tutuştururlar ve sonra sizi yuvadan salıverirler.말하자면 사람들한테 컴퓨터를 건네 주고는 둥지에서 밖으로 차버리는 거죠.
Bir şekilde elinize bir bilgisayar tutuştururlar ve sonra sizi yuvadan salıverirler.Limitam-se a passar o computador para as vossas mãos e depois atiram-vos para fora do ninho.
Bir şekilde elinize bir bilgisayar tutuştururlar ve sonra sizi yuvadan salıverirler.Man gibt Ihnen einfach einen Computer und dann springen Sie ins kalte Wasser.
Bir şekilde elinize bir bilgisayar tutuştururlar ve sonra sizi yuvadan salıverirler.Mereka hanya memberikan komputer Dan menyuruh Anda mulai menggunakannya
Bir şekilde elinize bir bilgisayar tutuştururlar ve sonra sizi yuvadan salıverirler.Prostě vám jenom tak dají počítač a pak vás vykopnou z hnízda.
Bir şekilde elinize bir bilgisayar tutuştururlar ve sonra sizi yuvadan salıverirler.Sinulle vain annetaan tietokone ja jätetään omillesi.
Bir şekilde elinize bir bilgisayar tutuştururlar ve sonra sizi yuvadan salıverirler.Vám len dajú počítač a vyhodia Vás z hniezda.
Bir şekilde elinize bir bilgisayar tutuştururlar ve sonra sizi yuvadan salıverirler.Vi danno solo un computer e vi buttano fuori dal nido.
Bir şekilde elinize bir bilgisayar tutuştururlar ve sonra sizi yuvadan salıverirler.Ze geven je gewoon je computer en gooien je in het diepe.
Bir şekilde elinize bir bilgisayar tutuştururlar ve sonra sizi yuvadan salıverirler.Σας δίνουν κάτα κάποιο τρόπο τον υπολογιστή σας και σας πετάνε έξω.
Bir şekilde elinize bir bilgisayar tutuştururlar ve sonra sizi yuvadan salıverirler.Вам просто вручают компьютер и отправляют в свободный полет.
Bir şekilde elinize bir bilgisayar tutuştururlar ve sonra sizi yuvadan salıverirler.Вам просто дають комп'ютер і викидають з гнізда.
Bir şekilde elinize bir bilgisayar tutuştururlar ve sonra sizi yuvadan salıverirler.Те просто ти дават компютъра ти и те изритват от гнездото.
Bir şekilde elinize bir bilgisayar tutuştururlar ve sonra sizi yuvadan salıverirler.כל מה שקורה זה שנותנים לך את המחשב שלך ובועטים אותך אל מחוץ לקן.
Bir şekilde elinize bir bilgisayar tutuştururlar ve sonra sizi yuvadan salıverirler.أنها مجرد تعطيك جهاز الكمبيوتر الخاص بك ومن ثم تطردك خارج العش.
Bir şekilde elinize bir bilgisayar tutuştururlar ve sonra sizi yuvadan salıverirler.巣からけり落とされるのです いったいどうやって学べと?
Bir sincabı salıverin, kim yakalarsa altın madalya alsın.Aki elkapja a mókust, megkapja az aranyérmet.
Bir sincabı salıverin, kim yakalarsa altın madalya alsın.Bất kì ai đuổi kịp con sóc sẽ nhận được huy chương vàng.
Bir sincabı salıverin, kim yakalarsa altın madalya alsın.Cine prinde veveriţa primeşte medalia de aur.
Bir sincabı salıverin, kim yakalarsa altın madalya alsın.다람쥐를 잡는 사람이 금메달을 따는 것입니다.
Bir sincabı salıverin, kim yakalarsa altın madalya alsın.Ktokolwiek złapie wiewiórkę dostaje złoty medal.
Bir sincabı salıverin, kim yakalarsa altın madalya alsın.lâcher un écureuil. Qui attrape l'écureuil aura une médaille d'or.
Bir sincabı salıverin, kim yakalarsa altın madalya alsın.Lasst ein Eichhörnchen frei. Wer das Eichhörnchen fängt, gewinnt die Goldmedaille.
Bir sincabı salıverin, kim yakalarsa altın madalya alsın.liberare lo scoiattolo. Chiunque catturi lo scoiattolo, vince una medaglia d'oro.