O şakadan başka bir şey değil.It is nothing but a joke.
Bu bir tür şakadan başka bir şey değil.It's nothing but a kind of joke.
Bu şakadan başka bir şey değildi.It was nothing but a joke.
O, şakadan başka bir şey değildi.It was nothing but a joke.
Şakadan böyle bir şey yapmayın.Don't do such a thing in fun.
Ben bu şakadan hoşlanmıyorum.I don't like this joke.
Şakadan hiç anlamaz.She has no sense of humor.
(şakadan trampet çalar) (Kahkaha)(mock drum roll) (Laughter)
İşte bu yüzden bu edinimler yalnızca bir oyundan veya bir şakadan ibaret değildi.That's what makes this acquisition more than a little game or a little joke.
Şakadan şakaya fark vardır, Doktor.There are jokes and then there are jokes, Doctor.
Robotumuz burada,, kafasında bir çok şakadan oluşan veri bankası mevcut.We've got the robot -- in his head is a database of a lot of jokes.
O, şakadan başka bir şey değildi.Non era che uno scherzo.
Aslında ilan, bir şakadan ibaretti.Il nome del gruppo è in realtà uno scherzo.
Aslında ilan, bir şakadan ibaretti.Czytelnicy traktują ogłoszenie jako żart.
Aslında bu şekilde isimlendirmelerindeki tek amaç bir şakadan ibaretti.Ze względu na swoje brzmienie nazwa ta staje się obiektem żartów.
Aslında ilan, bir şakadan ibaretti.Insamlingen var menad som ett skämt.
Aslında ilan, bir şakadan ibaretti.Tato přezdívka je vlastně vtip.
Aslında ilan, bir şakadan ibaretti.Nhưng sau đó, River lại tuyên bố đấy chỉ là lời nói đùa.
Şakadan başka bir şey değil.それは一種の冗談にすぎない。
Bu şakadan başka bir şey değildi.それはほんの冗談にすぎなかったのだ。
Hatta duygusal zeka üzerine şakadan "Kendi İçinde Arama" dediğimiz yedi haftalık bir eğitim programı yarattık.우리가 농담삼아 "당신의 내부에서 찾기"라고 일컫는 7주짜리 정서 지능에 관한 교육 프로그램도 만들었습니다.
Hatta duygusal zeka üzerine şakadan "Kendi İçinde Arama" dediğimiz yedi haftalık bir eğitim programı yarattık.7週間のカリキュラムも作成しました 私たちは冗談でこれを「自分の内面探し」と呼んでいます 想像以上にまじめなものです
Hatta duygusal zeka üzerine şakadan "Kendi İçinde Arama" dediğimiz yedi haftalık bir eğitim programı yarattık.Ми навіть створили семитижневу програму емоційної обізнаності, яку жартома називаємо "Пошуки в собі".
Hatta duygusal zeka üzerine şakadan "Kendi İçinde Arama" dediğimiz yedi haftalık bir eğitim programı yarattık.יצרנו תכניות לימודים בת שבעה שבועות על אינטלגנציה רגשית, שאנו מכנים בצחוק "חיפוש בתוך עצמך".
Hatta duygusal zeka üzerine şakadan "Kendi İçinde Arama" dediğimiz yedi haftalık bir eğitim programı yarattık.نحن وضعنا منهجاً مكون من سبع أسابيع عن الذكاء العاطفي، الذي نسمية مازحين " البحث داخل نفسك".
-ishalden, şakadan öldü.여러분이 농담처럼 여기는 그 설사 말이에요.
-ishalden, şakadan öldü.la giclée de chocolat, la vas-y-vite, une blague.
-ishalden, şakadan öldü.las manchas de chocolate derretido, el vientre flojo, una broma.
-ishalden, şakadan öldü.או כל כינוי מבדח שרוצים.
-ishalden, şakadan öldü.التغوط اللا إرداي، ذلك الفيضان، يعتبر مزحة.
-ishalden, şakadan öldü.しかしこの父親には娘の死です
İşte bu yüzden bu edinimler yalnızca bir oyundan veya bir şakadan ibaret değildi.Das macht diese Akquisition mehr als ein kleines Spiel oder einen kleinen Scherz.
İşte bu yüzden bu edinimler yalnızca bir oyundan veya bir şakadan ibaret değildi.Dat maakt deze aanwinst tot meer dan een spelletje of een grapje.
İşte bu yüzden bu edinimler yalnızca bir oyundan veya bir şakadan ibaret değildi.Điều đó khiến cho thành quả đạt được trở nên cái gì đó lớn hơn là trò chơi hay trò đùa
İşte bu yüzden bu edinimler yalnızca bir oyundan veya bir şakadan ibaret değildi.É isso que faz esta aquisição mais do que um pequeno jogo ou uma pequena brincadeira.
İşte bu yüzden bu edinimler yalnızca bir oyundan veya bir şakadan ibaret değildi.Eso es lo que hace que esta compra sea algo más que un jueguito o una pequeña broma.
İşte bu yüzden bu edinimler yalnızca bir oyundan veya bir şakadan ibaret değildi.장난처럼 취급할 수가 없습니다. 갈수록 더더욱 우리 삶의 일부가 될 유물들을 어떻게 보존하고 전시할지
İşte bu yüzden bu edinimler yalnızca bir oyundan veya bir şakadan ibaret değildi.Questo è ciò che rende questa acquisizione più di un giochino o una barzelletta.
İşte bu yüzden bu edinimler yalnızca bir oyundan veya bir şakadan ibaret değildi.Αυτό είναι που κάνει το έκθεμα κάτι περισσότερο από ένα παιχνιδάκι ή ένα μικρό αστείο.
İşte bu yüzden bu edinimler yalnızca bir oyundan veya bir şakadan ibaret değildi.Это то, что делает приобретение не просто игрой или небольшой шуткой.
İşte bu yüzden bu edinimler yalnızca bir oyundan veya bir şakadan ibaret değildi.זה מה שהופך את הרכישה יותר מאשר משחק קטן או בדיחה קטנה. זו באמת דרך לחשוב על איך משמרים
İşte bu yüzden bu edinimler yalnızca bir oyundan veya bir şakadan ibaret değildi.وهذا ما يجعل من اقتناء هذه اللعبة أكثر من ذلك بقليل أو قليل من نكتة. أنها حقاً طريقة التفكير في كيفية الحفاظ
İşte bu yüzden bu edinimler yalnızca bir oyundan veya bir şakadan ibaret değildi.今後の生活にますます 欠かせなくなるものを どう保存し展示するかを 考える必要があるためです
Robotumuz burada,, kafasında bir çok şakadan oluşan veri bankası mevcut.Abbiamo il robot -- nella sua testa ha un database di numerose barzellette.
Robotumuz burada,, kafasında bir çok şakadan oluşan veri bankası mevcut.Avem robotul - în capul său e o bază de date cu o mulţime de glume.
Robotumuz burada,, kafasında bir çok şakadan oluşan veri bankası mevcut.Chúng tôi có người máy -- trong bộ nhớ của nó là cơ sở dữ liệu với rất nhiều câu chuyện cười.
Robotumuz burada,, kafasında bir çok şakadan oluşan veri bankası mevcut.Dentro da cabeça, há uma base de dados com imensas piadas.
Robotumuz burada,, kafasında bir çok şakadan oluşan veri bankası mevcut.Här har vi roboten -- i hans huvud finns en databas med massor av skämt.
Robotumuz burada,, kafasında bir çok şakadan oluşan veri bankası mevcut.Kami memiliki robot -- dengan kepala yang berisi banyak lelucon.
Robotumuz burada,, kafasında bir çok şakadan oluşan veri bankası mevcut.우리는 그 머리속에 수 많은 농담들이 담긴 데이터베이스가 있는 로봇을 가지고 있습니다.
Robotumuz burada,, kafasında bir çok şakadan oluşan veri bankası mevcut.Mamy robota -- W jego głowie jest baza danych z wieloma żartami.
Robotumuz burada,, kafasında bir çok şakadan oluşan veri bankası mevcut.My máme robota, v jehož hlavě je databáze se spoustou vtipů.
Robotumuz burada,, kafasında bir çok şakadan oluşan veri bankası mevcut.Nous avons rendu le robot -- dans sa tête se trouve une base de données avec plein de blagues.
Robotumuz burada,, kafasında bir çok şakadan oluşan veri bankası mevcut.Tenemos al robot... en su cabeza tiene una base de datos con miles de chistes.
Robotumuz burada,, kafasında bir çok şakadan oluşan veri bankası mevcut.Van a robotunk -- a fejében egy adatbázissal, egy csomó viccel.
Robotumuz burada,, kafasında bir çok şakadan oluşan veri bankası mevcut.We hebben de robot -- in zijn hoofd zit een database vol grapjes.
Robotumuz burada,, kafasında bir çok şakadan oluşan veri bankası mevcut.Wir haben den Roboter -- in seinem Kopf befindet sich eine Datenbank mit einer ganzen Menge an Witzen.
Robotumuz burada,, kafasında bir çok şakadan oluşan veri bankası mevcut.Έχουμε το ρομπότ -- στον εγκέφαλό του έχει μια βάση δεδομένων με πολλά ανέκδοτα.
Robotumuz burada,, kafasında bir çok şakadan oluşan veri bankası mevcut.В робота ние имаме -- в главата му има база данни с много шеги.
Robotumuz burada,, kafasında bir çok şakadan oluşan veri bankası mevcut.Итак, вот робот в его голове база данных, состоящая из массы шуток и анекдотов.