şakacı ile cümle

şakacı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Pratik şakacı bir osuruk yastığı olmadan olmamalı.No practical joker should be without a whoopee cushion.
Onu şakacıktan söyledim.I said it in jest.
Onlar çok şakacıydılar.They were so playful.
O, şakacı bir ruh hali içinde görünüyordu.She sounded in a jocular mood.
Şakacıktan öldürdüğün sincap ciddi olarak ölür.The squirrel that you kill in jest, dies in earnest.
Tom bir şakacı değil.Tom isn't a joke teller.
Ah, şakacılar.”No joke, guys."
Travis ve Connor şakacılardır ve en çok eşek şakalarından hoşlanırlar.Pepper has a crush on him, and they both love funny, good jokes.
Falcon : Takımın şakacısıdır.Chet: The jokester of the group.
Tembel, aç gözlü, şakacı ve kendini beğenmiştir.The suture is narrowly corded, noduled and spotted.
Sen de şakacıktan " Baba?You say intetionally:
ROMEO O tek soled şakacıktan, bilme yalnızca tekil!ROMEO O single-soled jest, solely singular for the singleness!
Mercutio ben sana şakacıktan kulak ısırma.MERCUTlO I will bite thee by the ear for that jest.
Bak to't on't düşünüyorum, ben şakacıktan kullanmayın.Look to't, think on't, I do not use to jest.
Odana gidecek kadar çaresizsem zaten benden geçmiş demektir çok şakacısınlf I am so unlucky to go to your room I'll hit your head in one blow you are bad
Şakacı biri o.She's a joker.
Onlar: “Sen ciddi misin, yoksa şakacı insanların yaptığı gibi bizimle eğleniyor musun?” dediler.They said: "Are you speaking in earnest, or only jesting?"
San Escobar'ın şakacılar tarafından kullanılan hayali bayrağı[1]The fictitious flag of San Escobar used by hoaxsters[1]
Biraz şakacıdır bu yüzden Cesur onu fazla sevmez.Er ist mürrisch und humorlos und mag Kübel nicht besonders.
Tembel, aç gözlü, şakacı ve kendini beğenmiştir.Sie sind lederig, strohfarben und deutlich geadert, unbehaart und bewimpert.
Ah, şakacılar.”Les salaupiauds".
Ah, şakacılar.”Los humoristas».
Falcon : Takımın şakacısıdır.Maldito Pacman…es mi chiste.
Bu bazen şakacı bir biçimde dile getirilerek egzoz zengini motor olarak adlandırılır.Cuando esto se produce a veces se llama, un tanto en broma, como un "escape del motor enriquecido".
Biraz şakacıdır bu yüzden Cesur onu fazla sevmez.Él es un jefe duro, le gusta serlo, y no es muy indulgente.
Rick: Kendini beğenmiş şakacı ve sarışın tipik bir Amerikan çocuğudur.Niño rubio, típico alemán.
War Games 2. Doctor şakacı ve esprili bir insandır.Buzz è il presentatore del gioco, un uomo spiritoso e pungente.
Eğlenceli, şakacı, pozitif düşünen, sürekli gülen biridir.È un tipo entusiasta, amichevole, sportivo, molto sensibile, sempre sorridente e che non si arrende mai.
Eğlenceli, şakacı, pozitif düşünen, sürekli gülen biridir.Яркий, забавный, эрудированный, грациозный и всегда много думающий.
Sert görüntüsüne rağmen ailenin en şakacı kişisidir.Несмотря на то, что она мать семейства, она выглядит как самый младший член семьи.
Ah, şakacılar.”Блудники».
Bu bazen şakacı bir biçimde dile getirilerek egzoz zengini motor olarak adlandırılır.وهي غالبا ما تستخدم كتعبير عن الابتهاج وكشكل من أشكال السخرية.
Ah, şakacılar.”"Os Farrapos".
Biraz şakacıdır bu yüzden Cesur onu fazla sevmez.Hij is erg brutaal en houdt er niet van als men aan zijn spullen komt.
Falcon : Takımın şakacısıdır.Daimon is tevens de grappenmaker van het team.
Ah, şakacılar.”"Radosława".
Ah, şakacılar.”De älskande".
Ah, şakacılar.”«Смішарики.
Biraz şakacıdır bu yüzden Cesur onu fazla sevmez.Прославився як хоробрий вояка, але підлеглі не любили його за жорстокість.
Ah, şakacılar.”Zábavné věci!"
Biraz şakacıdır bu yüzden Cesur onu fazla sevmez.Ma îl place mult pe Curaj și îl alintă mult.
Ah, şakacılar.”Șoldănești”.
Ah, şakacılar.”"Hülyéskedsz?"
Falcon : Takımın şakacısıdır.Väliaho on joukkueen lukkari.
Ah, şakacılar.”Κλαούζιους».
Sert görüntüsüne rağmen ailenin en şakacı kişisidir.Η Μάγκι, αν και βρέφος, φαίνεται να είναι το εξυπνότερο μέλος της οικογένειας.
Ah, şakacılar.”‘Scherzo’.
Ah, şakacılar.”«Smiuvegen».
Tek destekçisi ise disiplinsiz ve şakacı arkadaşı Er Angelo Maggio (Frank Sinatra) 'dur.Prewitt chỉ người có người bạn duy nhất là binh nhì Angelo Maggio (Frank Sinatra) ủng hộ.
Eğlenceli, şakacı, pozitif düşünen, sürekli gülen biridir.ポジティブで明るくいつも笑顔。
Rick: Kendini beğenmiş şakacı ve sarışın tipik bir Amerikan çocuğudur.外見は典型的な金髪碧眼のアメリカ人女性。
Travis ve Connor şakacılardır ve en çok eşek şakalarından hoşlanırlar.弗雷與喬治·衛斯理非常喜歡惡作劇,也都是葛來分多的魁地奇成員。
Ah, şakacılar.”하하, 농담이에요.
Evin şakacısıdır.הבשלן של הבית.
Sert görüntüsüne rağmen ailenin en şakacı kişisidir.Svoju Veru považoval za najvtipnejšiu osobu.
Ah, şakacılar.”Agitaatorile".
Bak to't on't düşünüyorum, ben şakacıktan kullanmayın.Katso to't, ajatella on't, en käytä sen leikillään.
Bak to't on't düşünüyorum, ben şakacıktan kullanmayın.Kijk to't, on't denken, weet ik niet gebruiken om te spotten.
Bak to't on't düşünüyorum, ben şakacıktan kullanmayın.Nézd to't, gondolom reá, nem használom a tréfát.
Bak to't on't düşünüyorum, ben şakacıktan kullanmayın.Nhìn to't, suy nghĩ on't, tôi không sử dụng đùa.

İlgili Sayfalar