şahsen ile cümle

şahsen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bunları, bazı şeyleri hatırlamak için şahsen kullandım. Çocuklarımın bazıları da bunlardan hoşlanıyor.カーンが「これからどこへ行くのか?」について話に来てくれたとき、めちゃくちゃ幸せだった。
Bunları, bazı şeyleri hatırlamak için şahsen kullandım.Аз самият ги използвах, за да си припомня някои неща.
Burada, şahsen anlamlı olduğunu düşündüğüm sadece birkaç tane yatırım var.Aqui estão apenas alguns dos investimentos que eu pessoalmente considero que fazem sentido.
Burada, şahsen anlamlı olduğunu düşündüğüm sadece birkaç tane yatırım var.Đây chỉ là một trong những đầu tư mà cá nhân tôi cho là có nghĩa.
Burada, şahsen anlamlı olduğunu düşündüğüm sadece birkaç tane yatırım var.Det här är bara några av de investeringar som jag personligen tycker är vettiga.
Burada, şahsen anlamlı olduğunu düşündüğüm sadece birkaç tane yatırım var.Hier sind nur einige Investitionen, von denen ich persönlich glaube, dass sie sinnvoll sind.
Burada, şahsen anlamlı olduğunu düşündüğüm sadece birkaç tane yatırım var.Hier zijn maar een paar investeringen die volgens mij zin hebben.
Burada, şahsen anlamlı olduğunu düşündüğüm sadece birkaç tane yatırım var.Iata cateva din investitille care eu cred ca sunt logice.
Burada, şahsen anlamlı olduğunu düşündüğüm sadece birkaç tane yatırım var.Ini adalah sedikit investasi yang menurut saya pribadi masuk akal.
Burada, şahsen anlamlı olduğunu düşündüğüm sadece birkaç tane yatırım var.Itt van néhány befektetési ötlet, amit személy szerint értelmesnek találok.
Burada, şahsen anlamlı olduğunu düşündüğüm sadece birkaç tane yatırım var.몇 가지는 다음과 같습니다.
Burada, şahsen anlamlı olduğunu düşündüğüm sadece birkaç tane yatırım var.Oto zaledwie kilka z inwestycji, które osobiście uważam, że mają sens.
Burada, şahsen anlamlı olduğunu düşündüğüm sadece birkaç tane yatırım var.Questi sono alcuni degli investimenti che personalmente credo abbiano un senso.
Burada, şahsen anlamlı olduğunu düşündüğüm sadece birkaç tane yatırım var.Tady je několik investic, o kterých si osobně myslím, že dávají smysl.
Burada, şahsen anlamlı olduğunu düşündüğüm sadece birkaç tane yatırım var.Tässä on vain muutamia sijoituksia, jotka ovat mielestäni järkeviä.
Burada, şahsen anlamlı olduğunu düşündüğüm sadece birkaç tane yatırım var.Tu je le nekaj naložb za ketere osebno menim, da so smiselne.
Burada, şahsen anlamlı olduğunu düşündüğüm sadece birkaç tane yatırım var.Uvediem len zopár investícií, o ktoých si osobne myslím, že majú význam.
Burada, şahsen anlamlı olduğunu düşündüğüm sadece birkaç tane yatırım var.Vemos aquí algunas de las inversiones que en mi opinión valen la pena.
Burada, şahsen anlamlı olduğunu düşündüğüm sadece birkaç tane yatırım var.Voici juste quelques investissements qui, selon moi, se tiennent.
Burada, şahsen anlamlı olduğunu düşündüğüm sadece birkaç tane yatırım var.Εδώ είναι μερικές από τις επενδύσεις που προσωπικά πιστεύω έχουν λογική.
Burada, şahsen anlamlı olduğunu düşündüğüm sadece birkaç tane yatırım var.Ось тільки кілька інвестиційних проектів, які, особисто я вважаю, мають сенс.
Burada, şahsen anlamlı olduğunu düşündüğüm sadece birkaç tane yatırım var.Ще ви подскажа само няколко от инвестициите, които аз лично смятам, че имат смисъл..
Burada, şahsen anlamlı olduğunu düşündüğüm sadece birkaç tane yatırım var.שאני אישית מאמין שיש בהן טעם.
Burada, şahsen anlamlı olduğunu düşündüğüm sadece birkaç tane yatırım var.التي أعتقد بشكل شخصي أنها مجدية
Burada, şahsen anlamlı olduğunu düşündüğüm sadece birkaç tane yatırım var.これらの投資に関して私には利害関係があることを先にお断りしておきます
Bütün bu malzemeyi alıp 12 dakikalık derslere bölmüş. Bunları, bazı şeyleri hatırlamak için şahsen kullandım.Lo que ha hecho Sal Kahn es asombroso, ha tomado todo este material y lo ha dividido en pequeñas lecturas.
Diğer ülkelerin vatandaşlarının TE-Bürosuna şahsen giderek başvuruda bulunmaları gerekmektedir.Los ciudadanos de otros países tienen que registrarse personalmente en la Oficina TE.
Diğer ülkelerin vatandaşlarının TE-Bürosuna şahsen giderek başvuruda bulunmaları gerekmektedir.Medborgare från övriga länder måste anmäla sig personligen på TE-byrån.
Diğer ülkelerin vatandaşlarının TE-Bürosuna şahsen giderek başvuruda bulunmaları gerekmektedir.Muiden maiden kansalaisten täytyy ilmoittautua henkilökohtaisesti TE-toimistossa.
Diğer ülkelerin vatandaşlarının TE-Bürosuna şahsen giderek başvuruda bulunmaları gerekmektedir.Гражданам других стран следует проходить регистрацию, лично посетив ТЕ-бюро.
Diğer ülkelerin vatandaşlarının TE-Bürosuna şahsen giderek başvuruda bulunmaları gerekmektedir.欧盟成员国、挪威、冰岛、列支敦士登和瑞士籍公民可通过TE办公室的网络服务办理求职登记。
Eğer mahkemeye şahsen gitmem gerekecekse, gideceğim.Ak sa preto budem musieť osobne postaviť pred súd, urobím to.
Eğer mahkemeye şahsen gitmem gerekecekse, gideceğim.Če bom moral osebno na sodišče, bom šel.
Eğer mahkemeye şahsen gitmem gerekecekse, gideceğim.Dacă va fi cazul să merg personal în instanță, o voi face.
Eğer mahkemeye şahsen gitmem gerekecekse, gideceğim.Dovessi anche andare in tribunale personalmente, lo farò.
Eğer mahkemeye şahsen gitmem gerekecekse, gideceğim.Jeśli będę musiał osobiście iść do sądu, zrobię to.
Eğer mahkemeye şahsen gitmem gerekecekse, gideceğim.필요하다면 제 개인적으로 법원에 소송을 걸 것입니다.
Eğer mahkemeye şahsen gitmem gerekecekse, gideceğim.Nếu mà phải đến tòa án, tôi cũng sẽ làm.
Eğer mahkemeye şahsen gitmem gerekecekse, gideceğim.Om det blir tvunget att gå till domstol för det, tänker jag göra det.
Eğer mahkemeye şahsen gitmem gerekecekse, gideceğim. Peşinde koşmaya devam edeceğizWe zullen doorgaan met druk zetten.
Eğer mahkemeye şahsen gitmem gerekecekse, gideceğim.Pokud budu kvůli tomu nucen jít před soud, udělám to.
Eğer mahkemeye şahsen gitmem gerekecekse, gideceğim.Se tiver que recorrer a tribunal, fá-lo-ei.
Eğer mahkemeye şahsen gitmem gerekecekse, gideceğim.Si es que tengo que ir al tribunal personalmente, lo haré.
Eğer mahkemeye şahsen gitmem gerekecekse, gideceğim.Wenn es sein muss, werde ich persönlich vor Gericht gehen. Das werde ich tun.
Eğer mahkemeye şahsen gitmem gerekecekse, gideceğim.Αν χρειαστεί να πάω ο ίδιος στο δικαστήριο, θα το κάνω.
Eğer mahkemeye şahsen gitmem gerekecekse, gideceğim.Ако трябва лично да се изправя пред съда, ще го направя.
Eğer mahkemeye şahsen gitmem gerekecekse, gideceğim.Если для этого я должен буду пойти в суд, я это сделаю.
Eğer mahkemeye şahsen gitmem gerekecekse, gideceğim.Якщо станеться так, що я повинен буду йти до суду особисто, я робитиму це.
Eğer mahkemeye şahsen gitmem gerekecekse, gideceğim.אם אצטרך להגיע לבית המשפט באופן אישי, אעשה זאת
Eğer mahkemeye şahsen gitmem gerekecekse, gideceğim.إذا كان لا بد لي من الذهاب إلى المحكمة شخصياً، سوف أفعل ذلك.
Eğer mahkemeye şahsen gitmem gerekecekse, gideceğim.私達は戦い続けます
Fakat, şahsen genlerimden fazlası olduğumu düşünmek istiyorum.A jednak chciałbym myśleć, że Jestem czymś więcej niż moimi genami.
Fakat, şahsen genlerimden fazlası olduğumu düşünmek istiyorum.A přece bych si rád myslel, že jsem víc než moje geny.
Fakat, şahsen genlerimden fazlası olduğumu düşünmek istiyorum.E ainda assim, eu gostava de pensar que eu sou mais que os meus genes...
Fakat, şahsen genlerimden fazlası olduğumu düşünmek istiyorum.En toch, zou ik graag denken dat ik ben meer dan mijn genen.
Fakat, şahsen genlerimden fazlası olduğumu düşünmek istiyorum.Et pourtant, j'aimerais croire que je suis plus que mes gênes.
Fakat, şahsen genlerimden fazlası olduğumu düşünmek istiyorum.Malgrado questo mi piace pensare che io sono più dei miei geni.
Fakat, şahsen genlerimden fazlası olduğumu düşünmek istiyorum.Si totusi,mi-ar placea sa cred ca eu sunt mai mult decat genele mele.
Fakat, şahsen genlerimden fazlası olduğumu düşünmek istiyorum."Und trotzdem, ich würde gerne denken, dass ich mehr bin als meine Gene."
Fakat, şahsen genlerimden fazlası olduğumu düşünmek istiyorum.Y aun así, me gustaría pensar que... soy mas, que solo mis genes.
İlgili Sayfalar