şahsi ile cümle
şahsi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Şahsi hayatı ve halifelik idaresi hakkında hemen hemen hiç belgesel bilgi bulunmaktadır.Sedikit yang diketahui mengenai kehidupan pribadi dan resminya.
Wisconsin eyaletinde 2008'de kişi başına düşen yıllık şahsi medyan gelir $35,239 idi.Wabah beguk Nova Scotia tahun 2007 memakan biaya $3.511 per kasus.
Şahsiyet bir bütündür.Kepribadian manusia itu kompleks.
Yehuda HaNasi veya Jehuda HaNasi (yahut Judah ha-Nasi, Yehudah haNasi) Yahudi tarihinin şahsiyetlerindendir.Orang tuanya termasuk kaum Yadawa atau keturunan Yadu, putra raja legendaris Yayati.
Evde ise, babası Maria’ya kendi şahsi teleskopu ile astronomi dersleri vermekteydi.Khi ở nhà, bà được cha dạy thiên văn học bằng ống thiên văn của mình.
IV. Andronikos'a bu unvanı ile birlikte şahsi idare bölgesi olarak Silivri (Selimbria) tahsis edildi.Andronikos IV còn được trao cho thành phố Selymbria (Silivri) làm lãnh địa của riêng mình.
Yehuda HaNasi veya Jehuda HaNasi (yahut Judah ha-Nasi, Yehudah haNasi) Yahudi tarihinin şahsiyetlerindendir.Nhân tần (仁嬪), Nhã tần (雅嬪), Thuận tần (順嬪) làm bậc năm hay Ngũ giai tần (五階嬪).
Kenti en çok kullanılan ulaşım vasıtası şahsi otomobillerdir.市内の主な通勤手段は自家用車である。
Kendi şahsına mahsus 9 atı vardı.こちらの達成馬は9頭。
İslâm âleminde kader konusunu tartışma gündemine getiren ilk şahsın Ma'bed bin Hâlid el-Cühenî (öl.名人の最初は織田信長が任命した一世本因坊本因坊算砂(日海)と言われる。
Şahsının isteği üzere Selanik şehri, kutsiyete kavuşur ve inananlar (maminim) buraya yerleşirler.大河内 國雄(おおこうち くにお) 声 - 嶋和成 即鬼隊に所属し、祐爾らの分隊を率いる。
Şahsi hiçbir menfaatimiz yok.個人アクションはない。
Vittorio Emanuele Orlando (19 Mayıs 1860 – 1 Aralık 1952) İtalyan diplomat ve politik şahsiyet.ヴィットーリオ・エマヌエーレ・オルランド(伊: Vittorio Emanuele Orlando, 1860年5月19日 - 1952年12月1日)は、イタリアの外交官で政治家。
Buna karşı çıkan tek bilinen şahsiyet Şeyh Nazım Kıbrısi olmuştur.男嫌いなジュニアが唯一認める珍しい存在。
Her ülkenin gerçek şahsiyetleri oyuna eklenmiştir.全て実在の選手・関係者がモデルとなっている。
En eski Mu'tezile mezhebinden olan “Cead”, “Ma’bed bin Abd’Allâh’ûl-Cûhenî” gibi hür fikirli bir şâhsiyetti.最も有名なのは唐の玄宗が作らせた『刊定礼記月令』である。
Sadrazam'ın diğer şahsi zayıflıkları da söylentilere konu oldu.後期、シュラフタの特徴的な感性は人種差別的になっていった。
Müller ona hiçbir zaman kızının isteklerine aykırı bir şahsi karar vermeyeceğini bildirir.但是米勒告诉他,自己永远不会违背女儿的意愿。
Evde ise, babası Maria’ya kendi şahsi teleskopu ile astronomi dersleri vermekteydi.瑪麗亞的父親在家中以自己的望遠鏡對她教授天文學。
Daniel James "Dan" Howell (doğum 11 Haziran 1991) İngiliz video blogger ve radyo şahsiyetidir.丹尼爾·詹姆士·「丹」·豪爾(Daniel James "Dan" Howell ,1991年6月11日-),活躍於YouTube的英國影片部落客(YouTuber)以及電臺廣播主持人。
5. Kural: Şahsi kavgalarda yer almak yasaktır.第115条~食物不准放桌上。
Ailesi okul ücretlerini ve şahsi masraflarını karşılamaya başladılar.接受本家資助高中學費和生活費。
Vittorio Emanuele Orlando (19 Mayıs 1860 – 1 Aralık 1952) İtalyan diplomat ve politik şahsiyet.维托里奥·埃曼努尔·奥兰多(意大利语:Vittorio Emanuele Orlando 1860年5月19日– 1952年12月1日)是一位意大利外交家、政治人物。
Sultan Melikşâh çok hâlim-selîm, affedici, fakat devlet ve millet işlerinde ciddî, müstesna bir şahsiyetti.况复仙台永别,无复箫声;傅母长归,唯留琴曲。
Dracula yani Vlad Tepeş gerçekte tarihte yaşamış bir şahsiyetti.楚腰輕是歷史上真實存在的人物。
Şahsiyet şu anlamlara gelebilir: Kişilik sözcüğünün eş anlamlısı.人子可以是下列意思: 人子是人之子女的意思。
4.↑ Suus, Latincede üçüncü şahsın dönüşlü iyelik zamiridir, "onlar" veya "onların" anlamlarına da gelebilir.4.^ ""Suus""在拉丁文中表第三人稱之反身所有格代名詞,可當作「他的」、「她的」或「它的」。
Bir diğer önemli şahsiyet Dengbej Reso'dur.另一個重要的角色為Calabai。
Bunlar üçüncü şahsı koruyucu etkili sözleşmelerle güvence altına alınmaktadır.」 保護第三人效力契約
Şahsi hiçbir menfaatimiz yok.對身分沒有任何興趣。
Hangi değerli şahsı şimdi ona dönmen konusunda ikna edeyim?어떤 까닭으로 다시 이와 같이 말하는가?
Fakat kişisel hayatındaki bazı şahsiyetler için de zaman bulmuştur.또한 개인 생활에 중점을 두어 개인실이 독립되어 있다.
"Abide Şahsiyetler".“자원봉사하는 시민들”.
Ali İslam tarihinde üzerinde en çok tartışılan şahsiyetlerden biridir.그는 AEK 역사상 가장 논란의 인물이다.
Bunun yanında insan eti yiyen şahsın da Wendigo olacağı söylenmiştir.어떤 전승에서는 탐욕이 도가 지나친 인간이 웬디고가 되기도 한다.
Sultan Melikşâh çok hâlim-selîm, affedici, fakat devlet ve millet işlerinde ciddî, müstesna bir şahsiyetti.혜민서는 활인서와 마찬가지로 서민에게 혜택을 주는 기관이었으나, 한양의 백성에게만 혜택을 주는 한계가 있었다.
Yehuda HaNasi veya Jehuda HaNasi (yahut Judah ha-Nasi, Yehudah haNasi) Yahudi tarihinin şahsiyetlerindendir.양산백과 축영대(梁山伯與祝英台)는 '중국판 로미오와 줄리엣'으로 축영대(祝英台)와 양산백(梁山伯)의 슬픈 사랑이야기이다.
Şahsi saltanat vardır veyahut meşruti saltanat vardır.바람둥이 기질이 있으나 나름의 지조도 있다.
1613 yılında üçüncü kitabını şahsi bir önsözle piyasaya sürmüştür.1613년에는 사신을 파견하여 명나라로부터 책봉고명을 받아오기도 했다.
Evde ise, babası Maria’ya kendi şahsi teleskopu ile astronomi dersleri vermekteydi.בביתם לימד מיטשל האב את מריה אסטרונומיה, תוך שימוש בטלסקופ האישי שלו.
Şahsiyeti bunu icap ettirir.עתה מוטל על הדמות לחלצו.
Fakat şahsi olarak bu Amerika seyahati Picabia'ya yaramadı.עם זאת, דבר זה לא השפיע על הסיוע האמריקני לבוליביה.
Şahsi hiçbir menfaatimiz yok.אין נימה אישית בכלל.
5. Kural: Şahsi kavgalarda yer almak yasaktır.כלל מס' 5 - הימנע מהתנהגות אלימה.
Şayet köpek B şahsı tarafından bulunursa A şahsı vaadedilen miktarı B'ye ödemek zorundadır.אם הילדים מתגוררים אצל הורה ב', יחויב הורה א' לשלם לו סך 3,000 ש"ח.
Şahsiyet sahibi, cesur ve hayırsever bir hanım olarak tanınmıştı.הייתה ידועה כאישה קשוחה ואמיצה.
Malın şahsiliği kalmaz.רכוש פרטי הושאר.
Kral Charles önce 1629'da İngiltere parlamentosunu feshedip ülkeyi de şahsi istibdatla yönetmeye başladı.בשנת 1629 פיזר צ'ארלס את הפרלמנט, ושלט בממלכת אנגליה שלטון אישי אבסולוטי.
Müşteri çok zengin ve gece kulübüne sürekli gelen bir şahsiyetti.ארנב עשיר, חבר פופולרי ומוערך במועדון הקאנטרי קלאב.
Varaka bin Nevfel, İslam tarihindeki oldukça tartışmalı şahsiyetlerden biridir.עבדול חמיד הוא אחת מהדמויות השנויות ביותר במחלוקת בהיסטוריה העות'מאנית.
Corto ayrıca kimi tarihi şahsiyetleri bilir ve tanır.סוגריוס היה גם היסטוריון ידוע ומוכר בתקופתו.
Şahsi nedenler dolayısıyla hemen ayrılıp Fransa'ya gitmesi gerekmektedir.Той трябва незабавно да замине за Франция по политически причини.
Şahsiyeti bunu icap ettirir.Съпругата му акцептира това.
İsveç ile Norveç arasında bulunan şahsi krallık birliği ortadan kaldırıldı.По този начин съюзът между Швеция и Норвегия бил прекъснат.
Şahıslara yönelik suçlarda şahsî intikam usûlü kullanılabilirdi.Отношенията между двамата стигат до отправяне на обвинения за лично отмъщение.
Unvan kelimesi, bir şahsın işi, mesleği veya toplum içindeki hâliyle ilgili olarak kullanılan isim demektir.Задължително трябва да съдържа личното или фамилното име, с което лицето е известно в обществото.
Büyük çoğunluk tarafından Norveç tarihindeki en önemli şahsiyetlerden biri sayılır.Определян е за един от най-големите норвежки класици.
Özel hayatı önemli bir spekülasyon kaynağı olan Wallis, Britanya tarihindeki tartışmalı bir şahsiyettir.Телеки е много спорна личност в историята на Унгария.
Film, gerçek tarihi şahsiyetler etrafında, kurgusal olaylar üzerinde geçmektedir.Персонажи твърде бегло напомнят за реалните исторически личности.
Fakat kişisel hayatındaki bazı şahsiyetler için de zaman bulmuştur.U Nizozemskoj su mu se napokon dogodile i neke važne stvari u privatnom životu.
İlgili Sayfalar